Abu Dabi: Kültür Adasında Büyük Açılışların Yılı

Abu Dabi’de yıllardır süren hazırlıklar 2026 itibarıyla somut bir ivmeye kavuşuyor. Louvre Abu Dhabi’nin 2017’deki açılışıyla duyurulan Saadiyat Kültür Bölgesi, bu yıl yeni müzelerin ardı ardına faaliyete geçmesiyle nihai biçimini alıyor. Dünyanın en büyük dijital sanat müzesi TeamLab Phenomena’nın ardından, ülkenin petrol öncesi tarihini aktaran Zayed Ulusal Müzesi kapılarını açtı. Körfezin üzerinde dev şeker küplerini andıran yeni Doğa Tarihi Müzesi ise yapısal tasarımıyla dikkat çekiyor. Uzun süredir beklenen Guggenheim Abu Dhabi’nin ise 2026 sonunda tamamlanması hedefleniyor.

Cezayir: Afrika’nın “Uyuyan Güzel”i Uyanıyor

Roma kalıntıları, uçsuz bucaksız kum tepeleri ve karışık mimarisiyle bilinen Cezayir, yıllarca vize engelleri nedeniyle geri planda kalmıştı. Yeni düzenlemelerle ülke uluslararası turizme daha fazla açılıyor. Organize turlara varışta vize uygulaması başlatılırken, Air Algérie’nin yeni iç hat şirketi Domestic Airlines 2025’te faaliyete geçiyor. Hükümetin el sanatları ustalarına yönelik teşvikleri de kültürel mirasın korunmasına güçlü bir destek sunuyor.

Colchagua Vadisi, Şili: Ateşin ve Yıldızların Coğrafyası

Santiago’nun güneyindeki Colchagua Vadisi, şarap kültürü, panoramik yürüyüş rotaları ve And Dağları manzarasıyla yükselen bir rota. Viu Manent, Casa Silva ve MontGras gibi köklü şaraphaneler tadım turizmini güçlendirirken, Francis Mallmann’ın Fuegos de Apalta’sı bölgenin gastronomik yıldızı olmaya devam ediyor. Üzüm bağları arasında konaklama imkânları sunan Clos Apalta ise mimarisi ve manzarasıyla öne çıkıyor. Rodeolar, gözlemevleri ve koloniyal köy pazarları bölgeyi tamamlıyor.

Cook Adaları: Güney Pasifik’te Yeni Nesil Sürdürülebilir Turizm

Turist yoğunluğunun düşük olduğu Cook Adaları, yeni ulaşım bağlantılarıyla daha erişilebilir hâle geliyor. Rarotonga’nın vahşi doğası, Aitutaki’nin üç koruma statülü motusu ve Marae Moana deniz parkında güçlendirilen ekolojik önlemler, destinasyonu 2026’da öne çıkarıyor. Derin deniz madenciliği araştırmalarının 2032’ye ertelenmesi ise çevresel hassasiyetin altını çiziyor.

Costa Rica: Biyolojik Çeşitliliğin Küresel Öncüsü

Yağmur ormanları, mangrov kanalları ve Pasifik kıyısındaki endemik türlerle Costa Rica, 2026’ya doğa koruma projeleriyle hazırlanıyor. Jaguar koridorlarının genişletilmesi, göçmen köpekbalıklarına yönelik yeni koruma çalışmaları ve sürdürülebilir turizm girişimleri öne çıkıyor. Lamangata Surf Resort ve Blue Osa Yoga Retreat gibi tesisler ekoturizmin liderleri arasında.

Hebridler, İskoçya: Taş Çemberleri ve Viskide Yeni Bir Çağ

İskoçya’nın Hebrid Adaları bu yıl yeni açılışlarla dikkat çekiyor. Dış Hebridler’in kuzey ucunda, Stonehenge’den daha eski olan gizemli Calanais Standing Stones için uzun zamandır beklenen ziyaretçi merkezi açılıyor. Tarihte ilk kez bir ziyaretçi ücreti uygulanarak 5.000 yıllık Neolitik mirasın korunması amaçlanıyor. Orta Çağ’dan kalma Kisimul Kalesi ve süt beyazı koylarıyla bilinen ada, ilk viski damıtımevine kavuşarak Borve köyünü dünya sahnesine taşıyor. Islay’de ise talep hızla artıyor; 2026’da iki yeni damıtımevinin açılmasıyla toplam sayı 14’e çıkacak.

Ishikawa, Japonya: Deprem Sonrası Yenilenme ve Zanaat Geleneği

2024 depreminden etkilenen Noto Yarımadası, yeniden yapılanma sürecine turistleri de dahil ediyor. Kanazawa şehri altın yaprak ve ipek boyama atölyeleriyle zanaat kültürünü yaşatırken, Noto’da misafirler çiftlik evi hanlarında tarımsal işlere katılarak yerel yaşamı deneyimliyor. Bölgenin ünlü sake üretimi ise “Don’t Stop the Noto Sake” girişimiyle yeniden ivme kazanıyor.

Komodo Adaları, Endonezya: Komodo Ejderlerinin 45. Yılı

Turkuaz Flores Denizi’nden yükselen Komodo Adaları, dünyanın en etkileyici yaban hayat sahnelerinden biri olmaya devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu milli parkta pembe kumlu sahillerden savan tepelerine, manta vatozlarıyla dolu resiflerden özgürce dolaşan son vahşi Komodo ejderlerine kadar büyüleyici bir ekosistem bulunuyor. Parkın 45. yılı olan 2026’da, hem ejderlerin hem de resiflerin korunmasına yönelik yeni programlar devreye giriyor.

Loreto, Meksika: Körfezlerde Yaban Hayatı Koruma Modeli

Loreto Körfezi Ulusal Parkı’nın 30. yılı yaklaşırken bölgenin koruma hikâyesi derinleşiyor. Mavi balinalardan deniz kaplumbağalarına ve deniz aslanı kolonilerine kadar binlerce hektarı koruyan bu park, Meksika’nın en büyük tabandan gelen çevre başarılarından biri olarak kabul ediliyor. Yeni milli parklar Nopoló ve Loreto II ile koruma alanı genişletiliyor. Eski balıkçılar doğalist rehberlere dönüşerek, ziyaretçilere hem ekolojik bilgi aktarıyor hem de vatandaş bilimi çalışmalarına katkı sağlıyor.

Karadağ: Adriyatik’in Yeni Yıldızı

2026’da bağımsızlığının 20. yılını kutlayacak Karadağ, Adriyatik kıyıları ve özellikle fjord benzeri Kotor Körfezi ile tanınıyor. Korunmuş Venedik mimarisi ve surlarla çevrili eski şehirleriyle bölge her yıl daha fazla ziyaretçi çekiyor. Ancak ülkenin iç kesimleri hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş durumda. Eski kraliyet başkenti Cetinje, manastırları ve saraylarıyla ülkenin tarihine ışık tutuyor. Avrupa’nın en önemli kuş cennetlerinden biri olan Skadar Gölü ise 281 türüyle biyolojik çeşitliliğin kalbi.

Oregon Sahili, ABD: Amerika’nın En Dramatik Kıyıları Yeniden Keşifte

370 millik Oregon kıyısı boyunca sisli deniz fenerleri, kayalık sahiller ve balina göçleri yer alıyor. 2026’da açılacak yeni servis hatları ve elektrikli araç altyapısı, sürdürülebilir yolculukları artırıyor. Bisikletçiler için hazırlanan kıyı rotası da geniş ilgi görüyor.

Oulu, Finlandiya: Avrupa Kültür Başkenti Arktik’e Taşınıyor

Oulu, 2026 Avrupa Kültür Başkenti olarak yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yapacak. Arctic Food Lab, bölgenin ekstrem koşullarında yetişen ürünlerle hazırlanan özel menüler sunarken; Climate Clock adlı yedi parçalık kamusal sanat rotası, iklim değişikliği, yaratıcılık ve doğa temasını işliyor.

Phnom Penh, Kamboçya: Modern Bir Başkentin Yükselişi

Siem Reap’in gölgesinde kalan Phnom Penh, 2026’da ülkenin en büyük altyapı projesi olan Techo Uluslararası Havalimanı ile yeni bir döneme giriyor. Devasa gümüş bir Buda heykeliyle süslenen terminal, yıl boyunca yeni uluslararası hatlarla bağlanacak. Yaya dostu Chaktomuk Walk Street, hafta sonları Khmer sokak lezzetleri ve canlı müzikle festival alanına dönüşüyor. Yeni açılan oteller elektrikli tuk-tuk’larla sürdürülebilir ulaşımı destekliyor. Kamboçya’nın modernist mimarı Vann Molyvann’ın mirası da yeniden canlanıyor.

Phnom Penh, Kamboçya: Modern Bir Başkentin Yükselişi

Siem Reap’in gölgesinde kalan Phnom Penh, 2026’da ülkenin en büyük altyapı projesi olan Techo Uluslararası Havalimanı ile yeni bir döneme giriyor. Devasa gümüş bir Buda heykeliyle süslenen terminal, yıl boyunca yeni uluslararası hatlarla bağlanacak. Yaya dostu Chaktomuk Walk Street, hafta sonları Khmer sokak lezzetleri ve canlı müzikle festival alanına dönüşüyor. Yeni açılan oteller elektrikli tuk-tuk’larla sürdürülebilir ulaşımı destekliyor. Kamboçya’nın modernist mimarı Vann Molyvann’ın mirası da yeniden canlanıyor.

Guimarães, Portekiz: Yeşil Başkent Unvanıyla Yeni Bir Dönem

Porto’ya sadece 65 km mesafedeki Guimarães, Portekiz’in 12. yüzyıldaki ilk başkenti olarak biliniyor. Korunmuş Orta Çağ merkezi, kaleler, saraylar ve canlı meydanlarla dolu. Aynı zamanda ülkenin en genç şehirlerinden biri; nüfusun yarısı 30 yaşın altında. Şehir, modern kültür merkezleri, müzeler ve yaratıcı alanlarla geçmiş ve geleceği kusursuz şekilde harmanlıyor.

Samburu, Kenya: Kalabalıksız Safarinin Yeni Adresi

Topluluk temelli koruma modeliyle bilinen Samburu, 2026’da astro-turizm ve yeni kamplarla öne çıkıyor. Bölgede yer alan dokuz koruma alanı, “Samburu Special Five” olarak bilinen nadir türlere ev sahipliği yapıyor. Reteti Yetim Fil Merkezi ise ziyaretçilere fil bakımını öğrenme fırsatı sunuyor.

Santo Domingo, Dominik Cumhuriyeti: Ritmin Yükseldiği Şehir

2026’da Santo Domingo, 25. Orta Amerika ve Karayip Oyunları’na ev sahipliği yapacak. Hazırlık sürecinde tarihi Zona Colonial bölgesindeki 16. yüzyıldan kalma 15 yapı restore edildi, sokaklar yenilendi. Şehir, merengue ve bachata müziğinin kalbi olarak tanınıyor. Şubat Karnavalı, Merengue Festivali, Isle of Light ve 10 yıl sonra geri dönen Presidente Festivali 2026’nın ritmini belirleyecek.

Slocan Vadisi, Kanada: Japon-Kanadalı Mirasının İzinde

Purcell ve Selkirk dağları arasındaki bu vadi, 2026’da açılacak Japon-Kanadalı Miras Yolu ile derin bir tarihsel anlam kazanıyor. 60 km’lik rota; müzeler, anıt bahçeleri, kamplar ve topluluk sergileri arasında uzanıyor. Ziyaretçiler ayrıca göllerde kürek çekebilir, zanaat duraklarına uğrayabilir veya eski ormanlarda shinrin-yoku deneyimi yaşayabilir.

Uluru, Avustralya: Anangu Topraklarında Yeni Yürüyüş Rotası

2025’te Uluru’nun Anangu sahiplerine iadesinin 40. yılı kutlanmıştı. 2026’da bu mirası pekiştiren en büyük gelişme Uluru-Kata Tjuta Signature Walk olacak. Beş gün dört gece süren bu rota, genelde halka kapalı olan kırmızı kumullar, spinifex ovaları ve çöl meşe ormanlarını kapsıyor. Yeni ekolojik kamplar ve bir çöl oteli, ziyaretçilere bölgeyle daha derin bir bağ kurma fırsatı sunuyor. Gelirin bir kısmı doğrudan yerel topluluklara gidiyor.

Uruguay: Sürdürülebilirlik ve Doğa Dostu Kültür

Uruguay, nefes kesen doğası, güçlü ekoloji politikaları ve kültürel enerjisiyle dikkat çekiyor. Ülkenin elektriğinin %98’i yenilenebilir kaynaklardan geliyor. Başkent Montevideo; tango kültürü, ünlü biftekleri ve Güney Amerika’nın en uzun karnavalıyla öne çıkıyor. Uruguayans by Nature kampanyası ise ziyaretçileri doğaya saygılı olmaya ve yerel toplulukları desteklemeye davet ediyor.