YAŞAM

"Yapma" dediler yaptı! Damat, kayınpederinin hayatını kurtardı!

Uzun yıllardır siroz hastalığıyla mücadele eden Talip Uzun’un sağlık durumunun giderek ağırlaşması üzerine, tek çarenin organ nakli olduğu belirlendi. Aile içinde başlatılan gönüllü verici arayışında yapılan testler sonucunda uygun donör bulunamadı. Yapılan incelemeler sonucu, karaciğerini gönüllü olarak bağışlamak isteyen damat Şükrü Uzun'un uygun donör olduğu belirlendi.

Loading...

Uzun yıllardır siroz hastalığıyla savaşan Talip Uzun'un tek çaresi olarak doktorlar organ naklini önerdi. Ulusal organ nakli bekleme listesine alınan Uzun için aile içinde donör arayışı başladı. Damat Şükrü Uzun'un gönüllü olması ve yapılan testlerin olumlu sonuçlanması üzerine aile bağları kan bağının ötesine geçti.

İstanbul'da yapılan operasyonda gerçekleştirilen naklin ardından Uzun ailesi, aynı karaciğeri paylaşarak "canciğer" olmanın anlamını kelimenin tam anlamıyla yaşadı.

Aynı çatı altında başlayan aile bağları, bu kez bir ameliyathane kapısında daha da güçlendi. Şükrü Uzun’un gönüllü kararı, yalnızca kayınpederine yeni bir yaşam kapısı açmakla kalmadı; organ bağışının, akrabalık tanımlarını aşan insani bir sorumluluk olduğunu da gösterdi.

Uzun ailesinin yaşadığı bu süreç, organ bağışının toplumsal farkındalıkla birleştiğinde nasıl kalıcı bir iyiliğe dönüştüğünü ve fedakarlığın aile bağlarını kanın ötesine taşıyarak bir hayatı yeniden kurabildiğini sessiz ama güçlü bir tanıklıkla anlatıyor.

"HERKES BİR ŞEY SÖYLEDİ AMA BEN KARAR VERDİM"

Şükrü ve Talip Uzun ile ameliyatı gerçekleştiren ekibin başında bulunan Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, sürece damat Uzun'un bir an olsun düşünmeden donör olmak için başvurduğunu söyledi.

Ameliyat sürecinde biraz korktuğunu fakat sürecin başarıyla tamamlandığını belirten Uzun, "Aileden nakil için uyumlu kişi çıkmayınca ben vermeye karar verdim. Tabii ki biraz korktuk ama çok şükür her şey güzel geçti; şimdi ikimiz de iyiyiz, mutluyuz. Sürecimiz iyi gidiyor. Sağlığımıza yavaş yavaş kavuşuyoruz. Kayınpederime karaciğerimi verdim, bu süreçte eşim, eşimin ailesi ve benim ailem hep destek oldu. Ama genelde insanlar 'tekrar tekrar düşün' dediler. Herkes bir şey söyledi ama ben karar verdim, onlar gibi düşünmedim. Sonuçta bir can kurtardık." dedi.

3 AYLIK RAPORU İŞ YERİ KABUL ETMEDİ

Ameliyat sürecinin ardından 3 aylık bir sağlık raporu aldığını söyleyen Uzun, rapor süresini iş yerinin kabul etmediğini anlattı. Uzun yıllar emek verdiği iş yerinin bu tepkisinin kendisini üzdüğünü dile getirerek, "Organ naklinin ardından iş yerini aradım ve 3 aylık rapor aldığımı söyledim. İş yeri 3 ay bekleyemeyeceklerini söyledi. Ondan sonra beni iş yerinden çıkardılar. 5-6 senelik bir çalışandım. Olsun, biz sonuçta bir hayat kurtardık, can olduk. Ben de üzerinde fazla durmadım. Sağlık olsun. Çok şükür. Sonuçta ömrümüzün sonu değil." ifadelerini kullandı.

Uzun, iş yerinin ameliyatın ardından kendisini aradığını ve geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini, iş için tekrar görüşeceklerini söyledi.

"BEN ONA KIZIMI VERDİM, O BANA KARACİĞERİNİ"

Damadından aldığı karaciğer parçasıyla hayata yeniden tutunan Talip Uzun da yaşadığı hastalık sürecini anlattı. Uzun, yıllardır siroz hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, "Aileden birkaç tane daha vericimiz vardı ama uyumlu olmadı. Allah razı olsun kendisinden. Bana karaciğerini verdi, onun sayesinde sağlığıma kavuştum. Zaten bir aileydik, şimdi daha büyük bir aile olduk. O benim ciğerimin yarısı oldu. Ben ona kızımı verdim, o bana karaciğerini." sözleriyle mutluluğunu paylaştı.

Organ nakli konusunda da çağrıda bulunan Uzun şunları söyledi:

"Çaresizdim. Benim gibi binlerce karaciğer siroz hastası olup da ölümü bekleyen hasta var. Organ nakli hayat kurtarır. O yüzden herkesi organ nakline davet ediyorum."

"BİZ BUNA KARAR VEREMİYORUZ, AİLE MECLİSİ KARAR VERİYOR"

İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Dinçkan da damat ve kayınpeder arasındaki organ naklinin güzel bir örnek teşkil ettiğini belirtti.

Dinçkan, Uzun'un nakil haricinde iyileşmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, ameliyat sürecine ilişkin şunları kaydetti:

"Talip Bey uzun zamandır kronik karaciğer hastasıydı. Hastalığı detaylı olarak incelendi ve kendisine nakil zamanının geldiği ifade edildi; ulusal bekleme listesine kaydı yaptırıldı. Ardından gönüllü canlı bağışçı gündeme geldi. Biz buna karar veremiyoruz; aile meclisi karar veriyor. Organ verebilecek kişinin kan grubunun A veya 0 olması ve sağlıklı olması yeterliydi."

Aileden uygun bağışçı bulunmamasının ardından damadın gönüllü bir şekilde bağışçı olmak için başvurduğunu anlatan Uzun, "Ardından damadın tıbbi tahlilleri yapıldı; karaciğer kapasitesi, damar yapısı gibi. Zaten kendisi genç, 29 yaşında. Uygun bulundu ve karaciğer nakli gerçekleşti." ifadelerini kullandı.