Mevsim geçişlerinin, polenlerin, küf sporlarının ve ani hava koşulu değişimlerinin, alerjilerin daha sık yaşanmasına yol açmakta olduğu bilinmektedir. Doğrudan solunum yollarını etkileyen ve geniz akıntısı, hapşırma, nefes darlığı, öksürük gibi belirtilerle kendini gösteren bu alerjik tepkiler, bireylerin yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürmektedir. Kontrol altına alınabilen bir sağlık problemi olan sonbahar alerjileri, doğru tanı ve tedavi ile alınacak basit önlemler sayesinde %80 oranında hafifletilebilir. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, sonbahar alerjileriyle başa çıkmak için alınabilecek önlemler ve tedavi yolları üzerinde durdu.
Alerji astım ataklarını tetikleyebilir
Sonbahar alerjileri, halk arasında mevsimsel alerjik rinit ya da saman nezlesi olarak tanımlanan, bağışıklık sisteminin çevresel alerjenlere aşırı tepki göstermesiyle ortaya çıkan bir durumdur. En sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında polenler, küf sporları, ev tozu akarları, geçirilmiş viral enfeksiyonlar ve ani hava değişiklikleri bulunur. Sonbaharda ağaç yapraklarının dökülmesi küf oluşumunu artırırken, düşen sıcaklıklar nedeniyle kapalı alanlarda geçirilen süre artar ve bu da ev tozu akarlarına maruziyeti artırır. Ayrıca bu dönemde çimen polenleri de ciddi bir alerji tetikleyicisi olabilir. Görülen alerji ise hapşırık, burun akıntısı, gözlerde yaşarma, kaşıntı, öksürük ve hatta astım atakları şeklinde belirtilerle kendini gösterebilir.
İLKBAHAR ALERJİSİ OLANLAR DİKKAT!
Sonbahar alerjileri her yaş grubundaki insanları etkileyebilir, fakat belirli gruplar daha büyük bir risk taşır. Çocuklar ve yaşlılar, zayıf bağışıklık sistemleri nedeniyle daha fazla etkilenebilir. Alerjiye genetik yatkınlık bulunanlar, astım veya diğer solunum yolu hastalıkları geçmişi olanlar da bu gruptadır. Ayrıca şehirde yaşayanlar veya nemli bölgelerde bulunanlar küf sporlarına daha fazla maruz kaldıklarından şikayetleri daha şiddetli geçebilir. Kadınlarda hormonal değişiklikler, erkeklerde ise belirli mesleki maruziyet (bahçıvanlık gibi) riski yükseltebilir. Genel anlamda, bu durum her yıl milyonlarca kişiyi etkiler ve sadece ilkbaharda değil, sonbaharda da ortaya çıkar.
ŞİKAYETLER KIŞIN DA DEVAM EDEBİLİR
Alerjilerin etkisi ve süresi, alerjen yoğunluğu ve bireysel faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir. Sonbahar alerjileri genelde Eylül-Ekim aylarında en yüksek seviyeye ulaşır, Kasım-Aralık aylarında ise havaların soğumasıyla zayıflar. Polen seviyelerinin düşmesi veya küf sporlarının azalmasıyla semptomlar hafiflese de, tedavi edilmezse bu belirtiler haftalarca sürebilir. Antihistaminikler veya kortikosteroidler gibi tedaviler, olumsuz etkileri 1-2 hafta içinde giderebilir. Bununla beraber, kronik vakalarda hafif semptomlar bahara kadar sürebilir.
Ev toz akarları ve küf gibi bazı iç mekan alerjenleri tüm yıl boyu aktif kalabilir, bu yüzden bazı bireylerde alerjik belirtiler kış boyunca da devam edebilir. Polenler kışın azalsa da soğuyan hava solunum yolları üzerinde etki yaratabilir ve şikayetleri sürdürebilir. Eğer alerjiniz tüm yıl boyunca devam ediyorsa, kış aylarında da hapşırık veya öksürük hissedilebilir. Bu durumda, nem kontrolü sağlamak, yatak örtülerini sıkça ve etkili yıkamak, kalabalık yerlerden kaçınmak ve grip aşısı yaptırmak gibi önlemler almak yararlı olabilir.
Bu önlemleri alarak şikayetleri %70-80 oranında hafifletebilirsiniz;
Alerjenlerden Kaçınma: Polen seviyelerinin yüksek olduğu günlerde dışarı çıkmaktan kaçının. Pencereleri kapalı tutmak ve klima filtrelerini düzenli olarak değiştirmek önemlidir. Evde nem oranını %30-50 arasında tutarak küf oluşumunun önüne geçebilirsiniz. Hijyen Tedbirleri: Düzenli olarak ev temizliği yapmak, yatak çarşaflarını sıcak suda yıkamak faydalıdır. Dışarıdan gelindiğinde kıyafetleri değiştirmek ve duş almak da önemlidir. Tıbbi tedavi: Antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri veya alerji aşıları (immünoterapi) etkili tedavi yöntemleridir. Astım riski taşıyan kişiler, hekimin uygun gördüğü inhalerleri kullanmayı ihmal etmemelidir. Doğal Destekler: Bitkisel çaylar (zencefil veya nane gibi) semptomları hafifletebilir, ancak doktora danışmadan kullanılmamalıdır.
Beslenme ve vitamin desteği ile bağışıklığı güçlendirmek faydalı
Sonbahar alerjilerine karşı bağışıklığı güçlendirmek dolaylı bir fayda sağlayabilir. Dengeli beslenme (C vitamini bakımından zengin meyveler, omega-3 yağ asitleri), düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku, vücudun alerjenlere karşı direncini artırır. Probiyotikler ve D vitamini takviyeleri bazı çalışmalarda alerji belirtilerinin azalmasına katkıda bulunmuştur. Ancak bağışıklık sistemini güçlendirmek alerjiyi tamamen ortadan kaldırmaz, yalnızca belirtileri yönetmeye yardımcı olabilir.
Alerji, bağışıklık sisteminin aşırı tepkisidir, bu nedenle asıl tedavi alerjenlere odaklanmayı gerektirir.




