Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başekonomisti Philip Lane, Japon ekonomi gazetesi Nikkei’ye verdiği mülakatta, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin Avrupa ekonomisi üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini masaya yatırdı.
Petrol fiyatlarının bankanın mart ayındaki öngörülerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Lane, ABD’den gelen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının enerji piyasasındaki şoku bir nebze hafiflettiğini, ancak enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskının güçlü bir şekilde sürdüğünü vurguladı.
Anket verilerinden ve diğer ekonomik göstergelerden belirsizliğin arttığının net şekilde görülebildiğini aktaran Lane, yüksek enerji fiyatlarının Avrupa genelinde tüketim ve yatırımları aşağı yönlü baskıladığını belirtti.
Avro Bölgesi'nin net bir enerji ithalatçısı olması sebebiyle bu durumun ekonomik faaliyetler üzerinde önemli bir ayak bağı oluşturduğunu ifade eden Başekonomist, bölgedeki çatışmaların uzamasının Avrupa ekonomisinde daha uzun süreli bir zayıflama dönemine yol açabileceği uyarısında bulundu.
ENFLASYON TAHMİNLERİ HAZİRAN AYINDA YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLENECEK
ECB'nin üç ayda bir güncellediği makroekonomik tahminlerin 11 Haziran'daki toplantıda kapsamlı bir şekilde masaya yatırılacağını belirten Lane, haziran ayında enflasyon tahminlerini muhtemelen daha da yukarı yönlü revize edeceklerini kaydetti.
Banka olarak faiz patikasına yönelik önceden bir taahhütte bulunmadıklarını hatırlatan Lane, krizin derinleşme boyutuna göre üç farklı senaryo üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Enerji şokunun kalıcı ancak orta ölçekte kalması durumunda sınırlı bir faiz tepkisinin yeterli olacağını aktaran Lane, krizin doğrusal olmayan bir şekilde büyümesi ve kontrolden çıkması halinde ise daha güçlü bir parasal sıkılaşma döngüsünün kaçınılmaz olacağını vurguladı.
"2022'DEKİ HATALAR TEKRARLANMAYACAK, ŞARTLAR ÇOK FARKLI"
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ECB'nin enflasyon şokuna müdahalede geciktiğine yönelik eleştirilere de yanıt veren Başekonomist Lane, 2022 yılındaki şartlar ile bugünün oldukça farklı olduğunu savundu.
Lane, 2022 yılında pandemi sonrası hızla açılan talep yönlü bir ekonomi ve negatif faiz ortamı olduğunu, bugün ise tam tersine Avrupa genelinde iç talebin oldukça zayıf seyrettiğini belirtti.
ECB'nin bu yeni şoka faiz ve enflasyonun yüzde 2 civarında dengelendiği "nötr" bir pozisyonda yakalandığını kaydeden Lane, bankanın süreci çok daha yakından takip ettiğini ve kararların gelecekteki verilere göre şekilleneceğini sözlerine ekledi.
11 HAZİRAN'DA FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ PİYASALARDA ÖNE ÇIKIYOR
Gelişmeleri değerlendiren piyasa analistleri ise ECB’nin faiz artırımına gideceğine dair öngörülerini güçlendiriyor. Analistler, Orta Doğu'da kalıcı bir barış anlaşması sağlanamaması durumunda enerji fiyatlarındaki yükselişin devam edeceğini ve faiz artışının kaçınılmaz olabileceğini kaydediyor.
Artan enflasyonist riskleri göz önünde bulunduran uzmanlar, ECB'nin 11 Haziran'daki kritik toplantıda politika faizini yüzde 2 seviyesinden yüzde 2,25'e yükseltebileceğini öngörüyor.