Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından paylaşılan haftalık veriler, ekonomi yönetiminin rezerv biriktirme stratejisinin şubat ayında da kararlılıkla sürdüğünü kanıtladı. Geçen haftaya oranla yüzde 2,1 değer kazanan resmi rezerv varlıkları, 211,8 milyar ABD doları seviyesine ulaşarak kritik bir eşiği daha geride bıraktı. 2020 yılından bu yana hazırlanan tarihsel gelişim grafiği incelendiğinde, rezervlerin son iki yıllık süreçteki en istikrarlı yükseliş serilerinden birini gerçekleştirdiği görülüyor.
ALTIN REZERVLERİ 132 MİLYAR DOLARI AŞTI
Haberin detaylarına bakıldığında, rezerv artışındaki aslan payının altın varlıklarından geldiği dikkat çekiyor. Altın cinsinden rezerv varlıkları bir önceki haftaya göre yüzde 2,8 artarak 132,2 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Grafikteki kompozisyon değişimi, 2020 yılında toplam rezervlerin yarısından azını oluşturan altın varlıklarının, günümüzde toplam portföyün yaklaşık üçte ikisine yaklaştığını gösteriyor. Aynı dönemde döviz varlıkları yüzde 1,0 artışla 71,8 milyar ABD doları, IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı ise yüzde 0,5 artışla 7,8 milyar ABD doları oldu.
DÖVİZ YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE LİKİDİTE DENGESİ
Rezerv tarafındaki bu güçlü performansa karşın, kamu sektörünün (Merkez Bankası ve Merkezi Yönetim) kısa vadeli döviz yükümlülükleri de yakından takip ediliyor. Döviz likiditesini doğrudan etkileyen yükümlülükler geçen haftaya göre yüzde 1,2 artarak 124,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Bu yükümlülüklerin 56,0 milyar dolarını önceden belirlenmiş ödemeler, 68,3 milyar dolarını ise şarta bağlı kalemler oluşturdu. Merkez Bankası’nın toplam yabancı para swap işlemlerinden kaynaklanan döviz yükümlülükleri ise 17,3 milyar ABD doları seviyesinde dengelenmiş durumda.