‘Ben basit bir iyi futbol dilencisiyim.’ der Eduardo Galeano... “Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum: ‘Tanrı rızası için, güzel bir maç’ lütfen.”...

‘Ben basit bir iyi futbol dilencisiyim.’ der Eduardo Galeano... “Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum: ‘Tanrı rızası için, güzel bir maç’ lütfen.”...
Ne zaman bir maç seyretmek istesem bu söz gelir aklıma. İyi bir maç, bol mücadele, dürüst oyun...

Dün akşam da bu dileklerle seyretmeye başladım ‘derbi’yi. Ve hevesim maçın onuncu dakikasından sonra kursağımda kaldı. Nasıl kalmasın ki? Sahada adına futbol denen ve fakat asla futbol olarak nitelendirilemeyecek bir oyun vardı. Her iki takım da- hoş bunda bu maçı bu tarihe koyan Türkiye Futbol Federasyonu’nun da suçu var ki; -ona da aşağıda geleceğiz- ‘bitse de tatile gitsek’ tadında çıkmış sahaya. Amatör sahada 14-16 yaşlarında ki çocukların maçını seyret, daha çok zevk alırsın...

Değerli okurlar; her iki takımın da ilk şutları, attıkları gol oldu. O dakikaya kadar kalecilerin tuttukları top yok... Şimdi siz buna derbi mi diyorsunuz? Soruyu doğru sormak lazım aslında; “Siz buna futbol mu diyorsunuz?” Biz ne seyrettik dün akşam?

Yilin Son Derbisinde Besiktas Fenerbahceyi 901De Devirdi 1757887 20251223224014 20251223224014

TEDESCO’NUN KORKALIĞI, SERGEN’İN ÇARESİZLİĞİ

Fenerbahçe teknik direktörlüne, ‘futbol ukalası’ Mourihno’nun yerine gelen Tedesco’ya kanım ısındı benim. Saha içinde kalmaya yüksek özen gösterişi, tahrik etmeyen özenli açıklamaları, kısmen futbola bakış açısı (eminim bir çok futbolseverin de düşüncesi gibi) bende geçer not aldı. Ancak -yine bence- eksik olduğu nokta, büyük maçlardaki korkaklığı...

Düşüncem özneldir, kimseyi bağlamaz elbette. Yine de altını doldurmam gerekir. Hatırlayınız; Galatasaray ‘revire dönmüş’ haliyle Kadıköy’e geldi, son saniyede hata yapamasa, Fener’in yenilmezlik unvanını alıp gidiyordu. Biraz cesaretli oynayan Frençvaroş karşısında Sarı Lacivertliler beraberliği zor kurtardı. Lig maçında, Orkun’un zamanlama hatası, Sergen hocanın kendini saha dışına attırması olmasa- ve yine bu düşünce de özneldir- galibiyete uzanması zordu. Ve dün akşam, Beşiktaş sezon başından bu yana dalgalanıp duruyor. Rahat kazanman gereken maçı kaybeden sensin Tedesco hocam...

Üç gün geriye gidelim; Fenerbahçe deplasmanda (!) Eyüp ile oynuyor. Talisca çıkıyor sahaya hem atıyor hem attırıyor. Ve sakatlanıp oyunu terk etmek zorunda kalıyor. Fenerbahçe’nin ter idmanı yaptığı Eyüp maçında, Talisca’ya ihtiyacı mı vardı? Tedesco, Salı günü derbi olduğunu bilmiyor muydu? Belli bir yaşın üzerinde olan, sık aralıklarla, her maç oynayan Brezilyalı golcü Beşiktaş maçında sahada olsa daha iyi değil miydi? Saç baş yolduran Kerem’in yerine sahada olmasını hangi Fenerbahçeli istemez ki? İşte bu yüzden korkak Tedesco... Fener, Eyüp maçını her türlü alır, yarım pozisyona girer, bir gol atar yine alır. Dün akşam kaybedilen sadece bir maç değil, bir perstijdi. Fenerbahçe’nin 11 futbolcusu birbirinden bu kadar kopuk oynarsa ve teknik direktör de bunu sadece seyrederse, maç nasıl kazanılır? Deli dana gibi, koşan, pas vereceği yerde şut atan, kaleye vuracağı noktada yerde pas tercihi yapan Kerem, sahada ne yaptığı belli olmayan Oğuz, saatli bomba Oosterwolde, bitmiş Szymanski, sağa sola bağırıp kalesine gelen ilk topta bacak arasından gol yiyen Tarık... Buyurun size Fenerbahçe’nin derbi özeti.

Sergen hoca zaten bildiğiniz gibi... Ekranda atıp tutmanın bedelini bugün ödüyor, yediği hurmalar ise; ...... şimdi tırmalıyor hocayı. Dün akşam -o berbat maçta- sadece üç puan değil saygınlık da kazandı. Öne geçip, beraberik golü yediği bir maçı kazandı. İkinci yarı öncesi moral buldu. Cerny devleşti, Fenerbahçe'yi tek başına yıktı.

Adsız Tasarım 2025 12 24T123312.641

NOEL AÇMAZI...

Futbolun, özellikle ülkemizde, açmazı da Noel. Tedesco diyor ki; “Duran ve Ederson, noel tatili için ülkelerine gitti. Biliyorsunuz Güney Amerikalı futbolcular Noel’e çok düşkünler.” Talisca, Norveçli mi? Dün akşam tribünde maçı seyrediyordu sakat olmasına rağmen. Evet, kupa derbisini bu tarihe koymak hatadır ancak böylesi bir maçta Noel için ülkesine gitmek istiyor olmak, oyuncunun takım aidiyetini kazanamadığını gösterir bence...

Başka tarih yok mu? Var elbette... TFF’nin maç planlama bölümündeki arkadaşlar, isteseler mutlaka çözüm bulurlardı. Bu tarihte maç oynamak kupa için zorunluluksa , derbiyi başka tarihe koyarlardı.

Kupa formatına gelince; Bu garabet ancak bir başka yazının konusu olur. Yayıncı kuruluşa para kazandırmak için daha ne kadar takla atılacak, formatla daha ne kadar oynanacak bilemiyorum?

Dönelim yine yazının başına, biz ne seyrettik dün akşam, derbi mi, halı saha maçı mı, çadır tiyatrosu mu, yoksa derbicik mi?..