Herkes onu Beatles’ların ünlü müzisyeni John Lennon’un sevgilisi, eşi olarak tanıdı. Oysa John Lennon olmadan da o YOKO ONO’ydu, müzisyen, sanatçı, barış aktivisti. John Lennon’un müziğine, şarkı sözlerine, dünyaya bakışına katkıda bulunan da oydu.

Önce pek çok kadının yaşadığını yaşadı; sonra sevdiği adamın bir manyak tarafından öldürülmesine katlanmak zorunda kaldı. Sanatı zaten çağının ve günün ötesindeydi, 60’lardan itibaren de sanatı etkileyecek biçimde protest bakışını ve yandaş aramayı arttırdı.

YOKO ONO İSTANBUL'DA

Şimdilerde sanatı İstanbul’da sergileniyor. Ne şans? İstanbul, bir kültür sanat merkezi olma iddiasını sürdürüyor. YOKO Ono sergisinin ana motifi nedir diye sorarsanız bana, Sen varsan sergi de var, Sen YOKsan YOK diyorum. Çünkü YOKO her işinde seni katılmaya çağırıyor: Bir köşede “Annen için bir şeyler yaz” diyor. Kağıt kalem ve yapıştırıcı hazır. Yazıp asıyorsun. Bir başka köşede TEMİZLİK PARÇASI, taşlar yığılı, sıra sıra, hüzün taşlarından alıp boşluğa atıyor, hüznü azaltıyorsun! Bir başka köşede çığlık atmayı deniyorsun. Bir başka alanda uğradığın kötülüğü, tacizi, tecavüzü, şiddeti anlattığın bir mektubu, sadece gözlerinin göründüğü bir fotoğrafla paylaşıyorsun! Kırık porselenleri birleştirip onarıyor, bahçedeki çeşmenin önünde, yasemen kokuları içinde DÜŞ kuruyorsun. Cırcır böcekleri için yaptığı küçücük kafeslere bakıp gülüyor, bir başka köşede uçuyorsun: FLY!

NESNE YOK, FİKİR VAR

YOKO Ono, “Nesne dışı, kalıcı olmayan malzemelerle sanat üretiyor.” Sıra dışı bir sanatçı. YOKo Ono’nun işleri, biz üretmezsek YOK! Farklı anlamlarda, farklı boyutlarda katılım gerektiren bir sergi, izleyicinin duyumunu, katılımını, üretimini gerektiriyor. Öyle eller cepte gezip de bakmak yok, YOKO…

Serginin açılışı için İstanbul’da olan İspanya Çağdaş Sanatlar Müzesi MUSAC yöneticisi Alvaro Rodriguez, Yoko Ono stüdyosunun küratörü Connor Monahan ile birlikte bir basın toplantısı yapan Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Prof. Ahu Antmen, sergi için çok heyecan duyduklarını, şimdilerde 90 yaşında olan sanatçının 60 yıllık sanat hayatını Sabancı Müzesi alanlarında, MUSAC ile dönüşümlü olarak paylaşacaklarını anlattı. Sergiye gidin ve gerçekten keyif almak istiyorsanız, her işe katılın. Siyah çuvala iki kişi girip boğuşun, ya da sevişin.

Taş atın, mesaj paylaşın, haykırın! Sonra siz de aktivist olmanın heyecanını yaşayın!