Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 dış finansman programı kapsamında "Eurobond" (devlet tahvili) ihracı için uluslararası piyasalara çıktı. Deutsche Bank, HSBC, JP Morgan ve Societe Generale'in yetkilendirildiği ihraçta, Türkiye'nin kasasına 2 milyar euro girmesi hedeflendi. Ancak yatırımcının ilgisi beklenenin çok üzerinde oldu.
‘TÜRKİYE RİSKİ’ SON 15 YILIN DİBİNDE
Vatandaş için en önemli detay, borçlanma maliyetindeki düşüş oldu. Türkiye'ye borç verirken talep edilen ekstra risk faizi son 15 yılın en düşük seviyesi olan 242 baz puana geriledi. Yatırımcıların Türkiye ekonomisine güvenmesiyle birlikte faiz oranı yüzde 5,20 olarak gerçekleşti. Bu oran, Türkiye'nin geçmiş yıllara göre çok daha uygun maliyetle dış kaynak bulabildiğini gösteriyor.
KAPIŞ KAPIŞ GİTTİ
Yaklaşık 180 uluslararası yatırımcının katıldığı ihraçta, masaya konulan 2 milyar Euro'luk tahvile 3 katından fazla, yani 6 milyar euronun üzerinde alım talebi geldi. Tahvillerin vadesi ise 8 yıl ötesi için 10 Mart 2034 olarak belirlendi. Böylece Türkiye, borç ödeme vadesini 2,5 yıl daha öteye taşıyarak elini rahatlatmış oldu.
İLK SIRADA İNGİLİZLER YER ALDI
Tahvil satışında aslan payını Avrupa finans merkezleri aldı. Yatırımcıların coğrafi dağılımı şöyle gerçekleşti:
- %56: Birleşik Krallık (İngiltere)
- %24: Diğer Avrupa Ülkeleri
- %9: ABD
- %6: Orta Doğu
- %4: Türkiye
KASAYA GİREN TUTAR 5,9 MİLYAR DOLAR
Hazine'nin kasasına 10 Şubat 2026 tarihinde girecek olan bu 2 milyar Euro ile birlikte, Türkiye'nin 2026 yılında uluslararası piyasalardan sağladığı toplam kaynak miktarı 5,9 milyar dolara ulaşmış oldu.