Bağımlılığa düşenlerin hayat hikayeleri yürek dağlayıcı acılarla dolu. “Bir seferden bir şey olmaz” diyen bireyler bağımlı olduktan sonra o yasaklı maddeyi almak için yalancı, hırsız ve hatta kendi evlerini kundaklayacak bir suçluya bile dönüşebiliyor. Okulların önünde bekleyen torbacılar ya da kırmızı arabayla genç kızları avlamaya çalışan yakışıklı gençler sizin çocuğunuzu da tuzağa düşürebilir.

Topkapı surlarında gece üşümemek için köpeklere sarılarak ısınmaya çalışan bağımlı gençlerin hikayelerini dinledikten sonra bu yazıyı kaleme alıp ebeveynleri bilgilendirmeye karar verdim. Madde bağımlılığı ile mücadele etmek sadece emniyetin işi değildir. Başta eğitimciler olmak üzere sağlıklı aileler ve duyarlı medya kuruluşları bu illete karşı mücadele etmek için seferberlik ilan etmelidir.

Yakın zamanda bağımlı bireyleri sağlığına kavuşturup hayata kazandırmaya çalışan bir rehabilitasyon merkezini ziyarete gittim. Burada karşılaştığım gençlerden birisi henüz 18 yaşına yeni girmişti. Hayata tutunmaya çalışan bu gence nasıl bağımlı olduğunu sordum ve hikayesini anlatmaya başladı:

-Henüz 11 yaşındaydım, babam bir suç işleyerek hapishaneye girdi. Sonradan anladım ki uyuşturucu işinden hüküm giymiş. Biz annemle birlikte yalnız kaldık. Geçinecek paramız yoktu. Çalışıp aile bütçesine katkı sağlamak istedim. Annem, babanı ziyarete gittiğimizde ona danışalım, dedi ve gittiğimizde konuyu açtık. Babam iyi olur, hatta benim sanayide bir arkadaşım var onun yanına gidip selamımı söylersen sana yardımcı olur, dedi.

Ben bu konuşmanın son cümlesini duyduğum anda içimden eyvah, dedim. Çünkü “şıracının dostu bozacı olur”, sözünde anlatıldığı gibi hapishanedeki bir insanın arkadaşı da tekin bir adam olmaz, diye düşündüm. Genç anlatmaya devam etti:

-Sanayide babamın arkadaşını aradım ve buldum. Yanında çalışabileceğimi söyledi. İşe başladığım ilk gün bana kâğıda sardığı ve sigaraya benzeyen bir madde uzattı ve içmemi söyledi. Bu nedir, demeye kalmadan çakmağı çaktı ve sigarayı yaktı. Ben bu maddeyi içtikten sonra adeta kendimden geçtim ve dört gün gözüme uyku girmedi. Eve vardığımda, göz bebeklerimin neden büyüdüğünü ve kanlandığını soran anneme, sanayide kaynak makinesinin ışığı gözlerimi aldı, diye yalan söyledim. Artık hayatım yalan olmuştu. Anneme sürekli yalan söylemeye başladım. Alıştığım maddeyi almak için her şeyimizi satmaya ve hatta hırsızlık yapmaya başladım. Bu merkeze gelene kadar tam 7 yıl bağımlılık illetinden çektim ve perişan oldum, dedi.

Bu rehabilitasyon merkezinde karşılaştığım diğer gençlerin hikayeleri de buna benzerdi. Bağımlılığın arkasında yatan sebeplerden en önemlisi bireyin aile ortamında yaşadığı sıkıntılardı. Bununla birlikte sosyal çevrenin etkisinin de ihmal edilmemesi gereken bir faktör olduğunu gördüm. Bu yaşanmış hikâyelerden öğrendiğime göre, bağımlılığa düşen gençlerin çoğu aile ortamında sağlıklı aile bağlarına sahip değildi. Ayrıca arkadaş teşviki ile “bir seferden bir şey olmaz” mantığı ile madde kullanmaya başlayan pek çok gençle tanıştım. Bazı gençler çevrelerinde örnek gösterilen ve hiç kimsenin madde kullanacaklarına ihtimal vermediği kişilerdi. Hatta içlerinde hafız olanlar bile vardı.

Sevgili anneler ve babalar, çocuklarınızı seviyorsanız karı koca olarak birbirinizi çok sevin ve çocuklarınıza huzur dolu bir aile ortamı hazırlayın. Aile bağlarınızı güçlü tutun ve çocuklarınız boşanmış ailelerin çocukları olarak sokaklara itilmesin. Çocuklarınızla sıcacık bir aile ikliminde şefkatle ilgilenin ve onları dikkatle izleyin. Çocuğunuzun arkadaşlarını tanıyın, çocuğunuzun gözlerindeki ve bedenindeki değişiklikleri izleyin. Çocuğunuzun uyuma alışkanlıklarındaki değişiklikleri dikkatle takip edin. Siz çocuklarınızla ilgilenmezseniz sokaklarda çocuklarınızla ilgilenecek ve onları bağımlılık ve türlü türlü zararlı alışkanlıklara özendirip alıştıracak pek çok insan bekliyor olabilir.

Sevgili anneler ve babalar, madde bağımlılığından korunmak için çocuklarınıza hayır demeyi öğretin. Akran zorbalığına karşı hayır diyebilen güçlü karakterli çocuklar yetiştirin. Çocuklarınızın öğretmenleri ile iyi bir iletişim kurun. Ailenizi ilgi, sevgi ve şefkat sıcaklığı ile kötülüklerden koruyun. Yuvanızı iyiliğin, güzelliğin ve samimiyetin doldurduğu ılıman bir iklime dönüştürün.

Bağımsız bir Türkiye bağımsız bir yaşamı benimseyen bireylerle yaşatılabilir. Bağımlı değil bağımsız ve özgür bir yaşama kanat açan çocuklar yetiştirmek için hep birlikte çalışmak ümidiyle esen kalın.