Türkiye imalat sektörünün en büyük pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, 2025 yılını yavaşlama sinyalleriyle kapattı. Kasım ayında 52,4 seviyesinde olan endeks, Aralık ayında 51,6 puana gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesine indi. Eşik değer olan 50’nin üzerinde kalarak iyileşme eğilimini üst üste ikinci yılına taşıyan endeks, buna rağmen talep koşullarındaki güçlenme ivmesinin zayıfladığını ortaya koydu. Bu tablo, ihracat pazarlarında büyümenin sürdüğünü ancak hız kestiğini gösteriyor.
ORTA DOĞU İHRACATIN PARLAYAN YILDIZI OLDU
2025 yılının son ayında Türk ihracatçısı için en güçlü talep kaynağı Orta Doğu pazarı olmaya devam etti. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt ekonomilerinde aktivite güçlü bir genişleme sergilerken, Mısır ve Lübnan’da da üretim artışları kaydedildi. Bölge genelindeki bu olumlu hava, Türk imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 7'sini gerçekleştirdiği bu coğrafyada moralleri yükseltti. Orta Doğu ülkeleri arasında Aralık ayında daralma yaşayan tek istisna ise Katar oldu.
AVRUPA’DA BELİRSİZLİK HAKİM ABD PAZARI HIZ KESTİ
Türk imalat sektörünün en büyük ikinci pazarı konumundaki ABD’de büyüme eğilimi devam etse de, ekonomik aktivite Nisan 2025’ten bu yana en düşük hıza geriledi. Avrupa tarafında ise çok daha karmaşık ve parçalı bir görünüm ortaya çıktı. Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya'da üretimde ılımlı artışlar gözlenirken, Fransa ve Hollanda pazarları yılı daralma ile kapattı. Avrupa’nın öne çıkan ve ihracatçıya güven veren tek ülkesi, yılı güçlü bir ivmeyle tamamlayan İspanya oldu.
ASYA’DA TAYLAND RÜZGARI MEKSİKA’DA SERT DÜŞÜŞ
Küresel ölçekte en belirgin üretim artışı Tayland’da gerçekleşirken, Hindistan ve Singapur gibi Asya ekonomileri de güçlü büyüme performanslarıyla dikkat çekti. Madalyonun öteki yüzünde ise en sert daralma Meksika’da yaşandı. Yıl boyunca devam eden düşüş eğilimi Aralık ayında da sürerken; Kanada, Romanya ve Güney Afrika da talep koşullarının zayıfladığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, büyümenin bölgesel olarak ayrıştığı bu tablo karşısında ihracatçıların 2026 yılında daha dengeli bir küresel piyasa beklediğini ifade ediyor.