Bir milletin geleceği o milletin temel değerlerinin gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarılmasına bağlıdır. Türk milletinin tarih sahnesinde misyonunu ifa edebilmesinin şartı milli değerleri ile uyumlu nesiller yetiştirmesi ile mümkün olacaktır. Tarihte dayanıklılığı ve yeniden organize olması ile güçlü devletler kurabilme kabiliyetine sahip olan Türk milleti bugün zorlu bir mücadele ile karşı karşıya bulunmaktadır. Milletleri ve devletleri ayakta tutan en önemli unsur güçlü ordulardan ve ekonomik varlıktan önce sağlam karakterli ve milli değerlerine bağlı nitelikli bir genç nüfusun varlığıdır.
Bugün dünya ülkelerinin karşı karşıya kaldığı en önemli problem yaşlanan nüfustur. Yaşlı nüfusun en fazla olduğu ülkeler TÜİK verilerine göre, Monako (35,8), Japonya (30,1) ve İtalya (24,5)’dır. Yaşlı nüfusun çoğalması bugün ülkemizi de tehdit etmekte olup Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı %10,2 ile dünya ortalamasının üzerine çıkmıştır.
Türkiye’nin genç nüfus oranı nicel olarak azalmaktadır. Fakat asıl önemli husus genç nüfusun nitelik bakımından değer kaybetmesidir. Mevcut genç nüfusumuzun milli ve manevi değerler bakımından değer kaybetmesi üzerinde dikkatle durulmalıdır. Nitelikli genç nüfusun bir millet için taşıdığı stratejik önem rakamlarla ifade edilemeyecek kadar büyüktür.
Türkiye üzerinde 1958 yılından itibaren uygulamaya konulan nüfus planlaması ve doğum kontrolü uygulamaları bugün netice vermekte olup ülkemizin doğurganlık oranları 2023 yılı TÜİK verilerine göre geleceğimizi tehdit edecek seviyeye düşmüştür (% 1,51). Bu durum uzun vadede milletimizin, ekonomik kalkınması ve üretim kapasitesi ile sosyal güvenlik meselesi ve kültürel yönden sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bugün doğurmayan toplumların geleceği tehlikededir.
Bugün ülkemizin karşı karşıya kaldığı en önemli tehdit aile kurumunun ciddi bir sarsıntı geçirmesidir. Aile bir milletin yeşerdiği, filizlendiği ve büyüdüğü bir kuluçka merkezi gibidir. Son yıllarda evlilik oranlarının düşmesi ve boşanma oranlarının hızla artması Türk aile yapısının büyük bir sarsıntı geçirdiğinin işaretidir. Aileyi tehdit eden başta medya olmak üzere sosyal ve ekonomik politikalar ile eğitim sistemi üzerinde dikkatle durulmalıdır.
Ülkemizin geleceği için nitelikli ve iyi yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız bulunmaktadır. Nüfusun nitelikleri belirlenirken Türk milletinin tarihsel bağları ile köklerini oluşturan milli ve manevi değerleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Bugün başta çocuklar ve gençler olmak üzere bütün milletimizi etkileyen ahlak erozyonu problemi, alkol ve madde bağımlılığı, inanç değerlerimize yapılan saldırılar üzerinde önemle durulmalıdır.
Milletimizin geleceği için devlet, sivil toplum kuruluşları ve medya ortak bir bilinçle hareket etmelidir.
Nüfus yalnızca istatistiki bir rakam değil bir milleti geleceğe taşıyan köprüdür.