ABD Merkez Bankası (Fed), ekonomi dünyasının merakla beklediği 28-29 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının tutanaklarını yayımladı. Politika faizinin beklentiler dahilinde yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bırakıldığı son toplantının detayları, küresel piyasalarda yankı uyandıracak cinsten oldu. Tutanaklar, Fed yetkilileri arasında bir süredir rafa kaldırılan faiz artışı ihtimalinin yeniden ciddi bir şekilde değerlendirilmeye başlandığını ortaya koydu.
ENFLASYONDAKİ KATILIK VE KÜRESEL RİSKLER ENDİŞE YARATIYOR
Yayımlanan metinde, ABD ekonomisindeki genel gidişat ve enflasyonist baskılar detaylı bir şekilde ele alındı. Son göstergelerin ekonomik faaliyetin sağlam bir hızla genişlemeye devam ettiğini kanıtladığı belirtilirken, istihdam artışlarının ortalama olarak düşük seyrettiği ve işsizlik oranının son aylarda belirgin bir değişim göstermediği aktarıldı.
Enflasyonun, özellikle küresel enerji fiyatlarındaki son yükselişlerin de etkisiyle yüzde 2’lik uzun vadeli hedefin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı. Bu ekonomik görünümün yanı sıra, Orta Doğu'da yaşanan sıcak gelişmelerin ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik geleceğe dair yüksek düzeyde bir belirsizlik yarattığına dikkat çekildi. Mevcut risk tablosu nedeniyle Fed yetkililerinin neredeyse tamamı, Nisan toplantısında faizlerin mevcut seviyede korunmasını destekledi.
YETKİLİLERİN ÇOĞUNLUĞU EK SIKILAŞTIRMAYA YEŞİL IŞIK YAKTI
Piyasaları en çok hareketlendiren kısım ise geleceğe yönelik para politikası sinyalleri oldu. Tutanaklara göre, merkez bankası yetkililerinin çoğunluğu, enflasyonun kalıcı bir şekilde yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmeyi sürdürmesi durumunda politika duruşunda bir miktar daha sıkılaştırmaya, yani yeni bir faiz artışına gidilmesinin uygun olabileceği görüşünü paylaştı. Hatta bu ihtimali netleştirmek adına birçok katılımcı, karar metinlerinde yer alan ve gelecekte bir faiz indirimine (gevşeme eğilimine) işaret eden ifadelerin resmi açıklamalardan tamamen çıkarılmasını önerdi.
FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ŞARTLAR DEĞİŞTİ
Toplantıda azınlıkta kalan bazı katılımcılar, dezenflasyon sürecinin yeniden güvenli bir şekilde rayına girmesi ya da iş gücü piyasasında somut bir zayıflama görülmesi halinde faiz indiriminin gündeme gelebileceğini savundu. Risk yönetimi başlığı altında yapılan değerlendirmelerde, enflasyona yönelik yukarı yönlü, istihdama yönelik ise aşağı yönlü risklerin yüksekliğini koruduğu ifade edildi. Orta Doğu'daki çatışmaların seyri de bu noktada kilit bir rol oynuyor.
Bazı yetkililer, bölgedeki çatışmaların kısa sürede çözülmesi ve yüksek tarifeler ile enerji fiyatlarının baskısının zayıflaması durumunda bu yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yapılabileceğini belirtti. Ancak madalyonun diğer yüzünde, yüksek enerji fiyatlarının tarifelerle birleşerek enflasyonist baskıyı kalıcı hale getirmesinden ve Fed'in istihdam ile enflasyon hedefleri arasında çok daha büyük bir ikilemde kalmasından endişe ediliyor.





