Ticaret Bakanı, 2026 yılı Şubat ayı dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaşarak Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen direncini koruduğunu vurguladı. Ramazan ayının gölgesinde, bölgesel gerilimlerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde açıklanan veriler, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle pozitif ayrışmaya devam ettiğini gösteriyor. Bakan, konuşmasında özellikle Ortadoğu'daki istikrarsızlık riskine ve Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji piyasaları üzerindeki kritik rolüne dikkat çekerek, Türkiye'nin olası menfi etkilere karşı her türlü tedbiri aldığını belirtti.
ŞUBAT AYINDA 21,1 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİ
2026 yılı Şubat ayında Türkiye’nin mal ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 oranında artarak 21,1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam, 2024 yılındaki 29 günlük Şubat ayı rekoruna oldukça yakın bir performans olarak kayıtlara geçti. Takvim etkisinden arındırıldığında ise bu başarının aslında yeni bir rekor seviye olduğu değerlendiriliyor. Hizmetler ihracatında da benzer bir ivme gözlenirken, Şubat ayında bu kalemden 7 milyar dolar gelir bekleniyor. Böylece mal ve hizmet ihracatının toplamda yıllıklandırılmış bazda 396 milyar dolarlık devasa bir hacme ulaştığı açıklandı.

DIŞ TİCARET AÇIĞI ŞUBAT AYINDA 9,2 MİLYAR DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİ
Ticaret Bakanı tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı verilerine göre, dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,1 oranında artarak 9,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 7,8 milyar dolar olarak kaydedilen bu rakamdaki artışta, ithalat kalemlerindeki hareketlilik belirleyici oldu. Şubat ayı itibarıyla yıllıklandırılmış dış ticaret açığı ise 94,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Bakan, bu rakamın 2023 yılı Mayıs ayındaki 122,2 milyar dolarlık tepe noktasına göre hala 27,8 milyar dolar daha aşağıda olduğunu hatırlatarak, genel eğilimde iyileşmenin sürdüğünü vurguladı.
DIŞ TİCARETTE ENERJİ VE ALTIN DENGESİ ÖNE ÇIKIYOR
Şubat ayı verilerinde ihracat artışını sınırlayan en temel unsurlar enerji ve işlenmiş altın kalemlerindeki düşüş oldu. Enerji ihracatı yüzde 40,3 oranında gerilerken, petrol yağlarındaki 515 milyon dolarlık azalma dikkat çekti. Mücevherat sektöründe ise küresel piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle yüzde 43,1'lik bir düşüş yaşandı. Buna karşın, enerji ve kıymetli metaller hariç tutulduğunda ihracatın yüzde 6,3 artarak 19,2 milyar dolara yükselmesi, ekonominin ana damarlarının sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ettiğini kanıtlıyor. İthalat tarafında ise gümüş ve işlenmemiş altın alımları toplam rakamı 30,3 milyar dolara taşıdı.

OTOMOTİV VE SAVUNMA SANAYİSİ İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU
Yılın ilk iki ayına bakıldığında bazı sektörlerin sergilediği performans Türkiye’nin teknoloji ve sanayi odaklı büyümesini gözler önüne seriyor. Ocak-Şubat döneminde ihracatını en çok artıran fasılların başında 661 milyon dolarlık artışla motorlu kara taşıtları gelirken, onu 347 milyon dolarlık artışla silahlar ve mühimmat sektörü takip etti. Elektrikli makine ve cihazlar ile bakır sektörü de büyümede öncü roller üstlendi. Ülke bazında ise Almanya, ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa en fazla ihracat yapılan ilk beş pazar arasındaki yerini korudu.

HİZMET İHRACATINDA DÜNYA DEVLERİ ARASINDA 5. SIRADAYIZ
Türkiye, sadece mal ticaretinde değil, hizmetler sektöründe de küresel bir güç haline geldiğini tescilledi. 2024 yılında 117,2 milyar dolara ulaşan hizmet ihracatı, 61,4 milyar dolarlık rekor bir fazla vererek cari işlemler dengesine devasa bir katkı sağladı. Bu performansla Türkiye, dünyada en fazla hizmetler ticareti fazlası veren 5’inci ülke konumuna yükseldi. Bakan, 2025 yılında 122,6 milyar dolarla kapatılan bu alanda, 2026 yılı hedefini 128 milyar dolar olarak revize ettiklerini müjdeledi.

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN MODERNİZASYONU TEMEL ÖNCELİK
Ticaret diplomasisi alanında Avrupa Birliği ile olan ilişkiler ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreci gündemin en sıcak maddesi olmaya devam ediyor. 1996’dan bu yana 233 milyar dolarlık hacme ulaşan bu yapının artık dijital ekonomi ve Yeşil Mutabakat gibi yeni dünya gerçeklerine uyum sağlaması gerektiği vurgulandı. Özellikle AB’nin "Made in EU" yaklaşımı ve Sanayi Hızlandırma Yasası gibi yeni düzenlemelerinde Türkiye’nin doğrudan kapsama dahil edilmesi için üst düzey görüşmelerin sürdüğü belirtildi. Bakan, kalıcı ve yapısal çözümün Gümrük Birliği’nin modernizasyonundan geçtiğinin altını çizdi.
İHRACATÇIYA 2026’DA 45 MİLYAR TL’Yİ AŞAN DESTEK PAKETİ
Hükümet, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak adına destek bütçelerini rekor seviyelere çıkardı. 2026 yılı için mal ihracatçılarına 32,8 milyar TL, hizmet ihracatçılarına ise 12 milyar TL olmak üzere toplamda 45 milyar TL'ye yakın bir destek bütçesi tahsis edildi. Türk Eximbank’ın destek hedefi 59 milyar dolara çıkarılırken, Merkez Bankası ile koordineli olarak reeskont kredilerinde faiz maliyetleri düşürüldü ve günlük limitler 4,5 milyar TL’ye yükseltildi. Ayrıca emek yoğun sektörlerde çalışan başına sağlanan prim desteğinin 3 bin 500 TL’ye çıkarılmasıyla istihdamın korunması hedefleniyor.





