Yapay zeka teknolojilerinde ‘balayı dönemi’ sona erdi, ‘evlilik’ başladı. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi'nin (TRAI) yayımladığı "Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri" raporu, teknolojideki rüzgarın yön değiştirdiğini ortaya koydu.

Ocak 2026 tarihli rapora göre; kurumlar artık "Bakın bizde de yapay zeka var" demek için değil, "Bu teknoloji bize kaç lira kazandırır, işimizi ne kadar hızlandırır?" sorusuna yanıt bulmak için yatırım yapıyor.

CHATBOT'LAR GİDİYOR, "AJANLAR" GELİYOR

Raporun vatandaşı ve beyaz yakalı çalışanı en çok ilgilendiren kısmı ise "Yapay Zeka Ajanları" (AI Agents) kavramı.

Bugüne kadar sadece sorularımıza yanıt veren veya metin yazan yapay zekalar, 2026 itibarıyla "Dijital Ekip Arkadaşı"na dönüşüyor. Bu yeni sistemler sadece konuşmayacak; Bilet açacak, rapor hazırlayıp e-posta gönderecek, süreçleri kendi başına tamamlayacak.

Rapora göre bu durum, insan çalışanların rolünü de değiştiriyor. İnsanlar artık işi yapan "operatör" değil, yapay zeka ajanlarını yöneten ve denetleyen "koçlar" haline gelecek.

DENEME YANILMA BİTTİ, "ROI" DÖNEMİ BAŞLADI

Şirketler için 2026'nın parolası; teknik adıyla "ROI" (Yatırımın Geri Dönüşü), halk diliyle ise "Attığım taş ürküttüğüm kurbağaya değiyor mu?" hesabı olacak.

Raporda, şirketlerin artık sonu belirsiz yüzlerce proje denemek yerine; az sayıda ama kesin sonuç veren, maliyeti ve getirisi net projelere odaklanacağı vurgulandı. Yönetim kurulları, yapay zekayı artık bir "teknoloji oyuncağı" olarak değil, kâr-zarar tablosunun kritik bir kalemi olarak görüyor.

HESAPLAMA GÜCÜ: YENİ PETROL

Raporun dikkat çektiği bir diğer nokta ise "Compute" yani işlemci gücü stratejileri. Yapay zeka modellerini çalıştırmak büyük bir enerji ve bilgisayar gücü gerektiriyor.

TRAI raporuna göre; bir yapay zekayı çalıştırmanın maliyeti artık şirketlerin ana gündem maddesi. Kurumlar, bu maliyetleri düşürmek ve verilerini güvende tutmak için "Buluttan mı hizmet alalım, kendi sistemimizi mi kuralım?" sorusuna stratejik yanıtlar arıyor.

VERİ GÜVENLİĞİNDE "EGEMENLİK" DÖNEMİ

Raporda 2026 yılı için "siber güvenlik" anlayışının da değiştiği vurgulanıyor. Artık mesele sadece virüslerden korunmak değil; "Verimiz nerede duruyor?" sorusuna yanıt vermek.

Bültende "Egemen Yapay Zeka" olarak tanımlanan bu yeni trende göre; verilerin hangi ülkede saklandığı ve hangi ülkenin yasalarına tabi olduğu, şirketler için hayati bir risk yönetimi başlığına dönüşüyor. Ayrıca raporda yer alan "Dijital Köken" (Provenance) teknolojileri uyarısı da dikkat çekici. Buna göre; internette gördüğümüz bir içeriğin insan mı yoksa yapay zeka tarafından mı üretildiğini kanıtlamak, 2026'da yasal bir zorunluluk haline gelebilir.

"YAPAY ZEKA ARTIK BİR TEKNOLOJİ DEĞİL, STRATEJİDİR"

Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli ise yapay zekanın geldiği bu yeni aşamayı şu çarpıcı sözlerle özetledi:

"Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğinizdir. Yapay zeka artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin masasında."

Kaynak: Kanal 6 Haber