DÜNYA

Vatikan'la kavga, tabanla kriz: Trump siyasi geleceğini riske mi attı?

Donald Trump’ın kendisini dini bir figür olarak yansıtması, yıllardır arkasında sarsılmaz bir dağ gibi duran dindar seçmen kitlesinde ilk kez bu denli büyük bir çatlak yarattı. Paylaşımın ardından gelen "saygısızlık" suçlamaları, Trump’ın sadece bugünkü popülaritesini değil, 2028 hedeflerini de doğrudan ateşe atıyor. Peki, anayasal engeller ve taban baskısı kıskacındaki Trump’ı önümüzdeki süreçte neler bekliyor?

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından kendisini Hz. İsa’ya benzeten bir görsel paylaşmasıyla hem dini çevrelerden hem de Vatikan’dan sert tepki topladı. Papa Leo XIV ile İran savaşı üzerinden girdiği polemiğin hemen ardından gelen bu hamle, Trump’ın en sadık destekçileri olan Evanjelik gruplar arasında bile "dine hakaret" tartışmalarını başlattı.

PAPA İLE "İRAN" SAVAŞI: TRUMP’TAN SERT ELEŞTİRİLER

Krizin fitili, Papa Leo XIV’ün ABD’nin İran politikalarını ve devam eden askeri hareketliliği "insanlık dışı" olarak nitelendirmesiyle ateşlendi. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Papa’yı "suç karşısında zayıf" ve "dış politikada berbat" olmakla suçladı. Kendi başkanlığı olmasaydı Papa’nın yerinde bile olamayacağını iddia eden Trump, Vatikan ile ipleri kopma noktasına getirdi.

"DOKTOR SANDIM" SAVUNMASI VE SİLİNEN PAYLAŞIM

Tartışmaların odağındaki görselde Trump, beyaz bir cübbe içinde, hasta bir adama şifa verirken tasvir ediliyordu. Tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine paylaşım 12 saat sonra yayından kaldırıldı. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan Trump, görselin Hz. İsa ile ilgisi olmadığını savunarak,

"Ben o fotoğrafta kendimi Kızılhaç çalışanı bir doktor olarak gördüm. İnsanları iyileştiriyorum, bunda ne hata var? Sadece yalan haber medyası buradan başka bir anlam çıkarabilir" diyerek basını suçladı.

Loading...

TRUMP İÇİN YOLUN SONU MU? HEM ANAYASA HEM DE SEÇMEN ENGELİ

Trump’ın kendisini Hz. İsa gibi gösteren paylaşımı, sadece bir sosyal medya kazası değil, siyasi geleceği için de büyük bir tehlike sinyali. ABD yasalarına göre bir başkan en fazla iki dönem görev yapabiliyor; yani Trump’ın normal şartlarda 2028’de aday olması imkansız. Cumhuriyetçi Parti içinde bazı gruplar bu kuralı değiştirmek istese de, bu çok zorlu bir anayasa süreci gerektiriyor.

Ancak asıl darbe, Trump'ın en güçlü kalesi olan dindar seçmenden geldi. Kendisini dini bir figür gibi yansıtması, "dine saygısızlık" olarak görülerek muhafazakar tabanı küstürdü. Hem hukuk duvarı hem de tabanda başlayan bu güven kaybı, Trump’ın bir sonraki dönem hayallerini suya düşürebilir.

ADAYLIK SÜRECİNDE KIRILMA MI YAŞANIYOR?

Siyasi analistler, bu son olayın Trump’ın 2024 zaferindeki en büyük pay sahiplerinden olan muhafazakar Hristiyan tabanda derin bir çatlak oluşturabileceğini belirtiyor. Katolik yazarlar ve bazı sağcı figürler, Trump’ın dini sembolleri siyasi bir araç olarak kullanmasını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Özellikle seçim atmosferine girilen süreçte yaşanan bu "kutsal" polemik, muhafazakar oyların geleceği konusunda soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN