Galatasaray-Fenerbahçe maçları denildiğinde akan sular duruyor. Nasıl durmasın ki… 7-0’ı var, 6-0’ı var, 4-4’ü var, üçte devre 4’te biteni var, dört kırmızı kartlısı var, var da var… Ancak ‘yağmurluklu’ olanını hiç görmemiştim bu yaşıma kadar, onu da Süper Kupa finalinde gördüm.
Galatasaray-Fenerbahçe maçları denildiğinde akan sular duruyor. Nasıl durmasın ki… 7-0’ı var, 6-0’ı var, 4-4’ü var, üçte devre 4’te biteni var, dört kırmızı kartlısı var, var da var… Ancak ‘yağmurluklu’ olanını hiç görmemiştim bu yaşıma kadar, onu da Süper Kupa finalinde gördüm.
Öncelikle Ocak ayında, saat 20.30’a, İstanbul Atatürk Olimpiyat stadına derbi veren Türkiye Futbol Federasyonunu kutlayarak başlamak lazımdı. Kusura bakmasın futbolu çok iyi bilen Sayın Hacıosmanoğlu ve kurmayları, unuttum. Hadi bir aklı evvellik yaptılar, finali oraya verdiler. Bir akşam vakti-bırak 20.30’u- saat 17.00’den sonra bir gidip bakıverin yahu sahaya, rüzgar nasıl eser? Eski hakemim, o sahada olmasa da yandaki antrenman sahasında çok maç yönettim, bilirim… Ağustos’ta güneş tam tepede iken üşürsün. Bunu bilmemek için ya çok saf olmak lazım, ya da iş bilmez olmak gerek. Ben saf olduklarını düşünmek istiyorum…

YAĞMURLUK FİYASKOSU
Havanın fırtınalı olacağını öğrenen aklı evvel TFF yönetimi, insafa gelip, maçın başlama saatini erkene çekti. Lakin fırtınanın kopacağı kesin... Fenerbahçe yönetimi, kendilerini desteklemeye gelen taraftarları için yağmurluk yaptırmış, tanesi 138 liradan. 35 bin taraftara göre verilmiş sipariş. Başkan Saran’ın yağmurluk parasını kendi cebinden verdiği söyleniyor. Mümkündür de… Çünkü bu para, ülkenin en büyük kulüplerini başkanları için, çerez parasıdır ki; alt yapı oyuncusuna o para verilmiyor…
Peki Galatasaray ne yapmış taraftarı için? Sarı kırmızılı idareciler de yağmur tedarik etmişler sağ olsunlar. Tek sorun, o tedarik ettiklerine, yağmurluk demeye bin şahit gerektiği… Ha; “bu kadarcık kusur kadı kızında da bulunur.” diyorsanız eyvallah… Çöp poşetinden biraz daha hallice olan yağmurluk’a benzer şeyi, taraftara vermeyi kim uygun buldu bilemem. Kötü işin sahibinin ortaya çıkamayacağı gibi, Galatasaray kulübünde de bunu üstlenecek çıkmaz. Ancak… Galatasaray taraftarı da bunu unutmaz. Kulübün taraftara yağmurluk verme gibi bir mecburiyeti var mıdır? Hayır… Ancak Galatasaray gibi, bu ülkenin lokomotif takımlarından biriysen ve en büyük rakibin ile oynarken, böylesine bir talihsiz (!) bir hata (!) yaparsan, olmaz. Bu vizyonsuzluk, bu iş bilmezlik, bu taraftar ile dalga geçmektir. Osimhen paketi almıyorlar diye taraftara gönül koyan Dursun Özbek’in bu rezalete el atması gerekir…

GELELİM SAHA İÇİNE…
Sahaya çıkacak on bir teknik direktörün bileceği iştir, takımla beraber olan o çünkü. Okan Buruk, garabet Süper Kupa formatının ilk ayağında, yarı finalde, Günay’a kaleyi teslim edip finale de Günay ile sahaya çıksa kimse bir şey demezdi. 36 milyon euroluk Uğurcan’ı Fenerbahçe maçında oynatmamak ise kafalarda soru işareti yaratır. Okan Buruk sever(!) oyuncu küstürmemeyi… Galatasaray’ın başında geçirdiği üç senede de, var böyle oyuncu kazanmak için puan kaybettiği maçlar… Bu da öyle bir durum mu, yoksa iddia edildiği gibi, Uğurcan ile hocası arasında kara kediler mi var? Galatasaray ketum kulüptür. Su sızmasına sızar da çok sonra…
Galatasaray Osimhen’siz oynayamıyor. Nijeryalı sahadayken takım önde basıyor, Okan hocanın istediği ‘gegen’ presi rahat yapıyor. İcardi olduğunda ise o pres olmuyor. Hem Arjantinli tam hazır değil, hem de ‘aşkın olayım ‘ ile o tip pres mümkün değil. Geçen sezon Osimhen ile oynayan takım, Osimhensiz oynamaya alışkın değil. Osimhen pres yapar, basar, alır, dribling yapar. İcardi ise bunları yapar ama asıl meziyeti ceza alanı içinde tilki gibidir. Topu ona indirmem gerekir. Hele bu fizik haliyle ve hele ki derbi maçında İcardi’den, Osimhen rolü beklemek hayal olur. Derbide Galatasaray ne top taşıyabildi, ne top tutabildi, ne oyun kurabildi, ne Fenerbahçe’yi rahatsız edebildi, ne de Okan Buruk maçı okuyabildi... Futbolun, hele ki böyle bir maçta, hataya tahammülü yoktur. Dersi verir, 0 puanı alır gönderir…
Peki Fenerbahçe ne yaptı? Tedesco, yeni yıl öncesi yenildiği Beşiktai maçından ders almış. Futbolun doğrularını yaptı. İcardi’yi kilitledi, Galatasaray’ın, alemeti farikası, geriden oyun kurmasını engelledi. Maçta Ederson’a iş düşmedi bile. Yazık o çocuğa, o soğukta hareketsizlikten üşüdü garibim. Musaba ve özellikle de Guendouzi’nin mükemmel oyunu ile maçı hak ederek kazandı. Yediği iki gol hatalı olsa da Günay’ın çıkardıkları ile Fenerbahçeli oyuncuların kaçırdıkları hedefi bulsa, Galatasaray 6-0 arardı.