İstanbul Kağıthane’deki evinde hayatını kaybetmiş halde bulunan “İşte Benim Stilim” yarışmasıyla tanınan 27 yaşındaki moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın ölümüne ilişkin ön otopsi raporunda ölümün intihar mı cinayet mi olduğu net olarak belirlenmemişti. Ailenin avukatları dosyada şüpheli unsurlar olduğunu belirtirken, Eraslan’ın ölümünden önce tehdit edildiği iddiası dikkat çekti.
Loading...
“İNTİHAR MI CİNAYET Mİ NET DEĞİL”
Ailenin avukatı Hasan Yılmaz, olay sonrası yapılan incelemelerde adli tıp tarafından hazırlanan ön otopsi raporunun dosyaya girdiğini ancak raporda ölümün intihar mı yoksa cinayet mi olduğunun net şekilde belirlenemediğini açıkladı.
Yılmaz, savcılık soruşturmasının devam ettiğini belirterek, ailenin de olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için şikâyetçi olduğunu vurguladı. Dosyada şüpheli unsurlar bulunduğunu ifade eden Yılmaz, “Gerçeğin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
“KANLI MEKTUP KIZININ EL YAZISI DEĞİL”
Dosyada yer alan kanlı mektuba da değinen Yılmaz, ailenin bu mektubun Eraslan’a ait olmadığı görüşünde olduğunu söyledi. Yazının, Eraslan’ın el yazısıyla birebir örtüşmediği değerlendiriliyor.
Konuyla ilgili kriminal inceleme raporlarının ilerleyen süreçte dosyaya gireceği öğrenildi. Ayrıca Eraslan’ın kızına ait telefon inceleme kayıtlarının da dosyaya dahil edileceği ve gerekli ifadelerin alınacağı belirtildi.
ÖLMEDEN ÖNCE TEHDİT EDİLDİ İDDİASI
Eraslan’ın vefatından önce vekâlet verdiği avukatı Mehtap Demir ise dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demir, müvekkilinin tehdit edildiğini kendisine aktardığını belirterek, bu kapsamda tanık olarak ifade verdiğini söyledi.
Demir, Eraslan’ın bir internet sitesi üzerinden tehdit edildiğini, farklı numaralardan arandığını ve ev adresinin bilindiğinin söylendiğini ifade etti.
Arayan kişilerin, “Evinin adresini biliyoruz, tek yaşadığını biliyoruz” şeklinde ifadeler kullandığını aktaran Demir, bu konuyla ilgili görüşmek üzere plan yaptıklarını ancak kısa süre sonra Eraslan’ın vefat haberini aldığını dile getirdi.
“7 DAKİKA DEĞİL, 1 SAATTEN FAZLA İÇERİDE KALDI”
Demir, kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin de gerçeği yansıtmadığını söyledi. Eve giren bir kişinin içeride yalnızca 7 dakika kaldığı yönündeki iddianın doğru olmadığını belirten Demir, görüntü izleme tutanaklarına göre söz konusu kişinin saat 21.29’da giriş yapıp 22.47’de çıktığını ifade etti. Buna göre şahsın evde bir saatten fazla kaldığı ortaya çıktı.
“EVDE İKİNCİ GİRİŞ VARDI”
Olay yerine ilişkin dikkat çeken bir diğer detay ise eve alternatif bir giriş bulunması oldu. Demir, evin arka kısmında kapı şeklinde bir pencere bulunduğunu ve buradan kolaylıkla giriş yapılabildiğini söyledi.
Ancak olay yeri inceleme ekiplerinin bu noktadan parmak izi almadığını belirten Demir, savcılık talimatıyla yeniden inceleme yapılacağını aktardı.
BABA ERARSLAN: “İNTİHAR ETMESİ İMKANSIZ”
Baba Erol Eraslan ise kızının intihar etmiş olabileceği yönündeki iddiaları reddetti.
“Benim kızımın intihar etmesi gibi bir ihtimal yok. Böyle bir şey bizim için imkânsız” diyen baba, dosyadaki yazının da kızına ait olmadığını düşündüklerini söyledi.
Sosyal medyada yer alan aile içi sorun iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirten baba, “Biz küçük ama birbirine bağlı bir aileyiz. Bu iddiaların tamamı yalan” ifadelerini kullandı.
Baba, kızının arkasında olduklarını ve olayın aydınlatılması için sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Benim kızımın intihar etmesi gibi bir ihtimal kesinlikle söz konusu olamaz. Çünkü kızım, bir şeyi kafasına koyduğunda mutlaka gerçekleştiren biriydi. Böyle bir şeyin olması bizim için imkânsız. Olayla ilgili bizim de ciddi şüphelerimiz var. Öncelikle dosyada yer alan yazının kesinlikle kızımın el yazısı olmadığına inanıyorum. Bunun dışında, bana kızımın bazı fotoğraflarının gönderildiği ve aramızın açık olduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak bunların tamamı asılsızdır.
Biz küçük bir aileyiz ama birbirimize çok bağlıyız. Her zaman birlikteydik. Sosyal medyada yer alan “babasıyla arası açıktı”, “ailesiyle görüşmüyordu” gibi iddiaların hiçbiri doğru değil. Bunların tamamı yalandır.
Ben kızımın arkasındayım ve sonuna kadar da arkasında olacağım. Zaten böyle bir durum söz konusu değil. Kesinlikle böyle bir şey yok.”