Öğrenmenin gerçekleşmesi için yeni bilgi girişine ihtiyaç vardır. İnsan beyni yapay zekâ teknolojisinin ulaşamadığı mükemmel bir yapıda tasarlanmıştır.
Satir’e göre bir çocuk iki yaşına kadar milyarlarca ses ve görüntüyü beynine kaydeder. Aynı zamanda farklı kokuları, tatları ve çeşit çeşit hisleri de. Gardner’ın Çoklu zekâ yaklaşımına göre insanın öğrenmesi farklı yollarla olur. Bu yaklaşıma göre uzamsal zekâ, kinestetik zekâ, müzik zekâsı, sözel zekâ, içsel zekâ, sosyal zekâ, matematiksel zekâ, doğa zekâsı gibi farklı zekâ alanları tanımlanmaktadır.
Bir insanda bu zekâ alanlarından biri ya da birkaçı baskın olabilir. Fakat insan bu zekâ alanlarının hepsini yerine göre kullanabilir. İnsanın kapasitesini sınıflandıran taksonomiler bir insanın yalnızca bir zekâ alanına sahip olduğunu dayatarak insanı sınırlandırma hakkına sahip değildir. İnsanın gelişimi farklı zekâ alanlarının birlikte iş görmesi ile mümkündür. İnsan hiçbir bilgisayarın ulaşamayacağı kadar mükemmel bir şekilde yaratılmıştır. Sadece çocuklar için değil yetişkinler içinde geçerli olan bu yaklaşım iyi anlaşıldığı taktirde insanın yeni ufuklara öğrenerek ve gelişerek kanat açması mümkündür.
Bir de IQ ve EQ konusu var ki ona da kısaca değinmeden geçemeyeceğim.
İnsan beyni mantıksal algoritmalarla çalışır. Matematiksel ve mantıksal bağlantılar kuran insan beyni karmaşık problemleri çözebilir. Fakat kendi duygularının, güçlü ve zayıf yönlerinin farkına varmak, empati kurmak, düştüğü zaman yeniden ayağa kakabilme becerisi, sabır ve azim, iletişim becerisi gibi duygusal kabiliyetler insanı diğer insanlardan ayıran temel becerilerdir.
Akıllı bir insan doğru ile yanlışı birbirinden ayıran kişidir. Zeki insan ise zaman ve mekâna göre kendisini geliştirerek yeni durumlara uyma ve çözüm bulma kabiliyetini ifade eder.
Bu çerçevede değişim ve gelişim için insanın yeni bilgilere maruz kalması gerekir. Yeni bilgilere maruz kalmak için de okumak, yazmak, dinlemek, izlemek, yaşamak ve hissetmek gerekir. Yeni bilgilere maruz kalan bir insan yeni bir lisan öğrenebileceği gibi yeni bir sanat dalında da yeterlilik kazanabilir. Bu bağlamda yeni yerler görmek ve yeni bilgileri keşfetmek de beyinde yeni nöral bağlantıların kurulmasına neden olur. Bu bağlantılar da yeni bilgileri üreterek yeni keşifler ve yeni çözümler üretebilir.
Her yeni kavram, her yeni kitap, her yeni coğrafya yeni bir keşif anlamına gelir. Gelişmek ve öğrenmek isteyenler yeni yerler ve yeni bilgiler keşfederek işe başlamalıdır. Bir okulda, bir iş yerinde, bir ailede sorunları çözmenin ve yeni ufuklara açılmanın yolu yeni bilgileri keşfetmekten geçer. Kendi dertlerinin dayanılmaz olduğunu düşünen bir insan daha zor şartlarda yaşayan insanların dayanıklılığını gördüğünde kendi dertlerini unutabilir. Biyografi okuyan bir insan kendi zorluklarının daha önce yaşanıp aşıldığını görerek yeniden başlayabilir.
Yeni ufuklara açılmak için, dertlerimizi unutmak için seçeneklerimizi çoğaltmalıyız. Okumalıyız, izlemeliyiz, dinlemeliyiz ve gezmeliyiz. Takım çalışması gerektiren insani yardım organizasyonlarında görev almak ya da bir takım sporu yapmak insanın kendisini keşfetmesini ve yeni fırsatları keşfetmesine imkân verebilir.
Çevresindeki insanlarla iletişim sorunu yaşayanlar ve dertlerini dağlardan daha ağır görenler, boşanmanın eşiğinde olanlar, seyahat ediniz ve sıhhat bulunuz.