SAĞLIK

Sokak lezzetinde gizli tehlike: Midyede ağır metal ve virüs izi

İzmir Körfezi'nden toplanan midyeler üzerinde yapılan son araştırma, vazgeçilmez sokak lezzetinin karanlık yüzünü ortaya çıkardı. Midyelerin %26.7'sinde Hepatit A, %30'unda ise şiddetli zehirlenmelere yol açan Norovirüs tespit edildi. Peki, denizlerin bu doğal filtresini tüketmek ne kadar güvenli?

Türkiye'nin en sevilen sokak lezzetlerinden biri olan midye dolma, İzmir Körfezi'nden gelen son laboratuvar sonuçlarıyla büyük bir tartışmanın merkezine oturdu. Yapılan incelemeler, körfezden çıkarılan midyelerin adeta birer hastalık bombası olduğunu gözler önüne serdi. Peki midye aslında nedir, faydaları var mıdır ve bu vahim tablonun ardından midyeyi hayatımızdan tamamen çıkarmalı mıyız? İşte tüm yönleriyle midye gerçeği:

DENİZLERİN GÖNÜLLÜ ÇÖPÇÜLERİ: MİDYE NASIL BİR CANLIDIR?

Midyeler, deniz ekosisteminin doğal filtreleridir. Hayatta kalmak ve beslenmek için bulundukları ortamdaki suyu sürekli olarak içlerine çeker ve süzerler. Bir midye, günde ortalama 80 litreye kadar suyu filtreleyebilir. Sudaki planktonlarla beslenirken, ne yazık ki suda bulunan ağır metalleri (cıva, kurşun, arsenik), mikroplastikleri, lağım atıklarını, virüs ve bakterileri de kendi dokularında biriktirirler. Kısacası midye, yaşadığı suyun kalitesi neyse tam olarak odur.

FAYDASI MI ÇOK, ZARARI MI? MİDYE YEMEK SAĞLIKLI MI?

Temiz ve sertifikalı sularda yetiştirildiğinde midye, aslında mucizevi bir besin profiline sahiptir. Omega-3 yağ asitleri, B12 vitamini, çinko ve demir açısından son derece zengindir. Üstelik düşük kalorili ve yüksek proteinli yapısıyla, günlük kalori alımını dengelemeye çalışanlar veya belirli saat aralıklarında beslenerek kilo kontrolü sağlayanlar için oldukça hafif ve doyurucu bir alternatiftir.

Ancak işin içine "kirli sular" girdiğinde bu tablo tamamen tersine döner. İzmir Körfezi gibi kirlilik oranı yüksek sivil veya sanayi atıklarının karıştığı sulardan toplanan midyeler, ağır metal zehirlenmelerinden sinir sistemi hasarlarına kadar pek çok kalıcı zarara yol açabilir.

SİNSİ TEHLİKE: HEPATİT A VE NOROVİRÜS NEDİR?

İzmir Körfezi'ndeki midyelerde tespit edilen virüsler, halk sağlığı için ciddi risk taşıyor:

  • Hepatit A (%26.7): Genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğere doğrudan saldıran bulaşıcı bir virüstür. Sarılık, şiddetli karın ağrısı, mide bulantısı ve karaciğer fonksiyonlarında bozulmaya neden olur.

  • Norovirüs (%30): Dünya çapındaki gıda zehirlenmelerinin en büyük sorumlularından biridir. Vücuda girdiği anda çok şiddetli ishal, kusma ve mide krampları ile kendini gösterir, vücudu hızla susuz bırakır. Sokakta uygun olmayan sıcaklıklarda bekletilen midyeler, bu virüslerin üremesi için mükemmel bir ortam sunar.

HAYATIMIZDAN TAMAMEN ÇIKARMALI MIYIZ?

Uzmanlara göre midyeyi hayatımızdan tamamen ve kesin olarak çıkarmak zorunda değiliz; ancak "nereden geldiğini bilmediğimiz" midyelerle vedalaşmanın vakti çoktan geldi. Sokak aralarında, merdiven altı tesislerde üretilen ve menşei belli olmayan midyeleri tüketmek, Rus ruleti oynamaktan farksızdır.

Eğer midye tüketmek istiyorsanız, Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı, temiz sularda kurulan "midye çiftliklerinde" üretilen ve soğuk zincir kurallarına uygun olarak restoranlara ulaşan sertifikalı ürünleri tercih etmelisiniz. Aksi takdirde, birkaç dakikalık lezzet uğruna karaciğerinizi ve sindirim sisteminizi geri dönülmez bir riske atmış olursunuz.