EKONOMİ

Yastık altı altın 1 trilyona yaklaştı: Rekor artış dezenflasyon sürecini yavaşlatıyor

Reuters’ın analizine göre Türkiye’nin toplam altın stoku 760 milyar dolara ulaşarak GSYH’nin yüzde 48,5’ine dayandı. Ocak ayındaki rekor yükselişle sadece bir ayda 80 milyar dolarlık servet artışı yaşanırken, bu durumun otomobil ve konut talebini körükleyerek enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırdığı vurgulanıyor.

Reuters tarafından hazırlanan kapsamlı bir analiz, Türkiye’deki toplam altın stokunun devasa boyutlara ulaşarak ülke ekonomisi üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koydu. Analiz verilerine göre, Türkiye’nin toplam altın varlığı 1,565 milyar dolarlık nominal GSYH’nin yüzde 48,5’ine tekabül eden 760 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. Bu devasa stokun 600 milyar dolar gibi büyük bir kısmının "yastık altı" olarak tabir edilen fiziksel birikimlerden oluştuğu kaydedilirken; bankacılık sistemindeki altın mevduatları ile Merkez Bankası rezervlerinin her birinin 80 milyar dolar seviyesinde bulunduğu bildirildi.

OCAK AYINDA 80 MİLYAR DOLARLIK SERVET ARTIŞI

Küresel piyasalarda altın fiyatlarının Ocak ayında dolar bazında yüzde 25 artış göstererek tarihi zirvesini yenilemesi, Türkiye’deki altın sahipleri üzerinde doğrudan bir "servet etkisi" yarattı. Bu artış sonucunda Türkiye’deki toplam altın varlığı sadece bir ayda 80 milyar dolar değer kazandı. Son bir yılda altın fiyatlarındaki artışın yüzde 80’i bulduğu, son iki yıllık süreçteki yükselişin ise yüzde 150’ye yaklaştığı ifade edildi. QNB Ekonomik Araştırmalar’ın verilerine göre ise son bir yılda altın stokundan elde edilen toplam kâr 311 milyar dolara ulaşarak GSYH’ye oranla yüzde 19,3 ile tarihi bir rekor kırdı.4

ALTIN KAYNAKLI SERVET ETKİSİ TÜKETİMİ TETİKLİYOR

Altın fiyatlarındaki bu keskin yükselişin sadece bir yatırım başarısı olmadığı, aynı zamanda makroekonomik dengeleri de etkilediği vurgulandı. Özellikle otomotiv ve konut sektöründeki talep artışının arkasında yatan en önemli nedenlerden biri olarak "altın kaynaklı servet etkisi" gösterildi. Merkez Bankası ve ekonomistler, bu durumun iç talebi canlı tutarak tüketim harcamalarını artırdığını, dolayısıyla dezenflasyon sürecini yavaşlattığını ve para politikasının piyasa üzerindeki kontrolünü sınırladığını belirtiyor. Kuyumcular da fiyat artışlarının ardından altın satışlarının belirgin şekilde hızlandığını teyit ediyor.

GELENEKSEL YATIRIMIN ADRESİ: TÜRKİYE'DE ALTIN SAHİPLİĞİ

Türkiye; Hindistan, Almanya ve Vietnam ile birlikte dünyada hanehalkı altın sahipliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türk halkı için altının hem güvenli bir liman hem de nesilden nesile aktarılan bir gelenek olduğu ifade edilirken, bireysel yatırımcıların bu ilgisi sokaktaki vatandaşa da yansıyor. İstanbul’da çalışan 21 yaşındaki klima teknisyeni Furkan, altına olan ilgisini şu sözlerle özetliyor:

“Bir yıldır fiziksel altına yatırım yapıyorum, ne zaman para biriktirsem parça parça alıyorum.”

EKONOMİK DENGELERDE ALTININ ROLÜ

Toplam stokun GSYH’ye oranının yüzde 49 civarında seyretmesi, Türkiye’yi servet birikimi ve iç talep dinamikleri açısından dünyada nadir görülen bir konuma yerleştiriyor. Ancak bu yüksek altın varlığı, fiyatlardaki her yükselişte tüketim harcamalarını kamçılayarak Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele adımlarını zorlaştıran bir unsur olarak değerlendiriliyor. Altın fiyatlarındaki seyrin, önümüzdeki dönemde de hem bireysel birikimler hem de genel ekonomik dengeler üzerindeki belirleyici etkisini sürdürmesi bekleniyor.