Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından paylaşılan güncel veriler, 2026 yılı Şubat ayında temel faiz göstergelerinin genel olarak yatay bir seyir izlediğini ve piyasalardaki istikrarlı görünümün korunduğunu ortaya koydu. 27 Şubat itibarıyla netleşen rakamlar, kredi ve mevduat faizlerindeki değişimlerin sınırlı kaldığını gösterirken, borçlanma maliyetleri ile getiri oranlarının mevcut seviyelerini büyük ölçüde muhafaza ettiğine işaret etti.

İHTİYAÇ KREDİLERİ ZİRVEYİ KORURKEN TİCARİ KREDİLER DAHA DÜŞÜK BANTTA KALDI

Bankacılık sektöründeki kredi türleri incelendiğinde, ihtiyaç kredisi faizlerinin yüzde 47,3 seviyesi ile diğer kalemler arasındaki en yüksek oran olma özelliğini sürdürdüğü görüldü. Tüketicilerin nakit ihtiyaçlarına yönelik maliyetler bu yüksek seviyeyi korurken, ticari kredi tarafında daha ılımlı bir tablo dikkat çekti. Ticari kredi faizleri Şubat ayı sonunda yüzde 38,5 seviyesinde gerçekleşerek, ihtiyaç kredilerine kıyasla daha düşük bir bantta seyretmeye devam etti. Bu durum, reel sektörün finansmana erişim maliyetlerinin tüketici kredilerine oranla daha dengeli bir noktada konumlandığını gösterdi.

MEVDUAT GETİRİLERİ VE FONLAMA MALİYETİNDE YATAY GÖRÜNÜM

Tasarruf sahiplerinin en çok tercih ettiği araçlardan biri olan 1-3 ay vadeli Türk Lirası mevduat faizleri, Şubat ayını ortalama yüzde 37,5 seviyesinde tamamladı. Mevduat tarafındaki bu oran, Türk lirasında kalmayı tercih eden yatırımcılar için istikrarlı bir getiri sunmaya devam ediyor. Diğer taraftan, bankacılık sisteminin likidite yönetiminde kritik rol oynayan TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ise Şubat ayı kapanışını yüzde 37 oranıyla gerçekleştirdi. Bu veriler, piyasa likiditesinin ve bankaların kaynak maliyetlerinin geçtiğimiz aylara paralel bir seyir izlediğini kanıtladı.

FAİZLERDEKİ YÜKSELİŞ TRENDİ YERİNİ KADEMELİ DENGELENMEYE BIRAKTI

Son birkaç yılın genel eğilimi analiz edildiğinde, 2023 yılının ortalarından itibaren tüm faiz türlerinde gözlenen belirgin yükseliş ivmesinin, 2024 yılının ikinci yarısından itibaren yerini kademeli bir dengelenmeye bıraktığı anlaşıldı. 2025 yılı boyunca hafif aşağı yönlü ya da stabil bir grafik çizen faiz oranlarının, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla büyük ölçüde yatay bir görünüme kavuştuğu gözlemlendi. Analistler, bu tablonun piyasalarda borçlanma maliyetleri ile mevduat getirilerinin mevcut makroekonomik dengeler çerçevesinde belirli bir doygunluk noktasına ulaştığının işareti olduğunu ifade ediyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber