EKONOMİ

Küresel ekonomiye Hürmüz darbesi: 100 dolarlık petrolün faturası yarım trilyon doları aşabilir

Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar ve küresel petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, dünya ekonomisini büyük bir enflasyon şokunun eşiğine getirdi. Petrol fiyatlarının bir yıl boyunca 100 dolar bandında kalması halinde, küresel gayrisafi yurt içi hasıladan 500 milyar dolarlık bir silinme yaşanabileceği hesaplanıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı operasyonlar ve karşılıklı misillemeler üçüncü haftasına girerken, krizin ekonomik faturası ağırlaşıyor. Dünyanın en kritik enerji rotası olan Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi geçişlerinin durma noktasına gelmesi, küresel tedarik zincirlerini ve enflasyon hedeflerini doğrudan tehdit eden bir enerji krizini tetikledi.

TARİHİN EN BÜYÜK ARZ KESİNTİSİ KAPIDA

Günlük yaklaşık 20 milyon varil ile dünya petrol talebinin yüzde 20'sinin taşındığı bu stratejik rotadaki tıkanıklık, küresel piyasaları alarma geçirdi. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Körfez'deki tedarikin azalmasıyla günde yaklaşık 10 milyon varil petrolün devre dışı kalması bekleniyor. Bu tablo, dünya petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisi potansiyelini taşıyor. Kriz öncesi 27 Şubat'ta 73 dolar seviyesinde olan Brent petrolün varil fiyatı, çatışmaların şiddetlenmesiyle kısa sürede 114 dolara kadar fırladı. Dalgalı bir seyir izleyen fiyatlar halihazırda 100 dolar sınırında konumlanıyor.

YARIM TRİLYON DOLARLIK KRİZ SENARYOSU

Enerji maliyetlerindeki bu sert yükseliş, enflasyonu dizginlemeye çalışan ülkeler için en büyük risk konumunda. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in hazırladığı analiz, krizin kalıcı hale gelmesinin bedelini net bir şekilde ortaya koyuyor. Fitch Başekonomisti Brian Coulton'ın projeksiyonlarına göre, petrol fiyatlarındaki artışın kısa süreli olması halinde küresel ekonominin bu yıl yüzde 2,6 oranında istikrarlı büyümesi bekleniyor. Ancak fiyatların bir tam yıl boyunca 100 dolar seviyesinde asılı kaldığı olumsuz senaryoda, küresel büyümenin yarım puan eriyeceği ve dünya ekonomisinin 500 milyar dolarlık devasa bir kayba uğrayacağı öngörülüyor. Piyasada çatışma öncesi bir arz fazlası bulunduğunu hatırlatan analizler, boğazın yeniden açılmasıyla fiyatların hızla geri çekilebileceğine de işaret ediyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ KENDİ BÜTÇELERİNDEN VURULUYOR

Küresel maliyet artışlarının yanı sıra, doğrudan Körfez bölgesindeki enerji üreticileri de kapalı boğaz nedeniyle ağır bir ekonomik bedel ödüyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine yönelik saldırılar sonrası üretimi durduran Katar'ın sadece bir aylık ihracat kesintisinden doğan finansal kaybının en az 4 milyar doları bulması bekleniyor. Durumun en kritik olduğu ülke ise ekonomisi tamamen petrole bağımlı olan Irak. Bütçe gelirlerinin yüzde 90'ını doğrudan Basra ve Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı petrol ihracatından sağlayan Bağdat yönetimi, sevkiyatın uzun süre durması halinde bütçenin yarısını oluşturan memur ve emekli maaşlarını ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalıyor.