EKONOMİ

Arz fazlasına rağmen petrol yükseldi: Jeopolitik riskler fiyatları taşıyor

2025’teki arz fazlasının 2026’ya girerken fiyatları baskılayacağı beklentisi boşa çıktı. Jeopolitik şoklar, yaptırımlar ve beklenenden güçlü talep petrolü yukarı taşırken, analistler mevcut yükselişin kalıcılığını tartışıyor.

Analistler 2026’ya girerken, 2025’teki gibi arz fazlası nedeniyle petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyordu. Ancak petrol piyasası ters köşe yaptı. Jeopolitik şoklar ve beklenenden güçlü talep fiyatları yukarı çekerken, petrol altı ay öncesine kıyasla daha yüksek seviyelerde işlem görüyor.

Goldman Sachs stratejistleri yayımladıkları son notta, petrol fiyatlarındaki yükselişin perde arkasını mercek altına aldı.

3,7 MİLYON VARİLLİK ‘OLAĞANÜSTÜ’ ARZ FAZLASI

Uluslararası gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 15 artış kaydetti. ABD göstergesi Batı Teksas Orta Ham Petrolü (WTI) vadeli işlemlerindeki yükseliş ise yüzde 14’e ulaştı.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ocak ayı tahminlerinde, petrol piyasasının günlük yaklaşık 3,7 milyon varillik “olağanüstü” bir arz fazlasıyla karşı karşıya olduğunu bildirmişti.

FİYATLAR NEDEN YÜKSELDİ?

Küresel üreticiler cephesinde OPEC+, 2025’in büyük bölümünü daha önceki üretim kesintilerini telafi etmekle geçirdi. ABD’nin kaya petrolü üretimi rekor seviyelerde kalırken, Amerikan kıtasındaki diğer ihracatçı ülkelerde de üretim artışı görüldü.

Öte yandan, küresel ölçekte elektrifikasyona ve yenilenebilir enerjiye geçişle birlikte talebin zayıflaması bekleniyordu. Ancak piyasalar, beklenmedik arz kısıtlamalarını ve yukarı yönlü revize edilen talep tahminlerini fiyatlamaya başladı. Böylece beklenen düşüş senaryosu tersine döndü.

ABD’nin, Rusya’nın en büyük petrol üreticileri arasında yer alan Rosneft ve Lukoil’e yönelik yaptırımları, küresel arzda günlük yaklaşık 600 bin varillik daralmaya yol açtı. Hazar ile Karadeniz arasında uzanan CPC boru hattından yapılan sevkiyat da günlük 440 bin varil azalarak son yedi yılın en düşük seviyesine geriledi.

Ayrıca ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesine ilişkin artan riskler de fiyatları destekledi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir aksama ihtimali piyasaları tedirgin ederken, Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar tanker rotalarının uzamasına neden oldu. Bu gelişmeler fiziksel arzı daraltırken, Avrupa ile Asya arasındaki taşımacılıkta navlun maliyetlerini artırdı.

Talep tarafında da beklentilerin üzerinde bir seyir izlendi.

TALEP TAHMİNLERİ YUKARI REVİZE EDİLDİ

IEA, ocak ayında 2026 yılına ilişkin talep tahminini günlük yaklaşık 100 bin ila 200 bin varil artırdı. Kurum ayrıca küresel arzın aylık bazda 1,2 milyon varil azaldığını bildirdi.

Buna karşın analistlere göre söz konusu gelişmeler, piyasayı günlük 3 milyon varillik arz fazlasından kurtarmaya yetmiyor.

2026 İÇİN FİYAT BEKLENTİLERİ

Goldman Sachs, Brent petrolün varil fiyatının 2026 yılında yüzde 20 düşüşle ortalama 56 dolara gerileyeceğini öngörüyor.

Rystad Energy ise mevcut arz-talep dinamiklerine göre petrolün varil fiyatının yaklaşık 61 dolar olması gerektiğini belirtiyor. Kuruma göre jeopolitik risklerin yüksek kalmaya devam etmesi halinde, arz fazlasına rağmen petrol fiyatlarındaki yükseliş sürebilir.

Petrol piyasasında görünüm, arz fazlası ile jeopolitik riskler arasındaki kırılgan dengede şekillenmeye devam ediyor.