Küresel piyasalarda gözler Orta Doğu’dan gelen haber akışına çevrilirken, altın fiyatları ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin tıkanması ve enerji maliyetlerindeki sert yükselişin baskısı altında kaldı. Haftalık bazda son bir ayın en kötü performansını sergilemeye hazırlanan değerli metal, yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu tetikleyeceği ve faiz oranlarını uzun süre yukarıda tutacağı endişesiyle gerileme kaydediyor.
PETROLDEKİ YÜKSELİŞ ALTINI BASKILIYOR
Brent petrol fiyatları, İran ile sağlanan ateşkesin uzatılmasına rağmen Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapalı kalmaya devam etmesiyle bu hafta yüzde 17’den fazla değer kazanarak varil başına 105 doların üzerine tırmandı. Analistler, dünyanın en kritik deniz ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın enerji maliyetlerini yukarı çekerek küresel çapta enflasyonist baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.
Yüksek enerji maliyetleri üretim ve taşıma giderlerini artırırken, bu durum merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini ötelemesine neden oluyor. Altın her ne kadar geleneksel olarak enflasyona karşı bir korunma aracı kabul edilse de, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, faiz getirisi olmayan değerli metale olan ilgiyi zayıflatıyor.
TEKNİK SEVİYELER VE KRİTİK BANT ARALIĞI
Piyasa uzmanları altının mevcut durumda belirli bir fiyat aralığına sıkıştığını ifade ediyor. Spot altın haftalık bazda yüzde 3’ün üzerinde değer kaybederek ons başına 4 bin 681 dolar seviyelerine çekilirken, teknik açıdan 4 bin 900 dolardaki 50 günlük hareketli ortalama ile 4 bin 645 dolardaki 20 günlük hareketli ortalama arasındaki yatay bant hareketi takip ediliyor.
Yurt içinde ise gram altın, küresel spot fiyatlardaki geri çekilmenin etkisiyle 6 bin 776 TL seviyelerine kadar geriledi. Analistler, fiyatlardaki yön tayininin tamamen Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin seyrine ve Hürmüz Boğazı’nın durumuna bağlı kalacağını öngörüyor.
ABD TAHVİL GETİRİLERİ VE DOLARIN ETKİSİ
Altın üzerindeki satış baskısını artıran bir diğer önemli faktör ise ABD doları ve tahvil getirilerindeki yükseliş oldu. ABD dolar endeksinin hafta başından bu yana sergilediği yüzde 0,7’lik artış, altın fiyatlarını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirdi.
Aynı zamanda, 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirilerinde yaşanan yüzde 2’lik artış, yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmek yerine getiri sunan varlıklara yönelmesine zemin hazırladı. Diğer değerli metaller de bu negatif havadan nasibini alırken; gümüş, platin ve paladyum haftayı kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.
JEOPOLİTİK GERİLİM VE TRUMP'IN AÇIKLAMALARI
Bölgedeki gerilim, İran’ın kargo gemilerine yönelik düzenlediği baskın görüntülerini paylaşmasıyla zirveye ulaştı. Washington’un ticaret yollarını açma umutlarına karşın Tahran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü sergilemesi, diplomatik çözüm yollarının tıkandığına dair sinyalleri güçlendirdi.
ABD kanadından ise Donald Trump, İran yönetimindeki karışıklığa dikkat çekerek bir anlaşma zemini arandığını ancak sonuç alınamaması durumunda askeri seçeneklerin masada olduğunu belirtti. Bu sert söylemler ve belirsizlik ortamı, yatırımcıların risk iştahını azaltarak altın piyasasındaki volatiliteyi canlı tutmaya devam ediyor.
ALTINDA DÜŞÜŞ SÜRECEK Mİ?
Piyasa uzmanları, altının kaderinin kısa vadede iki ana faktöre bağlı olduğunu belirtiyor. Analist Kelvin Wong’un işaret ettiği 4 bin 645 dolar seviyesi, düşüşün derinleşip derinleşmeyeceğini belirleyecek en kritik destek noktası olarak görülüyor. Eğer altın bu seviyenin üzerinde tutunmayı başarırsa, piyasalardaki jeopolitik tansiyonun "güvenli liman" talebini yeniden canlandırması bekleniyor.
Ancak Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve buna bağlı olarak faizlerin uzun süre yukarıda kalma ihtimali, altındaki toparlanmayı geciktirebilir. Mevcut tabloda Orta Doğu’dan gelecek bir "çatışma" haberi fiyatları hızla yukarı, "diplomatik çözüm" adımı ise aşağı çekebilecek bir potansiyele sahip.