Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikaları enflasyonu dizginlemeye çalışırken, sokağın fiyat artışlarına yönelik beklentisi kendi gerçeğini yaşamaya devam ediyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan Mart 2026 "Hanehalkı Enflasyon Beklentileri" araştırması, vatandaşın cüzdanındaki yangına ve geleceğe dair fiyat öngörülerine ayna tuttu. Araştırmanın en çarpıcı sonucu, ortalama beklenti rakamsal olarak gerilese de fiyatların fiilen düşeceğine dair inancın zayıflaması oldu.
BEKLENTİ DÜŞTÜ AMA İNANÇ ZAYIFLADI
BETAM'ın Mart ayı verilerine göre, hanehalkının ortalama enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla sınırlı bir gevşeme göstererek yüzde 49,8 seviyesinde gerçekleşti. Ancak madalyonun diğer yüzünde farklı bir tablo var. Önümüzdeki bir yıl içinde enflasyonun mevcut seviyelerin altına ineceğini düşünenlerin oranı 4,7 puan birden azalarak yüzde 29,7 seviyesine geriledi. Vatandaşların fiyat artışlarına dair öngörülerinin yoğunlaştığı aralıklar incelendiğinde ise katılımcıların yüzde 34'ünün enflasyonun yüzde 21 ile 40 bandında, yüzde 30,7'sinin ise yüzde 41 ile 60 bandında gerçekleşeceğine inandığı ortaya çıktı.
KADINLARIN VE EMEKLİLERİN ENFLASYON TAHMİNİ DAHA YÜKSEK
Sokaktaki enflasyon algısı, demografik gruplara ve yaşa göre de derin farklılıklar barındırıyor. Pazar alışverişi ve mutfak masraflarıyla daha çok yüzleşen kadınların enflasyon beklentisi, erkeklere kıyasla çok daha yüksek seviyelerde. Mart ayında ortalama beklenti erkeklerde yüzde 48 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 52,5 olarak hesaplandı. Yaş grupları arasında ise en çarpıcı sonuç 65 yaş ve üzeri vatandaşlardan geldi. Sabit gelirle geçinmeye çalışan ve hayat pahalılığını en derinden hisseden 65 yaş ve üzeri grubun enflasyon beklentisi yüzde 54,3 ile zirve yaparken, en düşük beklenti yüzde 46,8 ile 18-24 yaş grubunda ölçüldü.
ÖĞRENCİ GEÇİM DERDİNDE, MEMUR DAHA İYİMSER
Araştırmanın iş durumuna göre yapılan analizi ise Türkiye'nin ekonomik sosyolojisine dair çok net bir tablo ortaya koydu. Sabit bir geliri olmayan ve artan barınma, gıda ve ulaşım masraflarıyla boğuşan öğrenciler, yüzde 58,9 ile enflasyon beklentisi en yüksek ve en karamsar kesim olarak öne çıkıyor. Buna karşın, düzenli gelir güvencesine sahip maaşlı devlet çalışanlarının enflasyon beklentisi yüzde 44,4 ile toplumun en iyimser kesimini oluşturuyor.