Dünya genelinde yapılan tüm araştırmaları kapsayan en kapsamlı akademik inceleme, iki yaşın altındaki bebeklerin ekran süresi ile uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesi kayıpları arasında ciddi bir bağ olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu kritik dönemdeki ekran kullanımının geniş çaplı gelişimsel bozukluklara yol açabileceği uyarısında bulunarak akıllı telefon, tablet ve diğer dijital cihazların bebekler üzerindeki risklerinin acilen soruşturulmasını talep ediyor.
Mevcut dijital politikaların ve yasal düzenlemelerin daha çok gençlerin internet alışkanlıklarına ve sosyal medya yasaklarına odaklandığını belirten araştırmacılar, ekran kullanımının günlük ebeveynlik pratiklerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bu dönemde politikalarda bir "bebek kör noktası" (baby blind spot) oluştuğunu vurguluyor.
"EBEVEYNLER FARKINDA OLMADAN SAĞLIKSIZ ALIŞKANLIKLAR ÖĞRETİYOR"
The Guardian’da yayımlanan habere göre; araştırmanın eş başkanlığını yürüten Leeds Üniversitesi Medya ve İletişim Kıdemli Öğretim Üyesi Rafe Clayton, ebeveynlerin kendi ekran kullanımı konusunda yeterli rehberlikten mahrum olduğunu ifade etti. Clayton, "Ebeveynler, farkında olmadan çocuklarına ve bebeklerine ekran cihazlarıyla sağlıksız ilişkiler kurmayı ve kötü alışkanlıklar geliştirmeyi öğretiyor. Bu durumun mutlak surette değişmesi gerekiyor" diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Birleşik Krallık'taki dört farklı üniversiteden (Leeds, Leeds Trinity, Loughborough ve Aston) bilim insanlarının oluşturduğu "Dijital Cihaz Sürükleyici Koşulları Eylem Ekibi" tarafından gerçekleştirilen bu kapsamlı inceleme, hükümetin beş yaş altı çocuklar için kısa süre önce yayımladığı resmi ekran süresi kılavuzunu yeniden gözden geçirmesini talep ediyor.
BEBEKLİK DÖNEMİNDEKİ EKRAN KULLANIMININ GİZLİ TEHLİKELERİ
Çalışma, bebeklik döneminde ekrana maruz kalmanın getirdiği potansiyel zararları gözler önüne seriyor. Rapora göre ekran başında geçirilen zaman; ebeveynler ve bakıcılarla bağ kurma fırsatlarını azaltıyor, akranlarla fiziksel oyun süresini kısıtlıyor ve dil gelişimini ciddi şekilde baltalıyor.
Bunun yanı sıra, çok genç yaşta başlayan ekran kullanımının aşırı uyarılmaya, uyku bozukluklarına, göz sağlığı problemlerine ve çocukluk çağı obezitesine zemin hazırladığı belirtiliyor. En dikkat çekici endişelerden biri ise bebeklerin sakinleşmek ve teselli bulmak için ebeveynleri yerine dijital cihazlara yönelmeye başlaması olarak öne çıkıyor.
Araştırma heyeti yayımladığı ortak bildiride şu ifadelere yer verdi:
"2 yaş altındaki hiçbir çocuğun düzenli ve kasıtlı olarak ekran süresine maruz kalmaması gerekir. Pasif maruz kalma toplumsal olarak kaçınılmaz olsa da, çocuğa bilerek ekran izletmek hiçbir anlamlı fayda sağlamadığı gibi riskleri katlamaktadır."
KILAVUZLARDAKİ "EĞİTİCİ EKRAN" İBARESİ RİSK BARINDIRIYOR
Araştırma ekibi, mevcut resmi kılavuzlarda yer alan ve iki yaş altı için "birlikte öğrenme, iletişim kurma veya engelli çocukların gelişimi" amacıyla ortak ekran kullanımını meşrulaştıran maddelerin tehlikeli olduğunu savunuyor. Bu tür ifadelerin ebeveynler tarafından "güvenli" veya "teşvik edici" olarak yanlış yorumlanabileceği ve hâlihazırda gelişimsel risk altında olan çocuklarda izolasyon davranışlarını derinleştirebileceği belirtiliyor.
Leeds Trinity Üniversitesi Aile ve Kültürel Dinamikler Profesörü Carmen Clayton, "Hükümet, sorunlu ekran kullanımı konusunda ailelerle nasıl daha iyi iletişim kurabileceğini düşünmelidir. Bunu yaparken, ebeveynlerin bu konularda açık konuşurken hissettikleri yargılanma korkusuna karşı da hassas olunmalıdır" dedi.
TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE VE HÜKÜMETE SORUMLULUK ÇAĞRISI
Eski Muhafazakar Bakan ve 1,001 Kritik Gün Vakfı Kurucusu Andrea Leadsom, bu araştırmanın küresel bir uyanış çağrısı olduğunu belirtti:
"Kanıtlar, ekranların bebekler için çok sınırlı fayda sağladığını ve insan gelişiminin en önemli dönemi olan ilk 1,001 günde ciddi riskler taşıdığını gösteriyor."
Leadsom, ebeveynlerin yaratmadıkları bir problem yüzünden suçlanmaması gerektiğini, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması gerektiğini ifade etti:
"Ebeveynlere, bilimsel kanıtlar aksini gösterirken 'bebekler için uygundur' şeklinde etiketlenmiş veya pazarlanan içerikler sunulmamalıdır."
İngiltere Çocuk Komiseri Rachel de Souza ise mevcut hükümet kılavuzunun ebeveyn iradesinin yerine geçmeyi değil, onu desteklemeyi amaçladığını savundu. De Souza, iki yaş altı için ekran süresinden kaçınma tavsiyesinin net olduğunu, ancak akrabalarla görüntülü konuşma gibi sınırlı durumlardaki hayatın gerçeklerinin de göz önünde bulundurulduğunu belirtti. Eğitim Bakanlığı sözcüsü ise beş yaş altı ebeveynlere yönelik hazırlanan kılavuzun aileler için net ve güvenilir bir destek sunduğunu ifade ederek mevcut politikayı savundu.