Küresel piyasalar, Nisan ayına Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin ve bu durumun tetiklediği enerji maliyetlerindeki artışın gölgesinde girmeye hazırlanıyor. İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgeye yayılan tansiyon birinci ayını geride bırakırken, küresel ekonomi yönetimi rotasını artan enflasyonist endişelere çevirdi.
Özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik zincirinde derin sarsıntılara yol açarak petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Bu durum, merkez bankalarının "güvercin" beklentilerini rafa kaldırarak yerini daha sıkı para politikalarını işaret eden "şahin" öngörülere bırakmasına neden oldu.

FED'İN FAİZ İNDİRİM UMUTLARI YERİNİ ARTIŞ SENARYOLARINA BIRAKTI
Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de Merkez Bankası (Fed), 29 Nisan'da açıklayacağı faiz kararı öncesinde zorlu bir denklemle karşı karşıya. Orta Doğu'daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırması, Fed’in bu yıl için planladığı faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesine yol açtı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalar, bankanın Nisan ayında faizi sabit tutacağına kesin gözüyle bakarken, yıl sonuna kadar zayıf da olsa olası bir faiz artırımı ihtimali konuşulmaya başlandı. Fed Başkanı Jerome Powell, son değerlendirmesinde yükselen enerji fiyatlarının genel enflasyonu yukarı çekeceğine dikkat çekerek, ekonomik etkilerin kapsamını belirlemek için henüz erken olduğu mesajını verdi.

AVRUPA'DA ENERJİ KRİZİ FAİZ ARTIRIMINI TETİKLİYOR
Avrupa tarafında ise Orta Doğu kaynaklı gerilimler, enerji tedariki konusunda zaten hassas olan bölge ekonomilerini doğrudan vurdu. Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan enerji sorunlarına eklenen yeni kriz, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) stratejisini kökten değiştirdi.
Daha önce faizlerin sabit tutulması beklenirken, güncel veriler 30 Mart’taki toplantıda 25 baz puanlık bir artış ihtimalini yüzde 65 seviyesine çıkardı. Analistler, ECB'nin yıl boyunca üç kez 25'er baz puanlık faiz artırımına gidebileceğini tahmin ediyor. Benzer bir tablo İngiltere Merkez Bankası (BoE) için de geçerli; enflasyonun yeniden güç kazanabileceği endişesiyle BoE'nin 30 Nisan'da faiz artırımına gitme ihtimali piyasalarda yüzde 55 olarak fiyatlanıyor.

ASYA VE PASİFİK HATTINDA SIKILAŞMA ADIMLARI
Asya piyasalarında Japonya Merkez Bankası (BoJ), tarihi bir dönemece girmeye hazırlanıyor. Para piyasalarında, 28 Nisan'daki toplantıda BoJ'un politika faizini 25 baz puan artırarak yılın ilk sıkılaşma adımını atması yüzde 69 ihtimalle bekleniyor.
Güney Kore Merkez Bankası’nın 10 Nisan'daki toplantısında faizi yüzde 2,5 seviyesinde sabit tutması öngörülürken, Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ) tarafında da 8 Nisan'da herhangi bir değişim beklenmiyor. Bölge genelinde ekonomi yetkililerinin mesajları, enerji arzındaki azalmanın ne kadar süreceğine dair belirsizliğe odaklanmış durumda.

YURT İÇİNDE GÖZLER TCMB VE ENFLASYON VERİLERİNDE
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da Nisan ayındaki yoğun takvimin önemli bir parçası olarak 22 Nisan'da yılın üçüncü faiz kararını açıklayacak. Son toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutan banka, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı üzerindeki etkilerini yakından takip ettiğini vurgulamıştı.
Yatırımcılar ve ekonomi çevreleri, bir yandan bankanın vereceği sözle yönlendirmelere odaklanırken diğer yandan açıklanacak Mart ayı enflasyon verilerini bekliyor. Analistler, Orta Doğu’daki krizin iktisadi faaliyet ve enflasyon görünümü üzerindeki olası yansımalarının TCMB’nin karar metninde belirleyici olacağını ifade ediyor.





