EKONOMİ

Altın fiyatlarında tepki alımları başladı! Gram ve ons altın ne kadar oldu?

Piyasalarda nefes aldıran bu toparlanma kalıcı mı, yoksa yeni bir düşüş dalgası kapıda mı? Küresel piyasalarda ons altın kritik hareketli ortalamanın altında yön ararken, yurt içinde gram ve çeyrek altın fiziki taleple rekor seviyelerini zorluyor; işte altın ve emtia piyasasını hareketlendiren tüm detaylar...

Küresel piyasalarda altın fiyatları, son dönemde yaşanan kayıpların ardından gelen tepki alımlarıyla yeniden yönünü yukarı çevirdi. Ons altın, gün içinde kaydettiği yüzde 0,80'lik artışla 4 bin 117 dolar seviyesine kadar yükseldi. Günlük bazda 32,56 dolarlık bir değer kazancı yaşayan değerli metal, gün içerisinde en düşük 4 bin 54 dolar ile en yüksek 4 bin 117 dolar seviyeleri arasında dalgalı bir seyir izledi. Bu yükseliş piyasalara nefes aldırsa da analistler teknik görünümün hâlâ temkinli kalmaya zorladığı konusunda birleşiyor. Ons altın şu sıralar yüzde 0,55 artışla 4 bin 99 dolar seviyesinde seyrediyor.

TEKNİK GÖRÜNÜMDE KRİTİK SEVİYELER

Göreli güç göstergelerinin pozitif sinyaller üretmeye başlaması ve aşırı satım baskısının hafiflemesi, piyasadaki tepki alımlarını doğrudan destekledi. Ancak uzmanlar, altın fiyatının elli günlük hareketli ortalamasının altında kalmaya devam ettiğini hatırlatarak bu yükselişin kalıcılığının sınırlı olabileceğini belirtiyor. Altın fiyatının net bir şekilde güç kazandığından söz edebilmek için mutlaka elli günlük hareketli ortalama seviyesinin üzerine yerleşmesi gerekiyor.

Küresel piyasalarda dolar endeksinin yüzde 0,1 gerilemesi altını destekleyen bir diğer unsur oldu. Doların zayıflaması, farklı para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip ve erişilebilir bir hale getirdi. Fiyat kritik dirençleri aşamazsa kısa vadeli zayıf görünüm korunabilir. Momentum tarafındaki iyileşme fiyatı desteklese de teknik teyit için yalnızca gün içi yükseliş yeterli görülmüyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE FED BASKISI FİYATLAMALARI ŞEKİLLENDİRİYOR

OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, ABD dolarındaki gerilemenin arkasında Donald Trump'ın İran ile barış anlaşması ihtimaline yönelik açıklamalarının yattığını ifade etti. Trump, İranlı yetkililerin kendisini arayarak bir anlaşma zemini aradığını belirtse de Wong, Washington ile Tahran arasındaki bu geçici ateşkes zemininin henüz oldukça kırılgan olduğunu vurguladı. Jeopolitik haber akışı, altın fiyatında kısa vadeli yön arayışını canlı tutmaya devam ediyor.

Diğer taraftan, makroekonomik veriler ve merkez bankası beklentileri de altın üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. CME FedWatch aracına göre piyasalar, eylül ayında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırma ihtimalini yüzde 65 seviyesinde fiyatlıyor. Fed’in geçen ayki toplantısında yüksek enflasyon endişelerinin öne çıkması ve faiz artırımı opsiyonunun masada tutulması, getiri sağlamayan altın üzerinde baskı kuruyor.

Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de yüksek faiz ortamı altının cazibesini azaltıyor. Nitekim Bank of America da daha şahin bir Fed görünümünü gerekçe göstererek 2026 yılı ortalama altın tahminini yüzde 14 oranında düşürdü ve ons başına 4 bin 360 dolar olarak revize etti.

İÇ PİYASADA GRAM VE ÇEYREK ALTIN YÜKSELİŞİNİ KORUYOR

Küresel taraftaki teknik dirençlere ve baskılara rağmen yurt içinde altın fiyatları pozitif seyrini sürdürmeyi başardı. Gram altın şu sıralar yüzde 0,62 artışla 6 bin 179 TL'den işlem görüyor.

Fiziki altın talebinin de desteğiyle hareketlenen çeyrek altın ise yüzde 0,84'lük yükselişle 10.038,93 TL seviyesine tırmandı. Günlük fiyat farkı 83,90 TL olarak hesaplanan çeyrek altın, gün içinde en düşük 9.898,40 TL ve en yüksek 10.048,73 TL seviyeleri arasında işlem gördü. Yurt içindeki bu hareketlilik, küresel teknik baskılara rağmen fiziki talebin yerel piyasayı canlı tuttuğunu açıkça ortaya koydu.

DEĞERLİ METALLERİN GENELİNDE ALICILI SEYİR HAKİM

Piyasalardaki toparlanma eğilimi yalnızca altınla sınırlı kalmadı, diğer değerli metallerde de güçlü alıcılı seyirler dikkat çekti. Spot gümüş fiyatı yüzde 1,5 oranında kayda değer bir artış göstererek ons başına 59,14 dolara yükseldi. Benzer şekilde platin fiyatları yüzde 2,2 değer kazanarak 1.611,83 dolar seviyesine çıkarken, paladyum ise yüzde 2,5'lik bir sıçramayla 1.244,46 dolardan işlem gördü.

Gümüş, platin ve paladyumdaki bu artışlar, tepki alımlarının genel olarak emtia piyasasına yayıldığını gösteriyor. Ancak altın başta olmak üzere değerli metallerin kısa vadeli yönünü yine de 50 günlük hareketli ortalamanın kaderi belirleyecek. Fiyat bu seviyenin altında kaldığı sürece yükselişler tepki hareketi olarak kalacak, kalıcı bir güçlenme için ortalamanın üzerinde kapanışlar aranacak.

DEV BANKALARDAN YENİ ALTIN RAPORU VE GELECEK TAHMİNLERİ

Küresel finans devleri, Fed'in para politikasına ilişkin beklentiler doğrultusunda altın tahminlerini birer birer güncelliyor. Bank of America, 2026 yılı ortalama altın tahminini yüzde 14 düşürerek 4 bin 360 dolara çekmesine rağmen, sıkılaşma döngüsünün sona ermesiyle uzun vadede altının 5 bin dolar seviyesine ulaşabileceği yönündeki iyimserliğini koruyor.

Benzer bir duruş sergileyen JPMorgan da Fed'in olası erken faiz artışlarının kısa vadede aşağı yönlü risk yarattığını ancak 2027 yılına yönelik uzun vadeli yükseliş trendinin sürdüğünü belirtiyor. HSBC ise revizyon kervanına katılarak 2026 yılı tahminini 4 bin 864 dolardan 4 bin 560 dolara, 2027 beklentisini ise 5 bin dolardan 4 bin 925 dolara indirdi. HSBC, altının 2026'nın kalanında 3 bin 800 dolar ile 4 bin 700 dolar aralığında dalgalanmasını beklerken yıl sonu hedefini 4 bin 750 dolar olarak belirledi.

Tarihi zirvelerin ardından yaşanan sert düşüşlerle yatırımcısını üzen ancak yeniden toparlanma eğilimine giren altın için Scotiabank ise dikkat çeken üç farklı senaryo yayımladı. Banka; reel faizler, dolar endeksi, enflasyon ve petrol fiyatları üzerinden yaptığı hesaplamada altının adil değerini 3.000 - 3.300 dolar bandında buluyor. Spot fiyatın 4 bin 100 dolar seviyesinde bulunması, piyasada ciddi bir risk priminin fiyatlandığını gösteriyor.

Buna göre Scotiabank'ın baz senaryosu, bu yıl ve 2027'de birer faiz artışı, yüzde 4,5 enflasyon ve 75 dolarlık petrol fiyatı öngörüyor. Bu tabloda altının adil değeri 2026 için 3.221 dolar olurken, yüzde 25'lik risk priminin korunması durumunda ons fiyatının 4 bin 300 dolara kadar çıkabileceği, primin yüzde 12'ye gerilemesi halinde ise 3 bin 650 dolara çekilebileceği tahmin ediliyor.

Faizlerin sabit kalıp 2027'de indirimlerin başladığı en iyimser senaryoda ise risk priminin yüzde 35'e çıkmasıyla ons fiyatının 2026'nın geri kalanında ortalama 4 bin 700 dolara, 2027'de ise 5 bin dolara ulaşabileceği; hatta primin yüzde 43'ü bulması durumunda teorik olarak 5 bin 700 doların görülebileceği ifade ediliyor.

Daha sıkı para politikasını içeren üçüncü ve en karamsar senaryoda ise bu yıl bir, gelecek yıl iki faiz artışı yapılması halinde altının adil değeri 3 bin dolara geriliyor. Risk priminin yüzde 5'e kadar düşmesi durumunda ise ons fiyatının mevcut spot seviyenin yüzde 23 altına inerek 3 bin 150 dolara kadar çakılabileceği hesaplanıyor.