Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, küresel enerji piyasalarını sarsacak stratejik bir rapor yayımladı. Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasıyla birlikte dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın olası bir kapanma senaryosunu masaya yatıran kuruluş, bu durumun petrol fiyatları üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Raporda yer alan projeksiyonlar, enerji maliyetlerinin 2026 yılına kadar nasıl bir seyir izleyebileceğine dair çarpıcı rakamlar ortaya koydu.
KRİTİK EŞİK ÜÇ AYLIK KESİNTİ
Fitch Ratings tarafından paylaşılan ilk senaryoya göre, Hürmüz Boğazı’nın 3 ay boyunca fiilen kapalı kalması durumunda Brent petrolün varil fiyatı 2026 yılında ortalama 100 dolar seviyesine ulaşacak. Bu süreçte fiyatların kapanma süresince ortalama 130 dolara kadar tırmanması beklenirken, krizin aşılması ve arzın normale dönmeye başlamasıyla yıl sonuna doğru fiyatların 90 dolar seviyesine gerileyeceği öngörülüyor. Kuruluş, bu geçici şokun bile küresel ekonomide ciddi bir enflasyonist baskı yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
ALTI AYDA REKOR SEVİYELER GÜNDEMDE
Senaryonun daha karamsar olan ikinci ayağında ise Boğaz’ın 6 ay boyunca kapalı kalma ihtimali değerlendiriliyor. Bu durumda Brent petrolün 2026 yılı ortalamasının 120 dolara çıkması beklenirken, krizin yaşandığı aylarda fiyatların 130 ile 170 dolar aralığına fırlayabileceği tahmin ediliyor. Bu devasa yükselişin ardından yıl sonunda yine 90 dolar seviyelerine bir dönüş beklense de, yarım yıllık bir tıkanıklığın enerji piyasalarında kalıcı hasarlar bırakabileceği ifade ediliyor. Özellikle 170 dolar bandının test edilmesi, modern enerji piyasaları için tarihi bir zirveyi temsil ediyor.
TEMEL BEKLENTİLERDE CİDDİ REVİZYON
Raporda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Fitch’in 2026 yılına dair genel bakışı oldu. Savaş ve çatışma riskleri öncesinde piyasadaki arz fazlası nedeniyle 63 dolar olarak öngörülen Brent petrol ortalaması, mevcut konjonktürle birlikte 70 dolar seviyesine revize edildi. Bu durum, jeopolitik risklerin artık kalıcı bir maliyet unsuru haline geldiğini gösteriyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması halinde günlük 15 milyon varil gibi devasa bir petrol hacminin piyasadan çekileceği, çok küçük hacimlerin geçiş yapabilse dahi bu kaybın piyasayı derinden sarsacağı vurgulanıyor.




