YEREBATAN SARNICI, İSTANBUL

İstanbul’un kalbi Sultanahmet’te yer alan 6. yüzyıl yapısı Yerebatan Sarnıcı, şehrin en büyüleyici Bizans miraslarından. Ters dönmüş Medusa başı heykelleriyle gizemini koruyan sarnıç, yakın zamanda tamamlanan restorasyonunun ardından yeni nesil aydınlatma sistemi, mistik ses tasarımı ve dönemsel sanat sergileriyle yeraltında adeta bir görsel şölen sunuyor.

ANİ ÖREN YERİ, KARS

Kars’ta, Türkiye-Ermenistan sınırında yer alan antik Ermeni kenti Ani, özellikle kış aylarında karlar altında mistik bir görünüme bürünüyor. 1000 yıl önce Bagratlı Krallığı’nın 100 bin nüfuslu görkemli başkenti olan kentten geriye kalan devasa katedraller, kiliseler ve surlar, zamana meydan okuyor.

PAMUKKALE VE HİERAPOLİS, DENİZLİ

Denizli’nin dünyaca ünlü "Beyaz Cennet"i Pamukkale, traverten basamaklarında akan masmavi termal sularıyla adeta başka bir gezegene aitmiş hissi uyandırıyor. Bu jeolojik harikanın hemen üzerinde ise M.Ö. 2. yüzyılda kurulan Hierapolis Antik Kenti yükseliyor. Burada antik kapıları, sütunlu yolları ve görkemli Roma tiyatrosunu keşfedebilirsiniz.

SÜMELA MANASTIRI, TRABZON

Trabzon’un Maçka ilçesindeki Karadağ’ın sarp yamaçlarına kurulmuş olan Sümela Manastırı, 4. yüzyıla dayanan geçmişiyle bir mühendislik ve sanat harikası. Yeşilin her tonunu barındıran Pontus Dağları’nın dik bir uçurumuna inşa edilen bu eski Rum Ortodoks manastırı, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından müze olarak kapılarını ziyaretçilerine açıyor.

AKDAMAR ADASI, VAN

Türkiye’nin en büyük yerel su kütlesi olan Van Gölü’nün ortasında yer alan Akdamar Adası, gri tavşanları ve el değmemiş doğasıyla biliniyor. Adanın tacı ise 921 yılında inşa edilen ve yakın dönemde restore edilen tarihi Akdamar Kilisesi (Kutsal Haç Kilisesi). Gökyüzünün huzurlu sularında yapılan tekne yolculuğu, bölgenin sert ve büyüleyici coğrafyasını gözler önüne seriyor.

GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ, NEVŞEHİR

Kapadokya’nın ikonik peri bacaları arasında yer alan Göreme Açık Hava Müzesi, Erken Hristiyanlık döneminin en önemli merkezlerinden biri. M.S. 4. yüzyıldan itibaren volkanik kayaların oyulmasıyla inşa edilen Bizans dönemi kiliseleri, içlerindeki tazeliğini koruyan asırlık fresklerle (duvar resimleri) ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

EFES ANTİK KENTİ, İZMİR

Geçmişi M.Ö. 10. yüzyıla kadar uzanan İzmir’deki Efes Antik Kenti, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen açık hava müzelerinden biri. Devasa Roma tiyatrosu, Celsus Kütüphanesi ve göz alıcı tapınaklarıyla tam günlük bir keşif vadediyor. Erken Hristiyanlık tarihi için de kritik bir öneme sahip olan kent, İncil’de adı geçen ve Aziz Pavlus ile Aziz Yuhanna’nın izlerini taşıyan kutsal bir rota.

NEMRUT DAĞI, ADIYAMAN

Adıyaman’da deniz seviyesinden 2 bin 134 metre yükseklikte göğe yükselen Nemrut Dağı, Kommagene Kralı I. Antiochus’un M.Ö. 1. yüzyılda inşa ettirdiği devasa heykellere ev sahipliği yapıyor. İki bin yıldır bozulmadan günümüze ulaşan kral büstleri, Yunan tanrı ve tanrıçaları, kartal ve aslan heykelleri, özellikle gün doğumu ve gün batımında ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer sunuyor.

GÖBEKLİTEPE, ŞANLIURFA

1990'lı yıllarda Şanlıurfa’da gün yüzüne çıkarılan Göbeklitepe, arkeoloji dünyasında adeta bir devrim yarattı. Geçmişi M.Ö. 9600 yıllarına uzanan bu Neolitik tapınak, dünyanın bilinen en eski inanç merkezi. Tarım ve yerleşik hayattan önce örgütlü dinin var olduğunu kanıtlayan Göbeklitepe, medeniyetin başlangıcına dair ezberleri tamamen bozdu. Bölgeye gitmişken Şanlıurfa’nın tarihi sokaklarını keşfetmeyi de unutmayın.

İSTANBUL'UN SURLARI, İSTANBUL

İmparator II. Theodosius tarafından inşa edilen Konstantinopolis Surları, askeri tarihin en güçlü savunma yapılarından biri kabul ediliyor. Yaklaşık bin yıl boyunca hiçbir orduya geçit vermeyen bu surlar, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed’in devasa şahi toplarıyla aşılmıştı. Bugün hala şehrin etrafını bir yüzük gibi saran 1500 yıllık bu surların büyük bir kısmı restore edilerek tarih meraklıları için harika bir gezi rotası sunuyor.

Yorumlar