Küresel piyasalar yeni haftaya emtia cephesinden gelen sert satış haberleriyle başladı. Geçtiğimiz perşembe günü rekor seviyeleri test eden kıymetli metaller, bu zirvenin hemen ardından başlayan ve "rekor hız" olarak tanımlanan bir değer kaybı sürecine girdi. Satış baskısı yeni haftanın ilk işlem gününde de etkisini artırarak devam ederken, yatırımcılar ekranlardaki kırmızı tablodan gözünü ayıramıyor.
Piyasalardaki bu türbülansın merkezinde yer alan gram altın, sabah saatlerinde 6 bin 543 lirayı test etmesinin ardından 6 bin 285 lira seviyelerine çekildi. Ons altın cephesinde ise sert bir geri çekilme hakim; sabah seansında 4 bin 608 dolara kadar gerileyen ons altın, ilerleyen saatlerde 4 bin 535 dolar bandında dengelenmeye çalışıyor. Gümüş tarafında da durum farksız. Ons gümüş 75,12 dolar seviyesinden 72,70 dolara kadar gerilerken, gram gümüş tarafında 105 lira seviyesinin görülmesinin ardından 110 lira seviyelerinde bir hareketlilik gözleniyor. Kapalıçarşı’da ise fiziki piyasa tabelaları ekranlardan farklı bir seyir izliyor; fiziki gram altın 6 bin 919 TL, çeyrek altın ise 11 bin 284 TL’den işlem görüyor.
Ons gümüş fiyatları, sabah seansındaki sert satış dalgasının ardından saat 09:23 itibarıyla yaklaşık yüzde 12 değer kaybıyla 73,73 dolar seviyesinde hareket ederken, grafiklerdeki dik düşüş ivmesi kıymetli metallerdeki paniğin boyutunu gözler önüne seriyor.
Ons altın tarafında ise Şubat ayının ilk işlem gününde saat 09:22 verilerine göre 4 bin 488 dolar seviyesine kadar çekilerek günlük bazda yüzde 7,44'lük bir değer kaybıyla teknik desteklerini zorlamaya devam ediyor.
DÜŞÜŞÜN PERDE ARKASINDAKİ İKİ SENARYO
Değerli metallerdeki bu ani çöküşü değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, düşüşün nedenlerine dair iki temel görüşün hakim olduğunu belirtiyor. Birinci senaryoya göre, ABD'de Microsoft bilançosunun beklentilerin altında kalmasıyla hisse senedi piyasalarında yaşanan kayıplar, yatırımcıları teminat tamamlama (margin call) zorunluluğu ile karşı karşıya bıraktı. Bu durumun nakit ihtiyacı doğurarak altın satışlarını tetiklediği, üzerine Donald Trump ile görüşeceği belirtilen Kevin Warsh’un şahin duruşuna dair beklentilerin de eklenmesiyle panik satışlarının hızlandığı ifade ediliyor.
Ancak Eryılmaz’a göre daha rasyonel görünen ikinci senaryo, CME’nin (Chicago Mercantile Exchange) gümüş vadeli işlemleri için marjin gerekliliklerini artırması. Teminat gerekliliklerinin yükselmesiyle birlikte öz sermaye ihtiyacını karşılayamayan büyük banka ve yatırımcıların short pozisyonlarını kapatmak zorunda kalması, düşüşün asıl tetikleyicisi olarak görülüyor. Kurumsal taraftaki bu hareketin ardından küçük yatırımcının da paniğe kapılarak satışa geçmesi, piyasadaki sert aşağı yönlü hareketi perçinledi.
KRİTİK SEVİYELER VE YATIRIMCI İÇİN YOL HARİTASI
Altın ve gümüşün geleceğine dair öngörülerini paylaşan Filiz Eryılmaz, altının gümüşe oranla daha dirençli kalabileceğini savunuyor. Teknik seviyelere dikkat çeken Eryılmaz, ons altın için 4 bin 700 doların altındaki kapanışların düşüşü hızlandırabileceğini, bu seviyenin üzerinde kalınmasının ise bir nebze güç toplama sağlayacağını ifade ediyor. Gümüş tarafında ise 82 dolar seviyesi kritik bir eşik olarak öne çıkıyor; 93 dolar seviyesi aşılmadan kalıcı bir toparlanmadan söz etmek zor görünüyor.
Kısa vadeli yatırımcılar için "bekle-gör" stratejisinin daha güvenli olduğunu vurgulayan Eryılmaz, şu anki seviyelerden yeni alımlar yapmanın riskli olduğunu hatırlatıyor. Altın yatırımcısının satış yapmak için geç kaldığını belirten analist, gümüş tarafında ise özellikle GMSTR gibi fonlarda kar realizasyonunun mantıklı bir seçenek olabileceğini söylüyor. Uzun vadeli yatırımcılar için ise bu düşüşlerin sadece "kademeli alım" için değerlendirilebileceği, ancak bunun için de piyasanın durulmasının beklenmesi gerektiği ifade ediliyor.
EMTİA PİYASASINDAKİ "KÖPÜK" TARTIŞMASI
Piyasa analistleri, altın ve gümüşteki bu geri çekilmeyi aynı zamanda uzun süredir devam eden aşırı alımların bir sonucu olarak değerlendiriyor. Jeopolitik riskler, FED'in bağımsızlığına dair endişeler ve yükselişi kaçırma korkusuyla (FOMO) yapılan alımların altın fiyatlarında bir "köpük" oluşturduğu, şimdi ise bu köpüğün sert kar satışlarıyla dağıldığı vurgulanıyor. ABD doları ve tahvil piyasalarındaki hareketliliğin de bu süreci hızlandırdığı belirtiliyor.
''Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, yatırım kararlarınızda tek başına belirleyici olmamalıdır. Burada yer alan görüş ve analizler birer yatırım tavsiyesi değil, piyasa verilerine dayalı bir değerlendirmedir.''