EKONOMİ

Fitch'ten Türkiye'nin katılım bankacılığı hamlesine olumlu yorum

Fitch Ratings, Türkiye'nin üç kamu katılım bankasını birleştirme planının segmentin rekabet gücünü artıracağını ve Türkiye'nin en büyük katılım bankasını ortaya çıkaracağını açıkladı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin üç kamu katılım bankasını tek bir çatı altında birleştirme planının, katılım finans segmentinin rekabet gücünü ve büyüme potansiyelini ciddi şekilde destekleyebileceğini açıkladı. Kuruluş tarafından yapılan değerlendirmede, bu stratejik birleşmenin uzun vadeli etkilerinin ise büyük ölçüde uygulama sürecine, yeni oluşacak dev kurumun iş stratejisine ve oluşturulacak sermaye yapısına bağlı olacağı ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 5 Haziran'da kamuoyuna duyurduğu bu birleşme planı, Türk ekonomi yönetiminin katılım bankacılığı sektörünü büyütme ve bu alana olan bağlılığını sürdürme kararlılığının en net göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

SEKTÖRÜN MEVCUT GÖRÜNÜMÜ VE PAZAR PAYLARI

Fitch Ratings'in paylaştığı güncel verilere göre, Türkiye'de katılım bankacılığı sektörü halihazırda toplam bankacılık varlıklarının yüzde 9,5'ini elinde bulunduruyor. Bu oran içinde kamu katılım bankalarının payı ise yüzde 4,3 seviyesinde seyrediyor. Birleşmesi öngörülen kurumlar arasında Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve henüz resmi olarak faaliyete geçmemiş olan Halk Katılım Bankası yer alıyor.

Söz konusu bankaların 2026 yılı Mart sonu itibarıyla toplam bankacılık sektöründeki birleşik pazar payı yaklaşık yüzde 3,4 olarak hesaplanırken, katılım bankaları arasındaki paylarının ise yüzde 36 gibi güçlü bir seviyede olduğu görülüyor. Fitch, güçlü iç sermaye üretimi ve yüksek büyüme iştahına paralel olarak, bu segmentin 2026 yılının ikinci yarısında da pazar payını artırmaya devam etmesini bekliyor.

EN BÜYÜK KATILIM BANKASI YOLDA ANCAK AYRINTILAR NETLEŞMEDİ

Kredi derecelendirme kuruluşu, bu üçlü birleşik yapının tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin en büyük katılım bankasının ortaya çıkacağını ve bu yeni kurumun çok daha güçlü bir kredi değerliliğine ulaşabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte Fitch, birleşmenin tam olarak hangi yöntemle gerçekleştirileceğine ve takvime ilişkin ayrıntılı planların henüz resmi makamlarca açıklanmadığına dikkat çekiyor.

Ayrıca birleşme sonrasında kuruma yönelik herhangi bir yeniden sermayelendirme planının bulunmadığı da raporda değinilen unsurlar arasında yer alıyor. Sektör genelindeki daha geniş çaplı makro etkilerin ise yeni oluşacak kurumun operasyonel niteliğine göre şekilleneceği vurgulanıyor.

REKABET KIZIŞIYOR: BİM SEKTÖRE GİRİYOR

Fitch, kamu tarafındaki bu birleşmenin sonuç odaklı ve verimli bir yaklaşımla benimsenmesi halinde, sektördeki diğer özel katılım bankalarının da pazar paylarını korumak adına performanslarını iyileştirme yoluna gidebileceklerini belirtiyor. Bu durumun katılım finans alanına yeni özel yatırımlar çekebileceği öngörülüyor.

Raporda bu duruma örnek olarak, Türkiye'nin önde gelen indirim market zincirlerinden BİM'in, 10 milyar TL kuruluş sermayesiyle yeni bir katılım bankası kurmak üzere düzenleyici kurumlardan resmi onay almış olması gösteriliyor. Özel sektörün katılım finans alanına ilgisinin, kamunun hamlesiyle birlikte rekabeti daha da dinamik hale getireceği düşünülüyor.

EMLAK KATILIM'DA HALKA ARZ VE KAMU DESTEĞİ BEKLENTİSİ

Analizde ayrıca Türkiye Emlak Katılım Bankası'nın önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi beklenen halka arz sürecine de yer verildi. Fitch, bankanın büyüme hızına bağlı olarak gerçekleşecek bir halka arzın, kurumun sermaye yapısını önemli ölçüde güçlendirebileceğini değerlendirdi. Halka arz sonrasında da bankanın çoğunluk hissesinin devlet elinde kalmaya devam etmesinin öngörüldüğünü belirten kuruluş, bu sürecin devlet destek notunu değiştirmesini beklemiyor.

Son olarak, mevcut durumda Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım'ın ihraççı temerrüt notlarının Türkiye'nin egemenlik notuyla eşit tutulduğu ve olası devlet desteği güvencesi gözetilerek "BB-/Durağan" seviyesinde belirlendiği hatırlatıldı.