1 Mayıs resmî tatilinde ailemle birlikte Kocaeli’nde bulunan Kasr-ı Hümayun Saray Müzesi’ni gezdik.

Atatürk'ün gazetecilerle bir araya gelerek cumhuriyet fikrini ilk kez paylaştığı yer olarak da bilinen Kasr-ı Hümayun birçok açıdan dikkat çeken bir saray.

İlk kez IV. Murat döneminde ahşap olarak inşa edilen saray, daha sonra yangınlar ve depremler nedeniyle yıkılmış.

Günümüze ulaşan yapı ise Sultan Abdülaziz döneminde Balyan Kardeşlerden Amira Karabet Balyan tarafından yeniden inşa edilmiş.

Barok ve ampir üsluba sahip olan saray aynı zamanda “Abdülaziz Av Köşkü” olarak da geçiyor.


Binanın tavan süslemeleri Fransız Ressam Sason’un eseriymiş.

Süslemelerde dikkat çeken detaylar arasında Osmanlı armasına benzer süslemeler ve Sultan Abdülaziz'in tuğrası bulunuyor.

Osmanlı armasına benzer çizimler ilgimi çekti; çünkü sarayın yapıldığı tarihte henüz bir resmî arma yoktu.

Arma çiziminde Türk bayrağı, savaş aletleri, terazi ve müzik aletleri var. Süslemelerde ise kıvrık dal motifleri, Rumi motifi, çiçek, meyve, manzara, doğa ve hayvan tasvirli kompozisyonlar işlenmiş.


16 Ocak 1923 yılında Atatürk, dönemin önemli gazetecileriyle bir araya gelerek ilk ve tek basın toplantısını bu sarayda gerçekleştirmiş.

Hatta bu toplantı nedeniyle 16 Ocak tarihi 'Basın Onur Günü' olarak ilan edilmiş ve her yıl Kocaeli’de kutlanmaya başlanmış.

Basın toplantısının gerçekleştiği odada basın mensuplarının isimlerinin bulunduğu temsili bir toplantı masası yer alıyor.

Aynı odada Atatürk’ün vefatıyla ilgili 1938 tarihli orijinal gazete kupürleri de bulunuyor. Gazete kupürlerinin orijinal olması bizi heyecanlandıran bir detaydı.

Müze de aynı zamanda Atatürk’ ün Savarona gemisinde kullandığı sehpa ve telefonu, abajuru, deriden yapılmış dinlenme koltuğu, satranç masası da sergileniyor.

Müzenin diğer bölümlerini Dinlenme Odası (Sedefli Oda), Kabul Salonu, Yatak Odası ve Hünkâr Hamamı oluşturuyor.

Dinlenme Odası dikkatimizi epey çekti. Buranın “Sedefli Oda” olarak anılmasının nedeni içinde yer alan mobilyaların her birindeki kusursuz sedef kakma işçiliği.

Osmanlı zanaatkârlığının en zarif örneklerinden biri olan sedef kakma mobilyalar, insanı uzun süre önünde durup hayranlıkla izlemeye mecbur bırakıyor.


Sarayın mermer işçiliği tavan süslemeleri, bol sütunlu oluşu sebebiyle küçük bir Dolmabahçe Sarayı örneği olduğu da söyleniyor.

Buraya kadar gelmişken hemen Kasrı Hümayun’un yanında yer alan Atatürk Redif ve Etnografya Müzesi ile Defterdar Abdüsselam tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan İmaret Camii'ni de ziyaret edebilirsiniz.

Kısa bir hafta sonu rotası arayışındaysanız, buraya uğramadan geçmeyin.