ABD ve İsrail’in İran ile girdiği doğrudan çatışma süreci ve İran’ın misilleme hamleleri, küresel ekonominin kalbi sayılan Körfez bölgesini derin bir türbülansa sürükledi. Savaşın ilk üç haftasında ortaya çıkan bilanço; enerji üretimi, lojistik, finans ve turizm sektörlerinde ağır bir yavaşlamayı gözler önüne serdi. Dünya petrol arzının üçte birini temsil eden bölgede, ticaret yollarının güvenliğini yitirmesiyle birlikte küresel piyasalar modern tarihin en büyük arz kesintilerinden biriyle karşı karşıya kaldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA SEVKİYAT KRİZİ VE PETROLDE DEV KAYIP
Küresel petrol ticaretinin yüzde 20’sinin, deniz yoluyla yapılan sevkiyatın ise yüzde 25’inin geçtiği Hürmüz Boğazı, çatışmaların merkez üssü haline gelerek stratejik bir tıkanma noktasına dönüştü. Savaşın üçüncü haftası itibarıyla Körfez ülkelerinin günlük petrol ihracatı, 25,1 milyon varilden 9,7 milyon varile gerileyerek yüzde 60’tan fazla değer kaybetti. Özellikle Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi dev Asya ekonomilerini besleyen bu damarın kesilmesi, yaklaşık 15 milyon varillik bir boşluk yarattı. İki haftalık süreçte bölge ülkelerinin sadece petrol gelirlerindeki net kaybın 25 milyar doları aştığı hesaplanırken, LNG ve petrokimya ürünleri de eklendiğinde tablonun çok daha vahim bir boyuta ulaşmasından endişe ediliyor.
KÜRESEL MÜDAHALE: STRATEJİK STOKLAR PİYASAYA SÜRÜLDÜ
Enerji koridorlarındaki bu tıkanıklık, petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 100 dolar sınırını aşmasına neden oldu. Piyasadaki panik dalgasını dizginlemek amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler kritik bir karar alarak toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu kullanıma açtı. Bu müdahale, fiyatların kontrolsüz yükselişini bir nebze durdurup rafinerilerin ham madde ihtiyacını karşılasa da analistler, kalıcı bir düşüş için bölgedeki jeopolitik risklerin ortadan kalkması gerektiğini vurguluyor.
ÜLKE ÜLKE EKONOMİK TAHRİBATIN RAKAMLARI
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener’in verilerine göre, bölge ekonomilerinin günlük toplam kaybı 2,3 milyar dolar seviyesine ulaştı. Dünyanın en büyük ihracatçısı Suudi Arabistan, günlük 1 milyar dolara yaklaşan kaybıyla krizden en büyük yarayı alan aktör oldu. Onu, LNG sevkiyatı neredeyse tamamen duran ve günlük 300 milyon dolar kaybeden Katar ile lojistik darboğaz nedeniyle 350 milyon dolar zarara uğrayan Birleşik Arap Emirlikleri izledi. Kuveyt’in günlük kaybı 200 milyon doları bulurken, Umman ve bölgenin en küçük ekonomisi Bahreyn de gelirlerinin büyük kısmını oluşturan enerji kalemlerinde ciddi düşüşler yaşadı.
IRAK EKONOMİSİ VE ALTERNATİF HATLARDAKİ SON DURUM
Savaşın en ağır darbeyi vurduğu ülkelerin başında ise petrol ihracatının yüzde 94’ünü Hürmüz üzerinden gerçekleştiren Irak geldi. Tankerlerin hedef alınması ve geçişlerin durmasıyla Irak’ın günlük üretimi 4,2 milyon varilden 1,2 milyon varile kadar geriledi ve ülkenin günlük kaybı 300 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu süreçte Suudi Arabistan Doğu-Batı hattına, BAE ise Füceyre’ye uzanan boru hatlarına yönelerek kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Irak için ise Kerkük-Ceyhan hattı, dünyaya açılan tek güvenli kapı olma özelliğini koruyor. Ancak mevcut boru hattı kapasitelerinin, Hürmüz Boğazı’ndan akan devasa hacmi tamamen ikame etmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor.





