DÜNYA

Trump’ın masasındaki ölüm listesi: Ayetullah’ın oğlu ve mollalar hedefte

Trump’ın masasında Hamaney’in veliahtı Müçtebe’ye suikast planı dahil en sert askeri seçenekler bulunurken, nükleer anlaşma için Tahran'a tanınan 15 günlük süre dolmak üzere. ABD, 2003’ten bu yana bölgedeki en büyük hava ve deniz gücünü seferber ederek İsrail ile ortak bir operasyonun eşiğine gelirken, İran içindeki protestolar tansiyonu zirveye taşıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri stratejisinde vites yükselttiği ve hedefleri arasına dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in oğlu Müçtebe Hamenei’yi de aldığı iddia ediliyor. Washington kulislerinden sızan bilgilere göre, nükleer müzakerelerin tıkanması durumunda Beyaz Saray, rejimin tepe yönetimini doğrudan hedef alan bir "tasfiye kampanyasını" devreye sokabilir.

SUİKAST LİSTESİ VE VELİAHT PLANI

Axios haber sitesinin üst düzey Amerikalı yetkililere dayandırdığı raporlara göre, ABD yönetimi İran’da topyekün bir rejim değişikliğini tetikleyebilecek çarpıcı seçenekleri değerlendiriyor. Bu seçeneklerin en dikkat çekeni ise Hamaney’in halefi olarak gösterilen 55 yaşındaki oğlu Müçtebe Hamenei’nin hedef alınması. Devrim Muhafızları ile olan derin bağları ve dini eğitimiyle rejimin kilit ismi haline gelen Müçtebe’nin saf dışı bırakılması, Tahran’daki güç dengelerini sarsmayı hedefleyen bir strateji olarak okunuyor.

NÜKLEER MÜZAKERELERDE SON 15 GÜN

Başkan Trump, Tahran’a nükleer bir anlaşma için "10 ila 15 gün" arasında bir süre tanıdığını açıkladı. Masada halen diplomatik bir çıkış yolu olsa da Trump’ın şartları oldukça ağır. ABD’nin, İran’ın "sembolik" bir zenginleştirme yapmasına izin verebileceği belirtilse de, bunun denetimi ve sınırları konusundaki belirsizlik şüpheleri artırıyor. Bir ABD yetkilisi süreci, "İranlılar saldırıdan kaçınmak istiyorlarsa, reddedemeyeceğimiz bir teklifle gelmeliler; sabrımız tükeniyor" sözleriyle özetledi.

BÖLGEDE DEVASA ASKERİ YIĞINAK

Diplomatik baskının yanı sıra ABD, askeri gücünü de İran sınırlarına dayamış durumda. Donanmasının üçte birini bölgeye sevk eden Washington, 2003 Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücünü Orta Doğu’da topladı. Dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford’un Akdeniz’e girişi ve E-3 Sentry erken uyarı uçaklarının yoğun konuşlandırılması, analistler tarafından "sadece bir gövde gösterisi değil, saldırı hazırlığı" olarak yorumlanıyor.

İSRAİL VE KÖRFEZ TETİKTE

İsrailli yetkililer, Washington ve Tahran arasındaki uçurumun kapatılamaz boyutta olduğunu savunurken, İsrail ordusunun olası bir ortak operasyon için hazırlıklarını tamamladığı bildiriliyor. Öte yandan, petrol üreticisi Körfez ülkeleri, çatışmanın kontrolden çıkarak bölgeyi istikrarsızlaştırmasından derin endişe duyuyor. Trump’ın askeri yığınağı bu seviyeye getirdikten sonra, İran’dan somut bir taviz almadan geri adım atmasının "itibar kaybı" olarak görüleceği ifade ediliyor.

İÇERİDE KAOS VE PROTESTO DALGASI

Dışarıda askeri baskıyla karşılaşan Tahran yönetimi, içeride de halkın öfkesiyle boğuşuyor. Ekonomik kriz ve su kıtlığı nedeniyle sokağa dökülen binlerce göstericinin güvenlik güçlerince öldürülmesi, Trump’ın müdahale söylemlerini sertleştiren ana unsurlardan biri oldu. Cuma günü düzenlenen rejim karşıtı gösteriler, İran’ın hem içeriden hem dışarıdan bir kıskaca alındığını bir kez daha kanıtladı.