EKONOMİ

Trump neden yüzde 15’lik "acil durum" vergisi getirdi? ABD ekonomisinde büyük çelişki

Trump’ın gümrük vergisi hamlesi bir ekonomik kurtuluş reçetesi mi, yoksa küresel ticareti kilitleyecek hukuki bir kördüğüm mü? Doların dengelendiği bir dönemde ilan edilen bu "acil durum" gerçek bir krizin habercisi mi, yoksa siyasi bir koz mu?

Küresel ticaret sistemi, ABD Başkanı Donald Trump ile yargı organları arasında patlak veren tarihi bir "bilek güreşi" nedeniyle öngörülemez bir sürece girdi. Haftaya Japonya’dan gelen 36 milyar dolarlık yatırım taahhüdü ve Endonezya ile imzalanan pazar açılımı anlaşmalarıyla "zafer" edasıyla başlayan Beyaz Saray, haftanın sonunda Yüksek Mahkeme’nin sert kararıyla sarsıldı. Mahkeme, Başkan Trump’ın gümrük vergilerini dayandırdığı 1977 tarihli yasayı anayasal olarak yasa dışı bulsa da, yönetim bu karardan saatler sonra gümrük tarifelerini farklı bir yasal kılıfa büründürerek yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkardı. Bu hamle, Temmuz 2025’te İskoçya’da sağlanan transatlantik uzlaşmayı da sarsmış durumda.

AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN SERT UYARI: "ANLAŞMA ANLAŞMADIR!"

AB Komisyonu, Trump’ın yüzde 15’lik küresel tarife ilanı sonrası yaptığı açıklamada, ABD’den tam bir açıklık ve dürüstlük talep etti. Brüksel, mevcut durumun AB-ABD Ortak Bildirisi'nde yer alan "adil ve dengeli" ticaret hedefleriyle uyuşmadığını belirterek, "Anlaşma anlaşmadır; ABD taahhütlerine sadık kalmalı" çıkışını yaptı. Temmuz 2025’te İskoçya’daki Turnberry golf sahasında varılan mutabakata göre, AB ürünlerine uygulanacak tarife oranı netleşmiş ve AB de karşılığında ABD ürünlerine vergi uygulamamayı kabul etmişti. Brüksel şimdi, ABD’nin en büyük ticaret ortağına karşı bu sınırları aşmamasını ve hukuki güvence sağlamasını bekliyor.

TRUMP’IN KULLANDIĞI YENİ TİCARET YASASI NELERİ KAPSIYOR VE SINIRLARI NE?

Yüksek Mahkeme engelini aşmak isteyen Trump, ABD tarihinde ilk kez 1974 Ticaret Yasası’nın 122. maddesini devreye soktu. Bu özel madde, başkana "büyük ve ciddi ödemeler dengesi açıklarını" gidermek amacıyla yüzde 15'e kadar gümrük vergisi uygulama yetkisi veriyor. Ancak bu yetki oldukça kısıtlı; Kongre onayı alınmadığı takdirde bu vergiler yalnızca 150 gün boyunca yürürlükte kalabiliyor. Beyaz Saray; et, domates, gübre ve havacılık ürünleri gibi ABD'de üretilemeyen bazı stratejik ürünleri bu vergiden muaf tutacağını açıklasa da, uzmanlar bu yeni hukuki yolun da kısa sürede mahkemelik olacağını öngörüyor.

ABD EKONOMİSİ GERÇEKTEN BİR ÖDEMELER DENGESİ KRİZİNDE Mİ?

Trump yönetiminin vergiler için öne sürdüğü "acil kriz" gerekçesi, makroekonomik veriler ve piyasa gerçekleriyle derin bir çelişki içerisinde seyrediyor. Dolar Endeksi (DXY), geçtiğimiz yılın zirvelerinden uzaklaşarak 97,45 seviyelerinde oldukça sağlıklı bir bantta dengelenmişken, uzmanlar ABD ekonomisinin iddia edildiği gibi bir kriz içinde olmadığını vurguluyor. Doların bu dirençli ve sakin duruşu, IMF’den Gita Gopinath gibi isimlerin "temel bir sorun yok" uyarılarını haklı çıkarırken, tarife hamlesini ekonomik bir zorunluluktan ziyade siyasi bir koz haline getiriyor. Nitekim anketler, Amerikan halkının yüzde 64’ünün bu stratejiye karşı olduğunu gösteriyor.

ASYA ÜLKELERİ TRUMP İLE YAPTIKLARI ANLAŞMALARDA HATA MI YAPTI?

Yüksek Mahkeme’nin kararı, özellikle ağır vergi tehditleri altında Washington ile masaya oturan Asya ekonomilerinde büyük bir paniğe yol açtı. Japonya yüzde 35, Endonezya ise yüzde 32 gibi yıkıcı vergi oranlarıyla karşı karşıya kalarak; gümrük duvarlarını indirmek ve ulusal egemenliği tartışmaya açan kritik mineral tedariki gibi konularda zorlu tavizler vermişti. Mahkemenin Trump'ın elindeki "vergi sopasını" zayıflatmasıyla birlikte, bu tavizleri veren hükümetler kendi ülkelerinde siyasi baskı altına girdi. Malezya ve Endonezya gibi ülkeler, henüz onaylanmayan bu anlaşmaları kendi çıkarları doğrultusunda yeniden müzakere edebileceklerinin sinyallerini vermeye başladı.

KÜRESEL TİCARET SAVAŞINDA YENİ BİR ENFLASYON DALGASI MI BAŞLIYOR?

Trump’ın mahkeme kararını baypas ederek getirdiği yüzde 15’lik yeni küresel tarife, dünya ekonomisi için tam bir şok dalgası niteliği taşıyor. Çin, "ticaret savaşının kazananı olmaz" diyerek Washington’u korumacılıktan vazgeçmeye çağırırken, Hindistan yaşanan belirsizlik nedeniyle ticaret heyeti ziyaretini askıya aldı. Doların geçen yıla oranla daha makul bir seviyede olması normal şartlarda ithalat maliyetlerini düşürmeliydi; ancak bu yeni ek vergiler doğal dengelenmeyi bozarak tüketicinin üzerine doğrudan bir enflasyon yükü bindiriyor. Trump ise 900 milyar doları aşan ticaret açığını dengelemek için bu vergilerin şart olduğunu savunmaya devam ediyor.