Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Sasa Polyester, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirket, yılın ilk üç aylık döneminde 16,13 milyar TL net satış geliri elde ederek operasyonel gücünü koruduğunu gösterdi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla net kâr tarafında yüzde 7 oranında sınırlı bir düşüş yaşayan şirket, 1,72 milyar TL net kâr açıkladı. Buna karşın satış gelirlerinde yıllık bazda yüzde 36 oranında bir artış kaydedilmesi, şirketin pazar payını ve iş hacmini büyütmeye devam ettiğini kanıtladı.
BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE PERFORMANS
Piyasa analistlerinin ve ekonomistlerin Sasa Polyester için öngörüleri, şirketin açıkladığı verilerin oldukça gerisinde kaldı. İlk çeyrekte 6,55 milyar TL net zarar etmesi beklenen şirket, bu karamsar tabloların aksine kâr açıklayarak yatırımcılarını şaşırttı. Satış gelirlerinde de 15,61 milyar TL olan piyasa beklentisi aşılmış oldu. Özellikle operasyonel verimliliğin en önemli göstergelerinden biri olan FAVÖK tarafında, 2,59 milyar TL’lik beklentiye karşılık 3,18 milyar TL rakamına ulaşıldı. Bu sonuçlarla birlikte FAVÖK, yıllık bazda yüzde 282 gibi rekor bir büyüme oranına imza attı.
BRÜT KÂR VE OPERASYONEL BAŞARI
Sasa Polyester’in mali tablosundaki iyileşme sadece satışlarla sınırlı kalmadı. Şirketin brüt kârı, yıllık bazda yüzde 91 oranında bir artışla 1,78 milyar TL seviyesine yükseldi. Şirketin ana faaliyetlerinden elde ettiği başarıyı simgeleyen esas faaliyet kârı ise yıllık yüzde 116 büyüyerek 977,15 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu veriler, şirketin üretim maliyetlerini yönetme ve operasyonel süreçlerde verimlilik sağlama konusundaki stratejilerinin olumlu sonuç verdiğini gösterdi.
NET BORÇ SEVİYESİNDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ
Büyüme rakamları ve beklenti üstü kâr verilerine rağmen, şirketin borçluluk yapısındaki değişim de bilançonun dikkat çeken bir diğer unsuru oldu. Sasa Polyester’in net borcu, bir önceki çeyreğe göre yüzde 3 oranında artış göstererek 137,96 milyar TL seviyesine ulaştı. Yatırımların devam ettiği süreçte borç yükündeki bu hafif yükseliş, finansal tabloların risk ve fırsat dengesi içerisinde takip edilen en önemli kalemlerinden biri olmaya devam ediyor.