Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin "BB-/B" olan yabancı ve yerel para birimi cinsinden kredi notlarını teyit ederken, not görünümünü "durağan" olarak belirledi. Kararda, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin tetiklediği enerji fiyat şokunun Türkiye ekonomisi üzerinde büyüme, enflasyon ve ödemeler dengesi kanallarıyla baskı oluşturduğuna dikkat çekildi.
Kuruluş, çatışmanın yatışması ve enerji maliyetlerinin gerilemesi durumunda ekonomik etkilerin sınırlı kalacağını öngörürken, 2026-2028 Orta Vadeli Program hedefleriyle uyumlu mali politikaların sürdürülmesini not teyidinin ana gerekçesi olarak sundu.
ENERJİ ŞOKU VE MAKROEKONOMİK RİSKLER
S&P analizinde, küresel enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin Türkiye’nin ekonomik varsayımları için temel risk kaynağı olduğu vurgulandı. Mevcut projeksiyonlara göre, enerji ithalatındaki artış ve turizm gelirlerindeki olası düşüş nedeniyle cari açığın GSYH’ye oranının 2026 yılında yüzde 3,1 seviyesine yükselerek yaklaşık 50 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Kuruluş, petrol fiyatlarının yılın geri kalanında 100 dolar seviyesinde kalması halinde, akaryakıttaki ÖTV indirimlerinin kamu maliyesine GSYH’nin yüzde 0,5’i kadar ek yük getirebileceğini hesaplıyor.
ENFLASYON TAHMİNİNDE YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLEME
Türkiye’nin dezenflasyon sürecinin Orta Doğu’daki çatışmalardan önce de yavaşlama sinyalleri verdiğini belirten S&P, bu durumda asgari ücret artışının hedef enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinin, talep baskılarının ve hizmet enflasyonundaki katılıkların etkili olduğunu ifade etti. Bu gelişmeler ışığında kuruluş, 2026 yılı ortalama enflasyon tahminini yüzde 23,4’ten yüzde 29,3’e yükseltti. Yüksek enflasyona rağmen, tarımdaki toparlanma ve altın fiyatlarının hanehalkı serveti üzerindeki olumlu etkisiyle Türkiye’nin 2026 yılında yüzde 3,4 oranında büyüyeceği öngörüldü.
BANKACILIK SEKTÖRÜ VE FİNANSAL İSTİKRAR
Bankacılık sektörünün karlı ve yeterli sermaye yapısını koruduğunu belirten derecelendirme kuruluşu, enerji fiyatlarındaki şokun kurda kesintisiz bir değer kaybıyla birleşmesi durumunda sektör üzerinde baskı oluşabileceği uyarısında bulundu. Özellikle perakende segmentinde takipteki alacakların yüzde 9 seviyesine yükseldiği kaydedilirken, bu bozulmanın şimdilik yönetilebilir olduğu değerlendirildi. Sıkı finansman koşullarının etkisiyle kredi artış hızının 2026’da yavaşlaması beklenirken, Türk bankalarının kısa vadeli dış borç yükümlülüklerinin yakından izlendiği belirtildi.
NOT ARTIRIMI VE İNDİRİMİ İÇİN KRİTİK EŞİKLER
S&P, Türkiye’nin kredi notunun geleceğine ilişkin net bir yol haritası çizdi. Ödemeler dengesi ve finansal istikrar üzerindeki baskıların artması, döviz rezervlerinde yeniden kayıplar yaşanması veya dolarizasyonun tırmanması durumunda not indirimi gündeme gelebilecek. Öte yandan, döviz rezervlerinde kalıcı bir toparlanma sağlanması, enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesinde somut ilerleme kaydedilmesi ve Türk lirasına olan uzun vadeli güvenin yeniden tesis edilmesi durumunda not artırımının mümkün olabileceği ifade edildi.
S&P 2026 TÜRKİYE EKONOMİK PROJEKSİYONLARI VE ANALİZ TABLOSU
| Kategori | Mevcut Durum ve Öngörüler |
| Kredi Notu ve Görünüm | BB- / B (Teyit Edildi) / Görünüm: Durağan |
| 2026 Büyüme Tahmini | %3,4 (2025 tahmini %3,6 idi) |
| 2026 Enflasyon Tahmini | %29,3 (Önceki tahmin %23,4) |
| Cari Açık / GSYH | %3,1 (Yaklaşık 50 milyar dolar) |
| Bütçe Açığı / GSYH | %3,5 (2025 tahmini %2,9 idi) |
| Kısa Vadeli Dış Borç | 226 Milyar Dolar (Şubat 2026 itibarıyla) |
| Kredi Artış Hızı | %35'e gerileme bekleniyor (Önceki %47) |
| Temel Risk Faktörleri | Orta Doğu savaşı, yüksek enerji fiyatları, talep baskısı |
| Pozitif Destekçiler | Tarımda toparlanma, altın fiyatlarının servet etkisi, ihtiyatlı para politikası |