Küresel finans devlerinden HSBC Global Investment Research, Türkiye ekonomisine yönelik dikkat çeken bir rapor yayımladı. Banka, 19 Mayıs 2026 tarihli son raporunda yıl sonu dolar/TL tahminini 48.0 seviyesinden 50.0'ye yükselttiğini duyurdu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) mevcut döviz politikası çerçevesinde köklü bir değişiklik yapma ihtimalinin zayıf olduğunu öngören banka, kur politikasındaki kararlı duruşun 14 Mayıs'taki basın toplantısında da teyit edildiğini hatırlattı. Finans devi, bu yukarı yönlü revizyonun arkasında makroekonomik dengeleri doğrudan etkileyen iki temel gerekçe bulunduğunu açıkladı.
ENFLASYON VE KUR ETKİLEŞİMİ TL ALEYHİNE DÖNDÜ
HSBC'nin raporunda öne çıkan ilk gerekçe, enflasyon ile döviz kuru arasındaki etkileşimin son dönemde Türk Lirası aleyhine dönmesi oldu. 2026 yılının ilk dört ayında enflasyonun yüzde 14.6 oranında kayda değer bir artış göstermesi, fiyat istikrarı üzerindeki baskıyı artırdı. TCMB'nin Beklenti Anketi verilerine göre piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi yaklaşık yüzde 29 seviyesine ulaşmış durumda.
Merkez Bankası da İkinci Çeyrek Enflasyon Raporu'nda daha önce yüzde 15 ile 21 aralığının orta noktası olarak belirlenen yüzde 18'lik yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'ya revize etti. HSBC Ekonomi Araştırmaları'nın yüzde 26.8'lik tahmini de Merkez Bankası'nın bu yeni projeksiyonuyla büyük ölçüde örtüşüyor ve enflasyonist baskının kur üzerinde yukarı yönlü bir itici güç oluşturduğunu ortaya koyuyor.
REEL EFEKTİF DÖVİZ KURUNDAKİ BASKI SÜRDÜRÜLEMEZ NOKTADA
Banka, tahminini 50.0 seviyesine çıkarmasındaki ikinci önemli neden olarak reel efektif döviz kuru üzerindeki baskıyı işaret etti. Türk Lirası, Nisan ayında aylık bazda yüzde 1.5 oranında değer kazanırken, yıl başından bu yana reel olarak yüzde 7.4 oranında güçlendi. Bu tablo, geçen yılın aynı döneminde gözlenen yatay seyirle keskin bir tezat oluşturuyor.
HSBC analistleri, mevcut ekonomik dinamiklerin bu şekilde devam etmesinin sürdürülemez göründüğünü belirtti. Raporda, Türk Lirası'ndaki bu hızlı reel değer kazancının, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin dış ticaretteki rekabet edebilirliğine yönelik tartışmaları çok daha yoğun hale getirebileceği vurgulandı.