Projenin mimari kurgusu, mağara dokusunu koruyarak minimalist ve rafine bir çizgiyle yeniden ele alan mimar Efe Aydar imzasını taşıyor. TIME’ın ilgili değerlendirmesinde de tesisin mimari dili ve Efe Aydar’ın tasarım yaklaşımı öne çıkarıldı; Aydar’ın doğaya müdahale etmek yerine onunla bir ‘iş birliği’ kurma fikrine dayanan felsefesi özellikle vurgulandı. Geleneksel ‘külünk’ işçiliğiyle şekillendirilen yapı, kayanın doğal formunu bozmadan onu takip eden, zamansız ve özgün bir mimari anlayışı yansıttı.

ÖZTANIK: KAPADOKYA, TÜRKİYE’NİN DÜNYAYA AÇILAN EN GÜÇLÜ VİTRİNİ KONUMUNDA

Avantgarde Collection Kurucusu İsmet Öztanık, elde edilen bu prestijli başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: "TIME tarafından bu seçkiye dahil edilmek, doğru mimari yaklaşım ve doğru segmentte konumlandığımızın önemli bir göstergesi oldu. Mimar Efe Aydar ile birlikte hayata geçirdiğimiz vizyonun uluslararası ölçekte karşılık bulması, projemizin yalnızca bir konaklama alanı değil; sanat, gastronomi ve iyi yaşamı bir araya getiren bütüncül bir deneyim merkezi olduğunu ortaya koydu. Kapadokya, Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü vitrini konumunda. Biz de bu projede, klasik mağara oteli anlayışının ötesine geçerek, çok katmanlı ve özgün bir deneyim modeli kurguladık. TIME tarafından bu seçkin listeye dahil edilmemiz, markamızın küresel ölçekte bir referans noktası haline geldiğinin somut bir göstergesi oldu."

YAZGI: KAPADOKYA DOĞANIN TARİH BOYUNCA KURDUĞU İLİŞKİNİN HAFIZASIDIR

Otelin elde ettiği uluslararası başarının Kapadokya’nın özgün kimliğini koruyarak sürdürülebilir bir değer üretme anlayışlarıyla örtüştüğünü ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Kapadokya, yalnızca bir coğrafya değil; insan ile doğanın tarih boyunca kurduğu ilişkinin yaşayan bir hafızasıdır. Bakanlığımız ve Kapadokya Alan Başkanlığımız tarafından yürütülen çalışmaların temelinde, bölgenin özgün kimliğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarılmasını esas alan ‘koruma-kullanma dengesi’ anlayışı yer almaktadır. Bu yaklaşım doğrultusunda, tarihsel dokuya sadık kalan ve uluslararası standartlarda deneyim sunan nitelikli yatırımları destekliyoruz. Kapadokya’nın sahip olduğu çok katmanlı miras ve bu mirasın ayrılmaz bir parçası olan bölge gastronomisi de bu coğrafyanın kültürel zenginliğini tamamlayan önemli bir değer olarak öne çıkmakla birlikte sürdürülebilir turizm politikalarımız sayesinde güçlü bir çekim merkezine dönüşmektedir. Bu ilginin yansımalarıyla birlikte, Çinli ziyaretçiler nezdinde bölgeye yönelik talep de dikkat çekici biçimde yükselmektedir. Bölgenin ağırladığı Çinli turist sayısındaki artış, Bakanlığımızın yürüttüğü kültürel diplomasi çalışmalarının somut sonuçlarını yansıtmaktadır. 2026 yılının Çin’de ‘At Yılı’ olarak kutlanmasıyla Kapadokya’nın tarih boyunca "Güzel Atlar Ülkesi" olarak anılan kimliği de uluslararası alanda daha güçlü bir karşılık bulmaktadır. Bölgeye artan ilgi, kültürel örtüşmeyle birlikte turizmdeki cazibeyi daha da güçlendirmektedir. Artan uluslararası görünürlük ve yoğun talep, otelin 2026 World’s Greatest Places listesine dahil edilerek TIME gibi prestijli bir platformda yer almasıyla somut bir başarıya dönüşmüştür. Bu gelişme, Türk turizminin kültürel mirası koruyarak geliştiren yaklaşımının uluslararası alanda karşılık bulduğunu açıkça göstermektedir. Bu çerçevede, ülkemizi ziyaret eden her misafirin bu nitelikte, özgün ve yüksek standartlı tesislerde konaklayabilmesi Bakanlığımızın öncelikleri arasında yer almaktadır. Somut ve somut olmayan kültürel mirasımızı çağdaş bir yorumla buluşturan bu tür projeler, nitelikli turizm hedeflerimiz açısından stratejik bir önem taşımaktadır. Bu kıymetli başarıda emeği geçen başta otel ekibi olmak üzere, projeye imza atan Mimar Efe Aydar’ı ve tüm paydaşları içtenlikle tebrik ediyorum."

Kaynak: İHA