Miami’de düzenlenen ve bölge liderlerini bir araya getiren kritik zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın dil çıkışı damga vurdu. Aralarında Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ve El Salvador lideri Nayib Bukele gibi isimlerin de bulunduğu salonda konuşan Trump, ABD’deki İspanyolca ağırlığından duyduğu rahatsızlığı gizlemedi.

DİPLOMATİK KRİZ YARATAN SERT SÖZLER
Zirvenin basına yansıyan bölümlerinde, Trump’ın ABD’deki dil çeşitliliğine yönelik tahammülsüzlüğü bir kez daha gün yüzüne çıktı. "Sizin lanet dilinizi öğrenmeyeceğim, buna vaktim yok" ifadelerini kullanan Trump, İngilizcenin mutlak hakimiyetini savunurken salonda buz gibi bir hava estirdi. A
Katılımcı liderlerin önünde konuşan Trump, ABD'nin resmi bir dili olmamasına rağmen İngilizcenin hakimiyetini koruması gerektiğini savundu. İspanyolca tabelaların ve kamu hizmetlerindeki dil çeşitliliğinin "kafa karıştırıcı" olduğunu iddia eden Trump, "Bu ülkede İngilizce konuşmalıyız" mesajını yineledi.
"RESMİ DİL" KARARNAMESİ YENİDEN GÜNDEMDE
Trump’ın bu çıkışı, geçtiğimiz aylarda imzaladığı ve İngilizceyi ABD’nin resmi dili ilan etmeyi hedefleyen sembolik kararnamesiyle paralellik gösteriyor.
Beyaz Saray’ın İspanyolca web sitesini ve sosyal medya hesaplarını kapatan yönetim, bu tavrıyla bir yandan muhafazakar tabanına selam gönderirken, diğer yandan ülkedeki 40 milyonu aşkın İspanyolca konuşan nüfusun tepkisini çekiyor.
LİDERLERİN SESSİZLİĞİ VE STRATEJİK MESAJLAR
Salondaki Latin Amerikalı liderlerin çoğu Trump’ın bu sözlerini sessizlikle karşılarken, gözlemciler bu durumu "fırtına öncesi sessizlik" olarak nitelendiriyor.
Trump’ın bir yandan Latin kökenli seçmenden oy isterken, diğer yandan dillerini kamusal alandan silmeye çalışması, Washington’ın bölgeye yönelik yeni ve sert doktrininin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu söylem, sadece bir dil tercihi değil, ABD'nin arka bahçesi olarak gördüğü bölgeye yönelik "kültürel üstünlük" kurma çabasının bir dışavurumu.




