İran ile İsrail arasındaki gerilim, Yemen’den gelen saldırılarla yeni bir boyuta taşındı.
Tahran yönetiminin en sadık müttefiklerinden biri olan Husi milisleri, İsrail’e yönelik peş peşe düzenledikleri füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla çatışmaya resmen dahil olduklarını ilan etti. "Direniş Ekseni"nin kilit halkası olan grup, İran’ın yanında saf tutarak bölgesel savaş riskini en üst seviyeye çıkardı.
YEMEN’DEN İSRAİL’E PEŞ PEŞE SALDIRILAR
Cumartesi gecesi İsrail’in güneyindeki Eilat kenti üzerinde hareketli saatler yaşandı. Yemen’den ateşlenen bir seyir füzesi ve çok sayıda insansız hava aracı, İsrail hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi.
Bu, gün içinde düzenlenen ikinci operasyon olarak kayıtlara geçerken, Sana’daki Husi komutanlığı stratejik noktaların hedef alındığını doğruladı. Sabah saatlerinde fırlatılan ilk roketin ardından gelen bu dalga, Yemen’in artık çatışmanın aktif bir cephesi olduğunu kanıtladı.
HUSİ LİDERİNDEN DOĞRUDAN MÜDAHALE SÖZÜ
Husi lideri Abdülmelik el-Husi, Perşembe günü yaptığı açıklamada askeri müdahalenin sinyallerini vermişti.
Çatışmanın kritik bir eşiğe gelmesi durumunda derhal harekete geçeceklerini belirten El-Husi, "İran’a karşı yürütülen bu savaşta sessiz kalmayacağız" diyerek niyetini açıkça ortaya koydu. Yemen sokaklarında her hafta düzenlenen dev gösterilerde İsrail karşıtı sloganlar yükselirken, milis gücün bu çıkışı sahadaki askeri hareketliliğe dönüştü.
DİRENİŞ EKSENİ SAHADA KENETLENİYOR
Gazze’deki Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah’ın ardından Husilerin de devreye girmesi, İran’ın bölgedeki vekil güçlerini tek bir cephede birleştirdiğini gösteriyor. 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından Husilerin bu hamlesi, İsrail için güney cephesinden gelen yeni bir tehdit anlamını taşıyor. Bölge uzmanları, Yemen’den gelen bu misillemelerin küresel enerji hatlarını ve Kızıldeniz güvenliğini de tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor.




