Sanırım eski bir futbol hakemi olarak, toplumun büyük bir kesiminin ilgi alanına giren futbol ve onun olmazsa olmaz ögesi hakemlik üzerine iki satır olsun yazmayı hak ettiğimi düşünüyorum.

2013 senesinde mecburiyetten hakemliği bırakmak zorunda kalınca çok üzülmüştüm. Kolay değil, 15 senelik emek vardı geride; başarılar, başarısızlıklar, sakatlıklar, yenilen hakkım…

Şimdi bakıyorum da boşu boşuna üzülmüşüm. Allah’ın sevdiği kuluymuşum, o kurtarmış meğerse beni.

Çok eskiye gitmeye gerek yok. Üç dört yıl öncesine kadar yine bir parça iyiydiler. Ne zaman ki, Ferhat Gündoğdu ikinci kez o koltuğa oturdu, işin suyu çıktı…

MHK MI, FERHAT BEYİN ÇİFTLİĞİ Mİ?

‘Sayın’ Gündoğdu, bir önceki MHK başkanlığı döneminde yarım bırakmak zorunda kaldığı (görevden alındığı için) hakem tırpanlama operasyonunu bitirdi çok şükür. Süper Lig ve 1. Lig’de şahane (!) hakem yönetimleri görüyoruz. O kadar güzel maç yönetiyor ki arkadaşlar, televizyonda, sosyal medyada konuşulmuyorlar bile. Tebrikler Ferhat Başkan. Bir kurum, ancak bu kadar gençleştirilebilirdi. (!)

O kadar gençleştirdiniz ki, maç sayış üç haneli rakamlara ulaşmadan FIFA hakemi yaptıklarınız var. Ha, Avrupa Kupalarında maç vermiyorlarmış, elit seviyede hakemimiz bir taneymiş, boş ver… Saçları ahenkle dans ediyorsa sahada koşarken, gerisi önemli değil… Sahada yer almayı bilmiyormuş, faulün ne olduğundan bihabermiş, ne zaman sarı, ne zaman kırmızı kart kullanır ayırt edemiyormuş, ne önemi var? Verirsin maçı öğrenir; acemi nalbantın, nal çakmayı çingene eşeğinde öğrendiği gibi…

Ferhat Bey’in çiftliğinde her hafta bir komedi var. Hadi benim gibi bu işi meslek edinmişleri geçtim, zaman geçirmek için toprak sahada maç seyredip sadece futbol topunun yuvarlak olduğunu bilenler bile, ‘genç hakemlerin’ başarılarını görüyor.

Biri tribüne çıkana kart vermez, diğeri 60 metre depar atarak kendisine parmak sallayanı görmez, beriki elle oynamayı süzemez, öbürü maç berabere devam ederken ve takım 3’e 1 atağa çıkarken maçı bitirir... Yorum gerektiren konulara daha gelemedik bile. Ferhat Başkan’ın hakemleri sahada nasıl yer alınması gerekir, bilmiyorlar. Göğsüne FIFA kokartı taktı ya, saha içinde oyuncunun koşu yolunu kesmiş, top çarpmış hiç önemli değil.

hakemler

SÜPER LİG, HAKEM YETİŞTİRME YERİ DEĞİL Kİ…

Ferhat Bey, ‘hakemliği gençleştireceğim’ diyerek çok marjinal icraatlara imza atıyor. Henüz hakemliği olgunlaşmamış ve hatta pişmemiş, ham halde olan isimleri Süper Lig’de sahaya sürüyor. Futbolcusu da hocası da seyircisi de kurt bu piyasanın. Kuzular, “Aman bizi kurt kapmasın da yeniden çimlere

çıkabilelim” düşüncesiyle hareket ediyorlar.

Oysa Süper Lig’e, tam donanımlı, oturmuş kişiliği olan, yerine göre ‘salon beyfendisi’ yerine göre ‘külhanbeyi’ olabilen, sahada nerede duracağını bilen, kural bilen, saç tarama stilini düşünmeyen, federasyonun en tepesinde köylüsü olmayan, ebeveynleri ile daha önce birlikte çalışmamış isimler atamalı Ferhat Hoca. E tabi bu işin zor kısmı… Kim bulacak bu nitelikte olanları. Zaten az sayıda. Oanları da ‘sistem kendi içinde’ eritip öğütüyor…

SORUN BELLİ, YA ÇÖZÜM?

Yaptık mı bir işi, tam yapmak lazım… Sorunu ortaya koyup kaçmak yok. Çözümü de- her ne kadar kıymetimiz kendimizden menkul olsa da- söyleyelim: Olmazsa olmaz; Ferhat Bey derhal ve acilen görevden ayrılmalı. Hakemlikten gelmiş, bir elin parmaklarından daha fazla Süper Lig maçı yönetmiş ve adı şaibelere karışmamış, daha önceki MHK’larda hiç göreve getirilmemiş kişilerden oluşan bir heyet ile bu sezonu tamamlamalı. Sezon başında Avrupa’da finaller yönetmiş yabancı bir isim (Portekizliler olmaz) MHK başkanlığına üç yıllığına getirilmeli. Eski MHK’larda ve İl hakem kurullarında görev almış hiç kimse, bu ekiple temasta olmamalı. Ancak böyle radikal bir çözümle, sistem bir parça toparlanabilir.

Yoksa bu kafayla gidilirse bırakın Süper Ligi, amatörde bile maç yönetme bilgi ve becerisi olmayan isimler, ‘genç ve karar verici isimlerle yakın oldukları için’ sahada ahenkle dans eden saçlarıyla koşmaya devam ederler…