İstanbul’un 1887’den günümüze uzanan en köklü gastronomi duraklarından Hacı Abdullah Lokantası, Anadolu’nun derin mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası ölçekte yaşatma misyonuna bir yenisini daha ekledi. Sadece bir restoran değil, Türk mutfak kültürünü kayıt altına alan bir "hafıza noktası" olarak konumlanan asırlık çınar, düzenlediği özel davetle UNESCO vizyonundaki Safranbolu mutfağının özgün lezzetlerini gastronomi dünyasının önde gelen isimleriyle buluşturdu.

ASIRLIK LEZZETLER ULUSAL VİTRİNE TAŞINIYOR

Her ay gerçekleştirdiği iki büyük gastronomi etkinliğiyle mutfak mirasına sahip çıkan Hacı Abdullah Lokantası, bu etkinliklerin ilkinde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tatları şefler, gurmeler ve basın mensuplarıyla buluşturuyor. Serinin ikinci ayağında ise Anadolu’nun farklı yörelerine ait lokal değerler titizlikle hazırlanarak, bu zenginliğin sadece kendi bölgelerinde sıkışıp kalmaması, ulusal bir farkındalığa dönüşmesi hedefleniyor. Bu kapsamda düzenlenen Safranbolu temalı gece, yerel yönetimlerden iş dünyasına kadar geniş bir profili aynı masanın etrafında topladı.

1779266309 Bas N 1

SİYASET, İŞ VE GASTRONOMİ DÜNYASI AYNI SOFRADA

Hacı Abdullah Lokantası ortaklarından Fahri Akcan ve Marka Yönetmeni Mesut Solak’ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; Düzce Belediye Başkanı ve eski Bakan Faruk Özlü, İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, Karabüklü iş insanı Cemal Gökçöl, Bolu Hanzade Restaurant sahibi Mustafa Ak ve İstanbul Karabüklüler Dernek Başkanı Sabriye Duysak katıldı. Gastronomi ve medya dünyasından ise Şef Recep İncecik, Kabuk Koop Başkanı Melahat Bayram, TGRT Yemek Yazarı Talip Bayram, Favori Lezzetler’den Tuncay ve Esra Tapan, Safranbolu Kahve Müzesi Kurucusu Semih Yıldırım ile “Dünyanın Lezzetleri” programı sunucusu Yağmur Zeynep Toprak gibi isimler bu lezzet deneyimine şahitlik etti.

MODERN DEĞİL, ÖZGÜN REÇETELERLE

Gecenin menüsü oluşturulurken, günümüz gastronomi dünyasındaki modern ve füzyon yaklaşımlardan tamamen uzak duruldu. Safranbolu mutfağının asırlık karakteri, tamamen özgün ve geleneksel reçetelerine sadık kalınarak tabaklara yansıtıldı.

1779266306 Bas N 4

Göçe çorbası ile başlayan, mantının Anadolu’daki en özel yorumlarından Peruhi ile devam eden ve coğrafyanın karakterini yansıtan etli keşkek ile taçlanan seçki, geleneksel tatlımız zerde ile son buldu. Menü, davetlilerden tam not alırken, Anadolu’nun yavaş yavaş kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan mutfak hafızasının korunması gerektiğinin de bir kez daha altını çizdi.

Hacı Abdullah Lokantası Ortağı ve Genel Müdürü Turgut Gülen, gecede yaptığı değerlendirmede Türk mutfağının yalnızca tariflerden değil, kültürel aktarımın sürekliliğinden beslendiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Biz sadece eski bir lokanta değil, artık Türk yemek tarihi için bir hafızayız. Ahilik geleneğiyle bugüne kadar gelmiş bir değeriz. Bu da bize ciddi bir sorumluluk yüklüyor. Türk mutfağının gelişmesi ve tanıtılması adına her ay farklı projelere imza atıyoruz. Bu gece de Safranbolu yemeklerini sınırlı sayıdaki konuklarımızla birlikte tattık ve değerlendirdik. Ayrıca çok yakında 138 yıllık geçmişimizi anlatan bir kitap çalışmasına başlayacağız. Dünyanın en önemli mutfaklarından biri olduğuna inandığımız Türk mutfağını hak ettiği yere taşımak için tarihi sorumluluğumuzla çalışmaya devam edeceğiz."

1779266306 Bas N 3

Hacı Abdullah Lokantası Marka Yönetmeni Mesut Solak ise özellikle genç kuşakların geleneksel mutfakla yeniden bağ kurmasının önemine dikkat çekerek: "Burası bir miras. Bizler de bu mirası yaşatmak ve sadece bilenlere değil, özellikle genç nesillere tanıtmak için çalışmalar yürütüyoruz. Düzenlediğimiz tadım geceleri bu açıdan büyük önem taşıyor. Daha önce Hacı Abdullah’a gelmemiş ya da ‘Ben ev yemeklerini dışarıda tercih etmem’ diyen insanlara da kültürümüzü anlatmak ve tattırmak istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Özlem Gürpınarlı Güneş