Acıbadem Kadıköy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, gelişen teknoloji sayesinde iyi huylu birçok tiroit nodülünün artık ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirterek, “Bu yöntemler arasında dokunun lazer veya kimyasal maddeler kullanılarak yok edilmesi prensibine dayanan ablasyon yöntemi ön plana çıkmaktadır. Özellikle radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon ve lazer ablasyon gibi yöntemler, seçilmiş hastalarda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir” dedi.
İYOT EKSİKLİĞİ VE GENETİK FAKTÖRLER ETKİLİ
Uzmanlara göre tiroit nodüllerinin oluşumunda iyot eksikliği önemli bir rol oynuyor. Bunun yanı sıra genetik yatkınlık, ileri yaş, sigara kullanımı, boyun bölgesinin radyasyona maruz kalması ve Hashimoto gibi otoimmün hastalıklar da risk faktörleri arasında yer alıyor.
Tiroit nodüllerinin kadınlarda erkeklere göre çok daha yaygın görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Melih Kara, “Çalışmalarda, yaklaşık her 3 kadından 1’inde, hatta bazı serilerde yaklaşık her 2 kadından 1’inde, ultrason taramasında nodül saptandığı belirtilmektedir. Erkeklere göre kadınlarda yaklaşık 4 kat daha fazla görülmektedir” ifadelerini kullandı.
Kara, bu durumun başlıca nedenleri arasında hormonal etkiler ve kadınlarda daha sık görülen otoimmün tiroit hastalıklarının bulunduğunu belirtti.
BELİRTİ VERMEDEN YILLARCA BÜYÜYEBİLİYOR
Tiroit nodülleri çoğu zaman uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerliyor. Ancak büyüdüklerinde boyunda şişlik, boğazda baskı hissi, yutma güçlüğü, nefes darlığı ve ses kısıklığı gibi sorunlara yol açabiliyor.
Bazı nodüller aşırı hormon salgılayarak çarpıntı, kilo kaybı, terleme ve sinirlilik gibi şikayetlere neden olurken, hızlı büyüyen ve sert yapılı nodüllerin kanser açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
35 YAŞINDAN SONRA KONTROL ÖNERİSİ
Erken tanının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Melih Kara, özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Kara, “Şikâyeti olmayan bireylerde bile özellikle 35 yaş sonrası en az bir kez tiroit muayenesi ve ultrason değerlendirmesi faydalı olabilmektedir” uyarısında bulundu.
AMELİYAT YERİNE ABLASYON DÖNEMİ
Günümüzde her iyi huylu tiroit nodülünde ameliyat gerekmiyor. Küçük ve düşük riskli nodüller takip edilirken, büyüyerek baskı oluşturan nodüllerde ablasyon yöntemleri öne çıkıyor.
Prof. Dr. Melih Kara, “Tiroit ablasyonu özellikle iyi huylu olduğu biyopsiyle kanıtlanmış ancak büyümeye devam ederek baskı ya da kozmetik sorun oluşturan nodüllerde tercih edilmektedir. Ayrıca, cerrahi için riskli veya ameliyat istemeyen hastalarda da önemli bir alternatiftir” dedi.
HORMON İLACI İHTİYACINI AZALTABİLİYOR
Ablasyon yönteminin en önemli avantajlarından biri, sağlıklı tiroit dokusunun korunabilmesi. Böylece birçok hastada hormon üretimi devam ederken, ömür boyu ilaç kullanma ihtiyacı azalabiliyor.
Kara, “Böylece ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacı azalabilmekte veya tamamen ortadan kalkabilmektedir. Boyunda hiçbir kesi izinin olmaması, genel anestezi gerektirmemesi ve iyileşme süresinin kısa olması da yöntemin önemli faydalarını oluşturmaktadır” diye konuştu.
AYNI GÜN TABURCU OLMAK MÜMKÜN
Ultrason eşliğinde ve lokal anestezi altında uygulanan ablasyon işlemi ortalama 20 ila 45 dakika sürüyor. Hastalar çoğu zaman aynı gün evlerine dönebiliyor ve kısa sürede günlük yaşamlarına geri dönebiliyor.