LojiDer iş birliği ve PRAGMA Araştırma ve Danışmanlık metodolojik desteğiyle hazırlanan Türkiye Lojistik Etkinlik Endeksi 2025 sonuçları açıklandı. Araştırma, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 231 lojistik firmasıyla Şubat-Mart 2025 döneminde gerçekleştirilen kantitatif saha çalışmasına dayanıyor. Çalışma, sektörün mevcut performans haritasını ortaya koyuyor.
Endeks; operasyonel süreçler, kapasite kullanımı, maliyet yapısı, risk yönetimi, sürdürülebilirlik, insan kaynağı ve düzenleyici çerçeve olmak üzere yedi temel boyutta sektörü kapsamlı biçimde ölçtü.
OPERASYONEL SÜREÇLERDE GÜÇLÜ PERFORMANS
Bulgular, lojistik sektörünün en güçlü alanının süreç verimliliği olduğunu gösterdi. Operasyonel kabiliyetler yüksek seviyede ölçülürken, altyapı genel olarak güçlü değerlendirildi.
Ancak demiryolu altyapısı “kritik zayıf halka” olarak öne çıktı. Bu alanın, sektörün bütüncül verimliliğini sınırlayan temel unsurlardan biri olduğu belirtildi.
EN KRİTİK ZAYIFLIK: RİSK YÖNETİMİ
Endekste en düşük performans alanlarından biri risk yönetimi oldu. Uzman değerlendirmelerine göre sektörün sürdürülebilir büyümesini sınırlayan temel unsur, yapısal dayanıklılık eksikliği ve risklere karşı yeterli hazırlığın bulunmaması.
Yasal düzenlemeler ve bürokratik süreçler de verimlilik üzerinde baskı oluşturan başlıca faktörler arasında yer aldı. Sistemsel dayanıklılığın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE FARKINDALIK VAR, UYGULAMA SINIRLI
Araştırma, firmalarda sürdürülebilirlik konusunda farkındalığın oluştuğunu ancak uygulama düzeyinin henüz sınırlı kaldığını ortaya koydu. Çevresel ve sosyal kriterlerin stratejik entegrasyonunun istenen seviyeye ulaşmadığı belirlendi.
Sektör temsilcileri sürdürülebilirlik yatırımlarını sabit tutarken, kaynaklarını daha çok verimlilik odaklı alanlara yönlendiriyor.
MALİYETLER ARTTI, KARLILIK GERİLEDİ
Endeksin “Şirketlerin Lojistik Analizi” bölümü, sektörün içinden geçtiği zorlu ekonomik tabloyu da ortaya koydu. Son bir yılda firmalar ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Aynı dönemde maliyetler yüzde 18 artarken, kârlılık oranlarında yüzde 11’lik düşüş yaşandı. Taşıma hacimleri ise genel olarak yatay seyretti ve yüzde 1’lik düşüş eğilimi gösterdi.
Buna karşın dağıtım ağı (yüzde 4), tesis sayısı (yüzde 5), coğrafi hizmet alanı (yüzde 7) ve çalışan sayısı (yüzde 4) gibi operasyonel göstergelerde sınırlı da olsa büyüme kaydedildi.
KAR MARJI DARALDI AMA TEKNOLOJİ YATIRIMI ARTTI
Daralan kâr marjlarına rağmen firmaların gelecek odaklı adımlar atmayı sürdürdüğü görüldü. Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri, kârlılıktaki düşüşe rağmen teknoloji altyapı yatırımlarının yüzde 12 oranında artması oldu.
Bu tablo, sektörün verimlilik artışı ve rekabet gücünü koruma amacıyla teknolojiye öncelik verdiğini ortaya koyuyor.
REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK İKİ UNSUR: TEKNOLOJİ VE İNSAN KAYNAĞI
Araştırma Koordinatörü ve Beykoz Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ezgi Uzel Aydınocak, endeks sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde sektör performansının en güçlü belirleyicisinin süreç verimliliği olduğunu belirtti.
Aydınocak, sürdürülebilir büyüme için risk yönetimi kapasitesinin, insan kaynağı niteliğinin ve teknoloji kullanımının daha sistematik biçimde güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Endeksin, sektörün güçlü ve gelişime açık alanlarını ortaya koyarak firmalar ve paydaşlar için stratejik karar süreçlerine referans niteliği taşıdığı ifade edildi.
Genel tabloya bakıldığında, Türkiye lojistik sektöründe operasyonel verimlilik güçlü seyrini korurken; sürdürülebilir ve dayanıklı büyüme için risk yönetimi, regülasyon uyumu ve sistemsel güçlenme başlıklarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alması gerektiği görülüyor.